9.08.2011

portakallı ibret çorbası



şimdi bloguma sadece şu video'yu koyup altına da basit bir font büyüklüğünde ''Kara Kız Kurbanın Olayım'' yazıp da çok anlamlı bir şey yazmış çok aşık bir erkek gibi görünebilirdim.
zira böyle binlerce internet yazarı var
ve onların 203449634 tane takipçisi var.
ha takipçileri onlara para mı veriyor?
,evlerine un,süt,şeker mi alıveriyor?
hayır,
sadece sayı işte.. bir çeşit değer
ama içi genelde boş bir değer
bugün para basmak için bile devlete o paranın altın karşılığını sorarlar
(amerikan dolarının yoktur)
ama internet kişileri öyle değiller işte.
bu konun bir değişik yansıması da facebook üzerinde ''like'' almak.
neyse biraz dert olmuş bu konular gene bana

tumblr diye bir şey çıkmış adını daha yeni duydum galiba blog benzeri bir site arkadaşım kübra s. almış bir tane gelişine güzel güzel yazmış kenarda linki var ama bıraya da vereyim.
http://thecloudsincamarillo.tumblr.com/

eski devirlerde olsam güneşe tapardım herhalde
bildiğin hayat kaynağı,
o olmasa ne taze fasulyeyi soğanla yiyebilirsin
ne de duş alabilirsin..

hoparlör ve amfi çok kıl kelimeler
ama onlardan Özge de kelime yok galiba
''ses çıkartıcı'' oluyor mu?
a bir de kolon diyorlar onu da sevmiyorum.

Teoman Müziği bırakınca daha çok konuşulur oldu
hatta sanıyorum daha çok rahatsız ediliyordur
müziğe döndüm deyip hiç bir şey yapmasa kendisi için daha faydalı olacaktı.

saçımızda deniz tuzu ve şeftali rengi gökyüzü
bu ikisini de yakaladım ya bir arada tam oldum tamtam oldum.

İstanbul Bilgi Üniversitesi el değiştirmiş.
vay gidi vaylar gidi
devren satılık bakkala çevirdiler eğitim yuvasını
hayır, gidip gözlemlediğim kadarı şahane de bir okul.
beni daha da kızdıran sendikalı çalışanlarını işten çıkartmaları.

Türk milleti olarak basketbolu daha iyi oynamamıza rağmen aklımız fikrimiz futbolda.

bugün bir Salma Hayek kolay yetişmiyor inanmayan google'a yazsın.

günlük yaşamda kullanılan söylemleri şarkılarımıza sokan 'Sezen Aksu'dur ve bunu gayet başarılı bir biçimde yapmıştır bugün hemşerisi olan Sıla adlı şarkıcı da ona benzer bir çizgide güzel işler yapıyor.
düşük bakışları falan da cabası.

kağıt mendili bırakıp çantana tuvalet kağıdı atan hapşuruklulardan mısınız?

tivitırdan zerre randıman alamadım.

okul kantini tostu ülkemizin her yerinde aynıdır.
fırsat buldukça kaşarlısından yerim ve doyurmayan özelliğine bayılırım.

''bize en çok tamire gelen fotoğraf makinaları Samsung ve Sony'' dedi ismini vermek istemediğim bir fotoğraf makinası tamircisi.

sene 2011 ve ben halen saat sevmiyorum ama saati diğer insanların ne denli sevdiğini biliyorum özellikle erkek saatlerinin olayın ötesinde anlamları var.
tabii dedeme saat sevmediğimi uzun uzun anlatamıyorum
her sene ''sana saat bakalım'' diyor.
''yok dede takmam ben, telefondan bakıyorum'' diyorum.

bu sefer aksu ilçemizde piyaz yiyelim diye karar aldık sağolsun arkadaşlarım arabalanmış atladık afedersiniz 2 araba insan bindik gittik ama bir de baktık bizim piyazcı tadilatta hop hemen yanındakina aktarma yaptık oradanda polis kampına denize gittik akşam oldu süper gün geçirmiş olark eve döndük.

eskiden bir green day vardı o ne oldu o?

çok kedi seven kız, her ne olursa olsun bebek taklidi yaparak şirin olduğunu sanan kızdan daha iyidir.
evet işte eob'den size ibretlik bir söz.

okuyana bin teşekkürler çok kişi değilsiniz ama biliyorum süper insanlarsınız enteresan alışkanlıklarınız var fark yaratıyorsunuz hepiniz potansiyel girişimcilersiniz
şu yazılara ''pıığgt'' falan diye gülebiliyorsanız ne mutlu bana.
çünkü zaman oluyor insanın en yakını okumuyor böyle yazdığı şeyleri
şimdi konuyu biraz o okumayan arkadaşlarıma bağlayıp küfür ile noktalamak isterdim ama atmosfer bozulmasın.

şu meyveli ve alkollü biralar da gelsin artık. !

ray-ban wayfererların modası geçsin bakalım.

fakültemin harika bir mimarisi vardır ve deli gibi kendisini özletir.
duvarlarına sarılacağım gidince.

güzel gelin bulup da aktif facebook kullanan ailelerin orta yaşlı kadın üyeleri bir dernek altında toplansınlar ve fotoğraf altına yazdıkları ''gelinimiz güzel canım'' ve benzeri yazıları tek sefer de yazsınlar.
gerçi günümüzde güzel kız çok olsa da zor bulunyor güzel gelin,
onlar da çok haklı.

Oğuz Aral'ın Hürriyet Pazar gazetesindeki yazılarından derlenen ''Bana Bir Tarzanlığı Bile Çok Gördüler'' adlı şahane kitabını 2007 yazında istanbulda bir sahaftan 3 liraya almıştım da daha sonra kaybetmiştim
bu yaz tekrar buldum
bir hışımla değil ağzımda eriterek okudum kitabı.
sağda solda ustanın kitabını bulan kaçırmasın.

ekşi sözlüğe girin ve kadınları çekici yapan detaylar başlığını bir okuyun hele.

hayata klavye alacağım.
ctrl+z gibi bir sürü kısa yol kullanacağım.

portakal suyuna başlayacağım !

Hazal Kaya'ı da sevemedim gitti.

geçen güne çok özlü bir söz ile başlayayım dedim,
fakat olmadı.

3 yorum:

bossa nova dedi ki...

bence hala güneşe tapabilirsin Oz.
Aksu demişken Aksu yeeaaaa Aksu ama Aksu yaniii! Köftesi piyazı güzel müthiş oluşum... 4 yıllık lise hayatımın zıpçırıklı pörçüğü....

The Oz dedi ki...

tapılır güneşe tapılır bak bunu okuduktan sonra güneşten makas alayım dedim ama o tabii coca-cola güneşi değilmiş elim yandı bu yorumu akdeniz üniversitesi hastanesinden yazıyorum daha doğrusu ben söylüyorum hemşire yazıyor hem de şaşkın şaşkın yüzüme bakıyor sordum hemşire de 'aksuluymuş'
ama onun 4 yıllık lise hayatının zıpçırıklı pörçüğü yokmuş nişanlısı varmış aha geldi adam lan vurma amelliyatlı yer...

bossa nova dedi ki...

pörçks:S

nassın eyisin?

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...