27.02.2012

1001 renk otobüs


Merhaba.

Doğan Güneş diye isim var mı acaba?

''vay ben nerelere gidem'' ile '' sokakta kaldım bu gece sende kalabilir miyim?'' arasında dağlar var.

dağlar demişken lise yıllarında keşif ettiğimiz 'çay bar dağı ve su bar dağı' unutulmasın.

'we are den'
türkçesi: biz deniz.

yazıya dağ, deniz, güneş. diye başladım.
haydi hayırlısı.

Fizy yenilenmiş,
pek beceremedim kullanmayı
ben de mood özelliğini açıp mutlu seçeneğini seçtim .
çıkan ilk şarkı: ezginin günlüğü'nden ''mutlu aşk vardır.''
düz adammışsın bre Fizy
ama gene de seviyoruz seni
...
aha şimdi de daha mutlu olamam çıktı.

kaşık, bıçak ve çatalı tek bir alette birleştirme projemvar.
bir de üniversitede 1. senemde sınıfatan bir tip ''ben ilk defa bıçağı bizim yemekhanede kullandım.'' demişti..
bizi mi yedi anlamadım da biz onu çok umursamadık yemeğimizi yedik.

yabancı bir dili taklit ederek mizah yapmak da bir yere kadar.
'el bire yerrre kadarre'

Yasemin Mori henüz yayınlamadığı 2. albümü Deli Bando ile efsane oldu.
bence hiç bozmasın,yayınlamasın böyle kalsın.
internette bir çok şarkının canlı performans videosu mevcut merak eden bir araştırsın..

istanbulun körüklü otobüslerinde 'duracak' düğmesi apartmanda ışık açma düğmesi gibi bir şey o da acayip..
bir de istanbula gene yeni otobüsler gelmiş 1001 renkde otobüs var şu ara kimse de garipsemiyor.

dudağa duduş denirse kulağa ne diyeceğiz?
kuluş?
bir de unutmadan ''kulağımdan öp beni'' şarksı ile listeleri sarsan Sinan Özen'e de selam olsun.

bir ara kadıköye gidip iş bankası yayınlarına uğramalı.

garsonların baharatı sonradan getirdiği lokantalar vardır.
1-sonradan gelen karabiberse karabiber değirmeninin büyüklüğüne göre hesap gelir
2-sonradan gelen parmesansa parmesan'ın yemeğinize gerekliliği ile ters orantılı hesap gelir
3-sonradan gelen pudra şekeri ise her türlü çok fazla hesap gelmez.

hayatımda yemediğim mantıyı öğrenci evimde yedim.
tam olarak nasıl oluyor bilmiyorum ama diğer seçeneklerden bir şekilde daha pratik oluyor..hayır bir de ben 44 yıl mantı yemesem belk canı mantı çekecek bir insanım ama oldu mu da yiyen bir insanım..
bir de mantının pratik olması ile ilgili ''çok mantıklı'' şakası yapabilecek ama yapmayan bir insanım.

'eski bakkal eli' diye bir şey yoksa ben hiç bir şey bilmiyorum.
bir de ''marketçi'' vardır.

Anadolu Rock'a ''ıyh'' diyen insanın alnını karışlar, yüzünü yere çalarım.
Bre Hey !

beşiktaş çarşısındaki korsan cd'cilerde peppe tüm bölümler dvd'si gördüm.

hamburgerin kumburgere tamah eden insandan bir yol olmaz.

herkesin sohbet konusunu açıldığında anlattığı bir erken evlenmiş arkadaşı vardı,
benim çocukluk arkadaşım ise çocuğuna bakıyordu.
pek bahsetmedim.

Deklanşör tahmin edildiği gibi fransızca bir kelimedir ve fransızcada: déclencheur diye yazılır.

bodoslama kelimesini abartmaya doyamayıp ''Godoslama'' diyen adamdaki heyecan ne olacak peki?

traş kolonyası kokuları aynıdır.
arkadaşım fatih y.'nın mısır gezisinde uğradığı esansçıda kokladığı kokulardan biriymiş hemen tanımış haliyle. .bu arada orada tüm meşhur parfümlerin esansları (özleri) çok ucuz fiyatlara satılıyormuş.

''en sevdiği renk mor olan kadın'' diyerek tespit dünyasındaki yerini sağlamlaştırdın teoman.

sadece ben mi kullanıyorum ''az sütlü nescafe rengi'' tamlama tanımlamasını.

bazen eski bir dostun sesi, eski bir şehirden çıkar da tam kulakdibinde çınlar.
herkesle yaptığın ''görüşelim'' muhabbetinin önüne 'mutlaka' kelimesi gelir.

bence 30 önemli bir yaş eşiği.

i will always love you şarkısındaki tek vurumluk davul notasına hastayım.
şöyle ki: ''sessizlik..dupp....end aaaaaaayyy villll..''

biz ülkece ne ara bu kadar çok latte içer olduk onu çözemedim ben.
zaman oluyor sosyalleşmekten sıkıldığım kafe oturmalarında hanımların oturduğu masalara bakıyorum (kesişmek) estargon kalesi gibi dizilmiş latte bardakları yanında da kale muhafızı gibi duran baş parmak boğumumdan küçük kurabiye.
demokrasiye çoğunluğa saygılıyım.,
boynum bükülüyor tabii..
bu kalabalık karşısına önümdeki sade kahveye bakıyorum (amerikano deyince getiriyorlar) bildiğin sapasade.
ben de öyle , o da.

arkadaşlık biribirini çok üzebilme potansiyelidir.

2.5 lahmacunla tam doymak çok zor bir iş,kendin gibi birini bulup 5 adet lahmaç siparişi vermek lazım.

dışı fıstıklı içi cevizli baklava yedim.

Oscar töreni vardı
geçen oturdum izledim.
gerçi nba all star'ın yayıncısı CNN TURK'ün internet yayını kesik olmasaydı izlermiydim bilmiyorum .
neyze zerre izlemediğim filmler hakkında tahminlerde bulundum da bir tek Rango'nun ödülünü bilebildim.
Oscara büyük saygım var.

esnaf lokantasını çok öven insan ya bir kere gitmiştir oraya ya da hiç.
esnaf lokantasının adı konmamış kuralları vardır.

sağ sağlam,
sol soliter.

dizi oyuncusundan reklamda da dizideki rolüne benzer bir karakteri oynamasını ama tam da o olmamasını istiyorlar ya bildiniz mi?
hah işte o oyuncu bence o rolden tiksiniyor.

her yabancıya turist mi denir lan ?!

bu sefer şarkı tavsiyesi yok.
zaten bir kere de ''arkadaş bu şarkıyı da ilkten senden duydum da iyiki duydum da diyen çıkmadı.''

siz kendinize iyi bakın, gerisi kolay.

tepedeki çalışma bana aittir,
saldım internete bakalım tutarsa.

2 yorum:

Joy dedi ki...

Dün gece kahkahalarla güldüm bu yazıya yaa. Öyle ki yorum yapmayı bile beceremedim.

Sabah açtım hala gülüyorum..

''sessizlik..dupp....end aaaaaaayyy villll..'' ahahaha:D

The Oz dedi ki...

güldüğünüze sevindim sayın Joy.... sessizlik...dup.. seviiiiindiiğiiiiim güldüğünüüüünüüüüüzeeee !

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...