
merhaba,
simit muhabbeti geçti mi insanlar ''eski kaşar'' diyorlar, başka bişey demiyorlar..
hatta eski kaşarı hiç görmemiş insanlar bile diyorlar bunu öyle bişey.
ben simit muhabbettinde simitin pekmez ile olan ilişkisinden bahseder ve susarım,
bakarım yeni bir bilgi var mı kapacağım?
yoksa dinlemem zaten muhabbetti.
peki ya SGK kayıtlarında 112 yaşında gözükmeme ne demeli?
durumu anlattığım bir kadın ''bugün mü öğrendin!! dedi o kadar komik geldi ki şakaya şaka katamadım.
başka bir görevli adam da ''ölmüş olman lazım'' dedi,
işte bu hiç komik gelmedi ama yarımağız gülerek ''yaşamışımdır belki'' dedim.
''allah uzun ömür versin'' dedi.
o son cümleyi söylemese tam akdeniz filmi tadında olacaktı..
sonra hesapladım 2010-112=1898 buldum.
iki rakam yer değiştirmiş.
ve tüm bular olurken Kuzenim Anıl 22 yaşına giriyordu.
telve sevmiyorum ben,
sevene saygım var ama o telveli dişleriyle sırıtana kadar.
diş demişken sırf o sarı dişler yüzünden bile sigara içilmez.
bahar gelecek ve vintage kılıklar içerisinde kalacak ortalık.
Gevende ''sen balık değilsin ki'' adlı güzel bir albüm yapmış.
bu albüm de önceki albüm ev'e göre daha sakin şarkılar var
en çok da sanki dikkati mi çekti
pelesenk tadında.
bu arada oluyor bir tandığım sevgilisinden ayrılıyor sevgilisi sadece beni ve eski sevgilisi olan tanıdığımı siliyor messenger'dan facebooktan falan..
güzel birşey galiba bir yerde ama bilemedim şimdi.
şubat ortasında haklı olarak ''üşürüm'' diyerek yanınıza aldığnız ceketi,
elinize veren tek şehirdir antalya.
ayrıca ülkemizde stadı olmayan tek şehirdir.
kent merkezindeki Antalya Atatürk Stadyumu çürümüş durumda olduğu için kapatıldı.
Antalyaspor maçlarını şehirden çok uzaklarda bir yerlerde oynuyor.
şişmansı kızlarda şu kibar gibi bilek bükme hareketi daha yaygın bence.
bir anda başlayıp kafama kafama yağan yağmur ve akabinde elektrik kesintisi yaşadıysam antalyadayım demekktir.
gideceğim bir kaç güne.
eski sevgiliye rastlamaktan beteri: eski sevgilinin yancısına rastlamak.
Avusturya İşçi Marşından bir söz:
'' kara deryalarda bir fenersin
senin ışığında yürüyoruz ''
Replikas'ın Zerre adlı şarkısından bir söz:
güneş doğar, ay bir yere gitmez
bilen bilir, ışığa bakan görmez
Mahallemde benimle birlikte büyüyen ağaç var.
apartmanımızın boyuna geldi o ben ise halen kısadan biraz uzun boydayım.
olsun adım sonuçta bir boy adı o yeter.
eski punklar mı emo oldu
yoksa punk olacaklar mı emo oldu?
yahut başka bir şey
de o saç yakar adamı ben size söyleyeyim.
bir de bütün gün betona oturuyorlar
beton çeker.
içip içip facebook chat'e giren Çiğdem S. yne bambaşka biri olduğunu belgeledi..
''elimde belgeler var''
fotoğraf ve video gibi alanlarda giderek uzmanlaşan arkadaşım Murat K.,
2 sene öncesinde kendisine verdiğim sünnet düğünü kasetimi cd'ye yeni aktarmış.
sağolsun var olsun.
akşam çekirdek aile olarak izledik.
tespitim şudur ki sülalecek yaşlanmıyoruz.
sadece kilo alıp verenler oluyor ve saç renklerimiz değişiyor.
kayıt tarihi 1999 ve belli bir yaşı aşmış olanlarımız da aynı saç modelleri ile geziyor.
dikkatimi çeken değişik bir husus ise
Lahana Bebek biraz Derya Baykal'ıns abah yaptığı şeyler gibi bir isim değil mi?
''artan lahanalarımızı atmıyoruz bebek yapıyoruz''
''sex with lahana''
RTL'de almanların popstar yarışmasına baktım hem almancam gelişsin hem de biraz inceleyeyim tepspit yapıp okurum ile paylaşayım diye.
bir kısmını izledim.
bir kere onlar bizimki gibi popstar alaturka gibi sakil bir isimle çıkmamışlar
bildiğim modern pop var.
ikinci durum ise bizim yarışma formatlarımızdan daha çıplak yarışmacılar var.
''sigara içen insan 3 gün içerisinde ölür !'' bunu yazsalarya paketlere.
The Doors da ayrı can bir topluluk.
kuzenim Sait S. ile ortak sevdiğimiz nadir topluluklardan biridir.
amerikaya gidince gönderdiği ilk hediye de bir The Doors tişörtüdür.
ulen galiba bu sefer doktor sağlam ilaçlar yazmış;
zira günde 48979824 kere hapşuran ben,
3 gündür hapşurmıyorum,
bunu da evde bağırmalı bir anodolu rock şarkısı söyleyerek kutladım.
Bürokrasinin en çetin koşullarını bana çok güzel öğreten istanbul üniversitesi sayesinde en zor devlet dairelerine karşı büyük dayanıklılık gösterebiliyorum.
dividi'ler çıkınca bi mahsun oldu visidi'ler halbuki ne kıymetlilerdi zamanında..önce hızla fiyatları düştü sonra da üretilmemeye başladılar.
bence dividi'ler de çok sevinmesinler onlarında sonu yakın yerlerine şimdi ''veri okuyucular'' diye adlandırdığım aparatlar geliyor.
Antalya Usulü Piyaz Yiyoruz 8'e gidiyorum ben .
afişi ben yaptım, kızı tanımam.
(american girl or american grill)