5.08.2010

belediye otobüsüne binmiş turistler


yaz günü serinlemek gayesiyle halılarından kurtulan ev bi başka güzeldir.

bir ara çok modern gençlerimizin deliler gibi dinlediği beirut unutulmasın.

yakalı ve çizgili penye tişört (A&F) modası bitiversin bir zahmet.

gözlüklü erkekler,
topsakallılar ve topsakalsızlar olarak iki ana bilimdalında irdelenir.

baldırda sarılmış puro içmem ben zira biliyorum ki baldır puro sarmaya müsait bir organımız değil.
kübalı kız baldırı elbet güzeldir o başka.
bir de baldır-bacak ikilemesine boulderbadge (boldurbeyç okunur) derim.
kelimeyi gugulda ararsanız hangi oyunu oynadığım da ortaya çıkıyor.

değerli ayhan sicimoğlu çok başka bir kafa,bence çok güzel bir insan.
gaza gelip de hızlıca ve bağırarak ''hastasıyım'' diyor.

gecenin 03:30'ında Anlat İstanbul adlı filmi yakalarım da izlemez miyim?
hiç affetmem.
bu arada Azra Akın ne yapıyor acaba

cross pantolon olarak bilinen pantolonlar vardı bir ara ne kadar kötüydü onlar.
rap müzik ile reklam yapan aria falan vardı o yıllarda.

nickelodeon adlı kanalın ekranda görünen yeni logosu bok gibi afedersiniz.

discovery channel'da çatal,bıçak(piççaağ diye de okunabilir) ve kaşık yapımınıı izledim de dünyam durdu dakikalarca.

rusyada aşırı sıcaklar varmış.
bahsettikleri sıcaklık da 38 dereceymiş.
sıcaklığı 56 derece hissedilen antalyadan boş gözlerle bakıyorum kendilerine.
bu arada antalyadan rusya görünüyor onu söyleyeyim.

köpük partisi'nin siyasi bir hareket olduğunu düşünün.

sıcaklığı 56 derece hissedilen antalyadan bir manyağa denk geldim,
bu sıcakta uzun kollu gömlek giyen bir ergen kendisi.
ergenin imajı uğruna göze aldığı şeyler pek olur.

yalnız.. Athena'nın son albümü de iyiymiş.
''giderim alayınaaaağ''

havanın tam kararmasını bekleyemeyip de akşam üstü vaktinde havai fişek atan adam'a ne demeli?

tekonoloji olarak halen ''cd yapma'' ayarında olduğum için yol müzikleri diye bir toplama albüm yapacağım bi şoğuk meşrubat ısmarlayana kopyalayabilirim.

meşru olan bat'a meşrubat denir.
meşrubat:arapça şerbet kelimesinin çoğul haliymiş.

93 hat numaralı belediye otobüsü ile işime gücüme gidiyordum,boş olan en arka koltukları seçtim ve tam ortasına oturdum sol önümdeki genç gibi orta yaşlı çift'in üzerinde pamukkale turizim yazan etikete sahip bavulu vardı,''hmm teknobüs?'' diye düşündüm.
bir ara adamın dirseği benim diz kapağıma çarptı.
sıcaktan refleks denen bişeyim kalmadığı için adamı tekmeleyemedim.
sonraki sürelerde hafif güzel olan kadına biraz baktım,
kendisi gölgede dahi muhakkak güneş gözlüğü takan birisiydi.
biraz da adama baktım tam anlamıyla yaşlılığı kabul etmeyen bir adam gibiydi,
bu da çok normaldi çünkü o bir corç kuluuniy, bir riçırt giir gibi değildi.
bildiğin türk tipi modern gibi birisiydi ve dar kalıp genç tişörtü giyerek,
kelleşen saçlarını 0.5 numara kestirerek,
kargo şorttan vazgeçmeyerek gençleşmeye çalışıyordu.
adamın omzuna çapraz şekilde astığı laptop'u sanırım en değerli parçasıydı.
ara sıra fermuarını falan kontrol ediyordu.
hatta bir kere ''koçum benim'' der gibi çantayı pohpohladı.(sanıyorum eleman gençleşmeyi abartmış ve 13 yaşına dönmüştü)
laptop olayından sonra onları incelemekten vazgeçtim.
zira nerede olduklarını ve nereye gideceklerini tam olarak bilmiyorlardı.
hayır sevgili okur, mecazlı bir ifade,şairane bir anlatım tarzı peşinde değilim.
onlar bildiğin antalyaya gelmiş güzel güzel turistlerdi.
ve her otobüse binmiş turist gibi yolu bana soracaklardı.
benim de hayatta beceremediğim ender şeylerden birisi olan adres tarifi organizasyonuna hiç girmek istemediğimi bilmiyorlardı.
o sırada otobüs boş bir durakta durdu,
otobüsten kimse inmeye yeltenmedi,
şöför bir anda gözlerini dikiz aynasına dikip ellerini havaya kaldırdı ve sallanmaya başladı.
''aha'' dedim,
''aha şimdi sıçtık, şöför sıcaktan delirdi'' dediğim anda önümdeki ikiliden erkek olan şık bir bilek hareketiyle kaldırımı gösterek ''burası mı?'' dedi
delirdiğini düşündüğüm şöför hareketlerine başını aşşağı yukarı sallamayı da ''evet'' anlamında ekledi.
ikiliden erkek olan hemen ilgili kişiye ''indik biz'' demek için cep telefonuna sarılarak otobüsün arka kapısından indi.
yalnız kalan kadına baktım,
koltuktan bavulu zar zar çıkartmaya çalışıyordu.
normalde cansiperane bir şekilde yardıma koşacak olan ben,
ikiliden erkek olana gıcık olduğum için onun öküzlüğü ortaya çıksın diye sadece seyrettim.
kadın merdivenlere geldiğinde ona son bir kez daha baktım.
(çile çeken kadına çok anlam yüklemek)
artık yavaş yavaş normale dönen şöföre bakacaktım ki kadına bir kez daha bakayım dedim.
kadın 0.5 saniyelik bir süre içerisinde yok olmuştu
peşinden ''oağğlaoooğğh (allah diye yazılıyor ve okunuyor) diye bir ses geldi.
olayı idrak etmem de kadının düşüş süresi kadar kısa sürdü.
bavullu ve topuklu ayakkabılı tatilci kadın,
ikiliden erkek olanının arkasına bile bakmadan fırlayıp
inmesi üzerine acele etme ihtiyacı hissetmiş ve düşmüştü.
şöför yaşadıklarına emin olunca yoluna devam etti giderken camdan ikiye baktım,
ikiliden kadın olan yürürken sibelcan'ın 2000'li yılların başında yapmayı adet edindiği etek açma hareketini muhtemelen düşünce çok sıcak kaldırama sürttüğü bacağı yaralandığı için yapıyordu.
eminim ikiliden erkek olan da şöyle bir cümle kurdu:''neden bana söylemedin?''

fotoğraf sanıyorum avrupa medeniyetlerinden birisine ait.
fotoğraftaki arkadaşlar bir düğüne böyle gelmeyi marifet saymışlar.
açık konuşuyorum benimkine böyle geleni almam.
eğer değerli birisiyse de
döverim.

şarkı tavsiyesi
Yolanda Be Cool & DCUP - We No Speak Americano
''biraz apaçi işi''ymiş.

doğan çocuklara isimler
kız:peyker
erkek:peker

4 yorum:

bossa nova dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
bossa nova dedi ki...

93 ten nefret diyorum portakal çiçeğine girmek için tüm dedeman'ı dolaşmak ölüm gibi.

Bi kere ben de yabancı turistlere rastladım stadyumun önünden bindiler ben inicem bunlar hala oturuyor harita var ellerinde tartışıyorlar falan nere gidicekssiniz siz bakem dedim en sonunda. otogara gideceklermiş ohhooooo kardeş ters yoldan binmişiniz nettiniz siz yauu çok dolaştınız dedim. Bilememiş gariplerim teee ışıklar dedeman kırcami dolandılar.

Bu da benim bi anımdı. Aslında benim olmayan -turistlere daha yaraşır- anıyı kendime yamadım ama olsun.

O telefona sarılan dallamasyon adama sinir oldum. Kadında da iyi cesaret topukluyla seyahat falan. şişer o ayaklar davul olur be ablam ondan düştün sen kesin cık cık...

Hayal Meyal dedi ki...

bWN ÇOK BEĞENDİM :) bu yazı tarzına hastayım zaten. hele şu evlenen insanlara ayrı bi kıl oldum. Allah sizi kahretsin. Kesin kadının para çok, yoksa çekilir dert değil

The Oz dedi ki...

bossa nova: o otobüsün kırcamii dolanması sıcak yaz günlerinde arkadaşlarıyla gezmeye üşenen benim tek eğlencem bir kere zaten algımı sonuna kadar açmamdan anlaşılıyor olsa gerek.
topuklu konusunda da imaj hiçbirşeydir susuzluk herşey susuzluğunu dinle sprite iç diyorum ha bir de arada gel kuruyemiş ye B)

H.Meyal:teşekkür efendim.kadının durumu konusunda da bilmiyorum iki garabet bulmuşlar birbirlerini diyorum.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...