30.05.2011

The King of The Colours




i'm the King of the colours
and where is my Queen?

imaj bana aittir.
şarkı tavsiyesi: TNK - Dans Et !

doğan çocuklara isimler
erkek:Cemal
kız:Nasibe

28.05.2011

eğer kararları beyin vermiyorsa


*
merhaba,
bir süre yazmaya ara vermiştim hatta çizmeye de ara vermiştim ama onun bu site ile ilgili bir alakası yok.

kadın -''içince her şey halloluyor mu?''
adam -''Hallolmayınca içiliyor.''
------------------neşeli hayat.

çokomilk'e çok komik derdik ortaokul zamanında.

ev arkadaşım fatih y. karaköy'de bulunan güzelim komando merdivenini ''jandarma merdiveni'' olarak biliyor.
bir-iki dedi tuttum kendimi, gülmedim
ama sonra baktım öyle bellemiş bastım kahkahayı.

Oz-bu bakkal nerede bakkal abi?
B-bakkal gitti
Oz-nereye gitti
B-tahtalıköye gitti
Oz-orada bakkal yok mu?
B-olmaz mı? bakkal da var kasap da var terzi de var..
Oz-esnaf dünyasıymış iyiymiş abi..ekmek aldım.

ben de ete kemiğe bürünmüş bir canlı olduğumdan kelli beni de insanlar birilerine benzetiyorlar ancak en gıcık olduğum şey az ünlü bile olmayan ve muhtemelen dünyada sadece kendilerinin tanıdğı birine benzetilmek.
o zaman konudan çok uzak kalıyorum
yalandan ''iyiymiş'' falan diyorum.
*ulan nesi iyiymiş birine benzemek zaten başlıbaşına iğrenç bir şey bence hayır iyi olan benzetildiğin kişinin süper bir kul olması ama işte bahsettiğim tiplere benzeyince...devam edemeyeceğim..

''mimar sinan'ın geleneksel festivali akademifest bu sene iptal olmuş'' dedim.
''o da geleneğe dahil'' dedi arkadaşım yusuf.
inceden yediremedi galiba festivalsizliği ben de üzerine varmadım.
festival şenlik falan dediğin de pek matah bir şey değil.

Beyaz şarap: narince'nin alkol dünyasındaki zıttı bira: efes dark.

iskemle kelimesi unutuldu gibi.

ptt okulumuza gelmiş bir masa kurmuş anneler günü için kart gönderme işlemi yapıyor daha anneler gününe 4 gün kala yazdım gönderdim kartımı anneme de hiç çaktırmadım.
tabii ptt sağolsun kartı anneler gününden 3 gün sonra göndermiş.

bir görünüp kaybolan adam craig david:
o sakalları falan kesmiş,kaşları falan da almayı bırakmış.

usta oyuncu Münir Özkul rahmetli olduğunda milyonlarca insanın kahramanı ölmüş olacak.
özellikle de Yaşar Usta.

eğer bir öğrenci bir menü'de makarna varsa o makarnayı göremez,
makarnaların böyle gizli güçleri vardır,
onlar öğrencilere menülerde gözükmezler.
onlar gelecekten haber verirler ve derler: ''sen öğrenci,ilim irfan yuvasında kafa patlatan genç bir bireysin haliyle bolca besine ihtiyacın var ama seninle bu gece olmadı yarın gece hiç olmadı öbür gece kesin buluşacağız ve sen kara kara yanımda ne yiyeceğini düşüneceksin bunu sen de çok iyi biliyorsun.''.

~_~ <---böyle gülücük yapmak klavye dünyasında moda galiba.

M.A.-bu geyler niye benim peşimde? ne yapıcaz?
Oz-bıyık bırak.

'' ingilizlerin bir deyimi vardır better than better yani beterin beteri vardır''
bu şakam garanti reaksiyon alıyor.

dünyanın en kötü filmleri listesinde garanti adaylar
***Büyü
*Sen Ben ve Duprie
*Sex and the City
*Spiderman-3
*New York'da Beş Minare (özellikle Türkçe dublajlısı...)

1 haziran çarşamba kemancıda The Beatles gecesi var
ve orada olacağım.

Mehmet Ali Erbil inceden Öztürk Serengil gibi ama hiç değil gibi

şimdi yeri geliyor Türk Kahvesi ikram ediliyor.
ben Türk Kahvesinin köpüğünü sevmeyen bir kişiyim ama bunu dillendiremeyeceğim kişiler oluyor.
işte o Kahve bana mücadele oluyor.
''dillendiremeyeceğim kişiler '' de fena bir tabir oldu.

sen, ''duyduğum en güzel cümlenin en güzel öznesi'' olacağına,
en güzel öznemin tüm cümleleri olsan daha iyiydi.
herhalde ''özledim seni'' yerine de ''seni özledim'' demek daha direkt ve güzel olurdu.
en azından sen de karşımda olmuş olurdun.

2 gün üstüste aynı saç ile gezen birini görürsem sandalyede uyuduğunu düşünüyorum.
kafamın almadığı bazı saç şekillendirme teknolojileri var.

salçalı sosis her zaman güzeldir.
limonata sadece mevsiminde.

bazı eczacılarda tam eczacı tipi oluyor ya nasıl oluyor o?

''kafa nereye, biz oraya''nedir lan?
kafa bir yere gitmez ki vucudun ağırlığı oturma organımız olan popomuzdur.
eğer kararları beyin vermiyorsa popo verir ,ağırlık ondadır, o da bizi oturtur hemen.
(bknz. yürümeyi yeni öğrenen insan evladının yürüme esnasında alt bezinin üzerine oturuşu.)

istanbul da az kozmopolit değil ha.

gömlek giyen genç kız ile gömlek giyen kadın farklıdır.
gömlek bir erkeğe ait olsa da.

Moğollar yanına Emrah Karacayı da almış daha da güzel olmuş.
okulumun şenliğine geldiler gittik dinledik..
''bulutlar adam öldürmesin''
''kıyamet değilse bile bir şey kopmalı''

Arkadaşım Mehmet A.'nın bulunduğu otobüste 5 yaşında bir çocuk ''fucking dad'' demiş.
analttığında ''vuraydın çocuğun ağzına'' dedim.

klavyelerimizde Q harfine yancı olan @ işaretini seviyoruz da Ü harfine yancı olan ~ işaretini sevmyioruz galiba zaten ~ yapabilmek için alt+ü'ye iki defa basmak lazım sonra ondan iki tane çıkıyor,
birini ister sil,
ister kullan.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan bir mitinginde
''yahu bunlar çirkin teknoloji. Bu Facebook filan, falan bu tür sayfalar bunlar çirkin, berbat" demiş.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül
''
Mesela Pazar sabahları TRT'de yayınlanan klasik Western'lerden büyük keyif alıyorum ve vaktim olduğunda izliyorum.''
demiş.
fakat bunu twitter'dan demiş
ayrıca biraz inceledim akp'li bir çok vekil adayının facebook sayfaları var ve bundan doğal bir şey yok.

Galatakulesi bu mevsimde harika.
hayır tepesine çıkması değil çevresinde oturması harika.

john lennon'a itafen
''Bazen planlar yaparız ki hayat başımızdan geçsin.''

şunu bir dinleyiverin gari

*imajın yaratıcısı Man Ray

25.05.2011

Baktım.


yalnızlığı ve yürümeyi seven birisiyim, bu bağlamda yalnız yürümekten de keyif alıyorum.
yine böyle bir yürüme esnasında laleli,beyazıt,sultanahmet,gülhane,sirkeci,eminönü,karaköy,galata kulesi derken galatasaray lisesinin oradan eve sallanmak için istiklal caddesine ulaştım.

yolda eski markiz pastahanesi civarında bir kör ile yanyana geldiğimi farkettim,
onu kollamak için kendisi ile bir süre aynı tempoda yürüdüm.
bir ara telefonum çaldı
,baktım,
tekrar yanıma baktığımda ise bizim kör karşına çıkan diğer bir kör ile çarpıştı ve ikisi de birbirinin kör olduğunu farketmeyerek birbirinden kısaca özür diledi,
ardından önlerini kolladıkları şahane tik-tak ritimleri ile kendi yollarına devam ettiler.

o andan sonra benim için gezegen çok başka bir yer oldu.
sakallarım daha hızlı çıkmaya başlarken
kelimelerime bir dinginlik bir yavaşlık hasıl oldu.
değil bişeyler yazıp çizmek çay bile demlemek istemedim.
içim bir yandan huzur dolarken bir yandan kuşku aromalıydı.
şükür mü etsem isyan mı?
onu da bilemedim.

olaya gözlerim ile şahit olmam ve o gözlerin gözlüklerinden arınınca o insanlardan sadece çok az daha iyi görebilmesi de ayrı manidar.

resim: andy warhol'a ait
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...