29.01.2011

Teleskop ile Mikropsop


insanlar çok zeki olmak zorunda değiller.

eylül akşamı sanırım hep çok güzel bir şarkı olacak ne bileyim sene 2088'lere gelecek müzik çok değişecek ve biz gene ''aynı anda aynı sessiz geceye doğru içim sıkılıyor diyeceğiz''..
''olamaz mı olabilir''
bir de mehmet günsur çok kötü söylemiş bence şarkıyı.

teleskop ile mikropsop gibiyiz, gözlem seviyoruz ama bambaşka boyutlarda.

Surname 2010 isimli oyuna gittim bugün.
hayatımda görüp görebileceğim sayılı güzelliklerden birisiydi kendisi
aşırı tavsiye ediyorum gördüklerime.
böyle canınızı sıkarcasına tavsiye ediyorum.
yayında ve yapımda emeği geçenlere çok teşekkür ediyorum.

arabalar konusunda ''şu model şu'' diyebilecek kadar bilgiye sahip olmak istiyorum bazen.
ford mustang ve anadol seviyorum ben.
volkswagen bus da iyidir.

istanbulda yaşamanın bana öğrettiği bir şey: ''burnumun direği sızlıyor'' söyleminin mecaz olmadığıdır.
Evimi ve içindekileri çok özledim.

Kuzenim Anıl'ın bindiği trendeki görevli bir anda içeri girip: ''Pendiğe geldik heyecan doruktaaa !'' diye bağırmış.
''insanları uyandırmak için yaptı galiba'' dedi anıl.
ulan ne güzel ha..
Trene binmek kısmet olmadı her darjeeling limited izlediğimde inanılmaz canım çekse de antalyaya trenle gidilmiyor.
en yakın burdur'a gidiliyor.
burdur da çok güzel bir vilayetimiz ama burdurdan antalyaya gitmesi hiç keyifli değil galiba.

''fenafillah'' derim ben
çok da severim..

çok sıkılırsam güneşe taparım.

eğer vapurun üst katındaki balkon gibi alanda duruyor ve martılara simit falan atmıyorsanız
çok pis ayıplıyor sizi o martılar.
kötü kötü bakıyorlar..
ben zaten martı sevmeyen bir insanım.
iyice sevmiyorum sonra kendilerini..

taksim meydanından daha soğuk çok az yere gittim ben.

pringels geliyor ve diğer cipslere şekil koyup geçiyor ya...
işte onu ben sevmiyorum..

''ikilem''li ve ''iklim''li cümle kurasım var.

duyduğum en komik şarkı sözü ''oh nenni koçari'' araştırmadım bakayacağım da kesin normal bir anlamı vardır ama bana komik geliyor işte..

antalya'nın diskotekleri ile ünlü olan ilçesi kemer'de şöyle tahtasanalyeli cool bir mekan var mı diye merak ediyordum
arkadaşım kübra s.'ye sordum
yokmuş.

hayatımda içtiğim en keskin elma çayını bana içiren ''mustafa amca'' adlı kahveciye teşekkür ederim.
güzel bir yer kendisi.
kışın yağmurda boş oluyor falan..
değişik de bir tabelası varmış ilkten gördüm.

bir kere güneri cıvaoğlu ile aynı tuvallette yan yana işemiştik pisuarlara bence garipti..

birgün fotoğraf çekme meraklısı kızların şehre girmesi yasaklanacak ve o gün şehir eski huzurlu günlerine dönecek.
beyoğluna falan kravatsız çıkılmayacak..
bu arada eskiden beline kravat bağlayan bir güruh vardı avril lavinge başını çekerdi bunların.
çok pis bir görüntüydü o
ben ise kravatını gömlek cebine mendil gibi dizmiş öğrencileri severim..

sen de bazen bir an fermuarının açık olduğunu farkedip heyecanlanmıyor musun?
başkasının farketmesinden daha kötü bir his değil mi o..

fatih akın'dan yeni film bekliyoruz..

arkadaşım satmayacaksanız niye 1 liraya indirdiniz bu snickers'ı ?
üzmeyin bizi.
yapın şu yeni dağıtımı az çok anlarım bu işlerden ben..

3 litrelik coca-cola var tarlabaşında
ömerhayyam köpürüsünün altından yayan olarak yokuşu takip edin solda bir bakkalım vitrininde.
ondan sonra devam edin sarmaşıklı bir ara var (2.ara) oradan girin dümdüz yürüyün orada da 250ml. 50 kuruşluk cocacola var tartlabaşının kola piyasası bir acayip.

antalya atatürk caddesindeki efsane burger king galiba büyümüş de 3 katlı olmuş.
daha da kfc yok antalyada
yanılmıyorsam bu ikisi de aynı şirkete bağlı.

ülkemzide iyi ki gevende var.
yeni albüm çıkartmışlar ''sen balık değilsin ki''
oktay rıfat şiirinde geçer..

messenger'da çevirimiçi olanlar için uygun deniyor.
teknikdirektör bülent uygun'un messengeri nasıldır acaba..

süper bloglar keşvetmiştim de okuyamıyorum vakit buldukça kendi blogum yazıyorum ancak

kapaklı cep telefonunu da zerre anlamadım.
ben onları anlamazken yandan kapaklıları falan çıkmış.
ben bilmem kulaklarım bilir..
en az ilgi gösterdiğim yüz organım da kulaklarımdır.
neden? çünkü: aşırı normaller.
sadece biraz az duyuyorlar.

bana gereksiz mail gelemiş olduğunda da üzülüyorum biraz.

''peki ya facebook sohbette kişi sayısı 67'yken tıklanınca gözüken kişi sayısının 4 olması..''
arkadaşım melda i.'nin tespiti

incirin sütü bambaşkadır..

mimar sinan üniversitesi fındıklı yerleşkesi kantininde çayı kağıt bardakla veriyorlar tadı kötü oluyor.

doğan çocuklara isimler
erkek: zükümfül
kız:ziyade

şarkı tavsiyesi
OI VA VOI - FOGGY DAY
Shantel - Citizen of Planet Paprika

çok mühim değil ama fotoğrafı ben çektim..çay aynı çay...

4 yorum:

Captain Blues dedi ki...

arabalar konusunda o bilgiye ulaşmayı ben de hayal ettim hep, ve orada oturduğum halde martıları simitlemedim... Ne yaptığımı bilmiyordum zaten savunmalarım da fena. Kravatı belime de takmadım mendil de yapmadım. Adam gibi taktım, fatih sümüğünü silerdi kravatına. Pis

The Oz dedi ki...

pismiş cidden.

Turist dedi ki...

caykur'la anlasmam var..

likopod dedi ki...

antalyaya kiefsi açılmış diye duydum özdilek'e.
Bi de kemerceğzimin tiskoları şoan kapalı.
ayrıca vapurdan da martılara simit savurmadan inmem arkadaş.
Yazın negzel olmuş.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...