
merhaba.
şimdi biz farklılıklarımızda ortak noktaları nasıl bulacağız?
anket doldurmayı seven bir kız vardı ne oldu acaba?
http://www.kingoanket.com diye bir sayfa var.
önerilir.
Rize Üniversitesi adını başbakanımızın adı ile aynı koymak istiyormuş yani T.C. Rize Üniversitesi'yken T.C. Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi olacakmış.
'Rizep Tayyip' olsa iyi kısaltma olur diye düşünüyorum.
gel, sana portakal kabuğundan gözlük yaptım.
gel, ördek soba da kuracağım,
üzerine kabuk atacağız .
gel de yakalım gözlükleri.
hanımefendilerden oluşan the like adlı bir müzik topluluğu var.
davulcu hanım kahküllerinden önünü nasıl görüyor da çalıyor onu bir türlü anlamadımda iyi gidiyor.
*saçını boyayan erkek hakkında kadınlar ne düşünüyorlar acaba?
zira kahtalı mıçı da,ibrahim tatlıses de boyuyor, teoman ve okan bayülgen de boyuyor.
genelleme yapmak için bu uç örnekler varken bir de mahalleden bir abi de bir anda siyaha boyadığı saçlarını kestatane rengine boyuyor o çok acayip bir durum oluyor.
bir kere de arkadaşım murat k.'yi boyalı saçlarla karşı kaldırımda uzakta bir yerde görmüştüm de aklım gittiydi yanına koşmaya başlamıştım ki bilenler için söylüyorum bu olay antalya'nın hadrian kapısı bölgesi civarlarında cereyan etii.
yapıştır komutu olan ctrl+v yaparken yanlışlıkla ctrl'ye basamayınca ortaya çıkan 'v' harfi ne olacak peki.?
hıçkırığım sonucu nefes tutma denemesi yaptığımız ev arkadaşım fatih y'ye iki elinle bir nefesini tutamadın dedim ki bilenler bilir bu söz aslında küfürlü bir sözdür.
neyse efendim kısmen kafa yapıyor galiba bu hadise fena gülme geliyor.
Antalya'nın en efsane günısıcısı yeşilgönen diye bir markadır,gönene google'dan bakınca ismin sebebini anlıyorsunuz.
bir de bu yeşilgönenin logosu turuncu.
bazen devlet yurdunu özlüyorum,
kışın oda o kadar sıcak olurdu ki havalandırmak için açtığımız camdan gelen hava çok sempatik gelirdi hele bir de karşıdaki ülker fabrikası aktifse büskivi kokardı içimiz..
tabii bu oradaki tek güzel anım olsa gerek.
*saç kesimi olarak ''kısacık''ı tercih eden kızlara ben hep subay traşlı diyorum ayıp mı ediyorum bilmiyorum da yakışana yakışıyor.
tabii gene de saç candır, çok saç iyidir,
tabii ayarını tutturamayıp kezbanlığın rapunzellik bölümüne giriş yapanlar da yok değil.
''Çay ile çay kaşığı arasındaki ilişki şekere muhtaçken ben felsefe yapamam kardeşim.''
bir tivitır takipçim yazmış bunu da.
uludağ frutti ekstra'nın armutlusunu ne zamandır içeceğim hep unutuyorum.
saç jölesinin modası çok fena bitmiş galiba.
ben uzun süredir uğramıyordum kendisine vay be...
halbuki içinde nokta nokta ''vitamin''leri olanları vardı...
sigara içmediğim için lise çıkışında kız beklemek kısmet olmadı..
sene 2011 oldu benim halen arada burhan altıntop konuşması yapan arkadaşım var ki biz Engin Günaydın'ı evvelinden biliyor ve seviniyorduk.
hatta burhan altıntop karakteri çıkacağında bana mesaj atmıştı arkadaşım.
ben ondan sonra diziyi izlemedim de o iyice kaptırdı
..ve kader bizi ayrı yollara sürükledi...
şimdi bu ismini vermek istemediğim hanımefendi de şunu okurken benim adımı sinirle söylüyordur.
o sinirlenince öyle yapıyor çünkü.
kırmızının meşguliyet ile olan ilgisi nedir yahu?
messengerda kırmızı,trafikte kırmızı,oda da yayınvarken kırmızı.
demek ki meşguliyetler dikkat çeksin istiyoruz.
çevremde okulu uzamasın diye okulun üzerine titreyen kim varsa okulu uzattı,
ya benim çevremde hayır yok ya da sakınan göze batmakta olan bir çöp var.
kanal D'nin logosunu oldum olası sevmem.
trt'nin de eski logosu tam tarihi olmuşken kanalın 33. yılında değişmişti
eski logoyu şöye bir internette arayayım dedim fakat bulamadım.
bu ikibinliler,gıcık gıcık bilmiş çocuklar türkçeleri falan da televizyon türkçesi düzgün desen değil çocuk ağzı da değil...
ergenleri daha bi fena büyüğe saygı hiç yok. niye? çünkü: internette tüm yaşlar eşit ya.. sokağı da öyle sanıyorlar.
bir de hiç dahak yememiş insan bunlar, öyle davranıyorlar ki ben dayak yanlısı bir insan da değilim ama düşünün artık arzuhalimi.
''hocam ödev vermiştiniz diyen öğrenci'' ?
gömlek varken, tişört nedir yahu?
bunun tam tersini düşündüğüm yıllar da olmuştu.
bilgisayar ekranına sinek konarsa o zaman eğlence başlar !
bakın gırla bilgisayar oyunu, gırla dizi-film var... ama onun eğlencesi hiç bir şeyde yok.
birine benzetilmek başlı başına fena bir şey bence.
''zevke veda neşeye de
veda artık herşeye''
nasıl bir darlanmaktır o ey Zeynettin Maraş.
Zeki Müren de güzel okumuş ''Gizli Aşk Bu'' adlı eseri..
bu arada Maraş'ın diğer bir popüler eseri de ''İnleyen Nağmeler''.
iki şarkının çok ortak noktaları vardır elbette ama bir nokta var ki o da: 'Bahar'
Baharsız olmaz, Baharatsız hiç olmaz.
çekik göz dondurma gibidir, hepsi güzel olmaz.
eskiden fil dişi kolyeler vardı.
sonra hasan şaş kolyesi çıktı.
''kavun suyunun rengi lahana gibi olur''
oyuncu Hakan Yılmaz'ın kızı söylemiş.
ekşi sözlüğün 1999 entryleri de msn dilinde ama silinemiyor tarihi eser kapsmındaymış..peh..
istanbulun berbat havası: Soğuk ve Az yağışlı'yı bir kez daha saygı ile anıyoruz.
akdeniz iklimi iyidir makiler ise harikadır.
doğan çocuklara isimler
erkek:doğan
kız:cüceloğlu
tepedeki imaj: istanbul feriköy-şişli'deki eski Bomonti bira fabrikasının eski bir kartpostalıdır.
şarkı tavsiyeleri:
Carla Bruni L' amaour (vivant)
The Rolling Stones - Rain Fall Down
The Rolling Stones - She's a Rainbow
not: google translate'e live performance yazıp fransızcaya çevirince 'spectacle vivant' diyor.
bilen varsa onaylasın diyecektim sonra türkçeyi de soktum işin içine sonuç sahne sanatları çıktı.
neyse ''Bruni'' kelimesi de kahverengi demekmiş.
naber carla?