2.03.2012

Dünyanın Tamamı Bizim


merhaba.

tüm bunlara rağmen sakin bir hayatım var,
fakat geçenlerde artık ne olduysa bir sürü şey üstüste geldi ve ben gayet mantıklı bir insanken yarım saat boyunca şubatı 15 gün sanan bir insana dönüştüm.
galiba bunda şubat tatiline yıllarca 15 tatil demenin etkisi de var.
şanslıyım ki etrafta kimse yoktu da zararsız atlattım.

saçını hayatında ilk defa kazıtan insan oluyor ya
öyle yeşilimsi gri bir kafayla beliriyor,
o çok çirkin bir kafa işte.

'hanfendi' diye çanta markası var.

lisedeydik ve basketbol oynuyorduk iyi de oynuyordum,pozisyon oldu, riskten kaçmadım uzunların arasına pota altına daldım ve gözümdeki gözlük bir şekilde yere düştü (risklerden kaçmadığımı belirtmiştim)
neyse hasar yok.
aldım, taktım gözlüğümü ama o esnada o eleman belirdi işte..
o hiç tanımadığım okuldaşımdı ve hep öyle kaldı.
neyse efendim 2.saniyede belirdi bu eleman ve şu cümleyi kurdu ''biliyorsun değil mi gözlük camında en ufak bir çizik bile olursa o gözlüğü kullanamazsın yoksa kör olursun.''
''yani yuh..'' demem gerekirken ben ne dedim?
''biliyorum'' dedim.

bizim hiç bilmediğimiz çok değişik müzikler dinlediğini belli etme çabasının şekilli gençten alıp götürdüğü bütün o cool tavıra yazık.
vallahi de yazık billahi de yazık.
hayır arkadaş zaten durum belli sen youtube'da kenarda çıkan adını bilmediğin şarkıya tıklamışsın,dinlemişsin sonra bir tane daha tıklamışsın.. böyle gitmiş derken aynı şeyi yapan arkadaşlar bulmuşsun kendine de bunlardan bize niye inatla bahsediyorsunuz onu hiç anlamadım.
''dinlesen seversin çok değişik bir topluluk kanadalı prograssive indie elektronik punk yapıyorlar'' diye anlatma bana ben bilmiyor muyum dinleyip sevmeyi?
ama sen dedikten sonra tadım kaçıyor geriliyorum.
gerdirmeyin boş yere beni.

top sakalsız bilgisayarcıya güvenim eksik benim.

akranları çok daha rahat kıyafetlerle gelirken takım elbisesi ile düğüne gelmiş pek küçük çocuk alır beni benden.
hele bir de o küçük çocuk elinin terisi ile iter dünyayı da düğün maçına başlar ya bir köşede ..of ki ne of..

an geliyor zaman oluyor gittiği erasmus programında yabancı sevgili yapmış hanım arkadaşlarıma rastlıyorum,
yapsınlar tabii dünyanın tamamı bizim sevelim sevilelim dama bazen bazı şeyler eksik kalıyor. ..
hayır paragrafa türk kızlarnın yapısını baz alarak konuyu çok güzel anlatırım diye başlamıştım bir an getiremedim gerisi,
okuru oyalayacak değişik kelime de sıkıştıramadım.
neyse artık ben bu konuya bilare eğileceğim.

bildiğini yaşlı oldum ben galiba günlük hayatta laflarken şarkı sözlerinden şiirlerden falan örnekler veriyorum.
arkadaşlarım neyime tahamül ediyor anlamış da değilim.

istanbulda gene bir rock metal festivali vardı ve ben o gece antalyaya gidecektim.
gitmeden bir şey yiyelim dedim benimle dışarı çıkmış olan ev arkadaşım da onayladı.
taksimdeki bambiye girdik siparişi verdik ve tam o andan itibaren rock metal sevdalısı gençler hıncahınç doldular bambiyi etraf gözüm mözüm hepsi karardı.
hayır tesadüf gibi yüzü pek onlara dönük olmasa da saygı duyulan the doors adlı topluluğun yer aldığı tişörtüm de üzerimde.
simsiyah topluluğun arasında bi biz bir de bambi cıvıldak yani öyle düşünün.
benim bir de valizim falan var öyle bir hal.
hesabı ödeyip kaçmaya çalışırken içeriye akın devam ediyordu ve tüm ortak amaçlı topluluklarımız gibi yüksek sesli konuşmalar başlamıştı.

kışın yaza çok tutunan insanın eli avucu yanar;
elinde avucunda bir şey kalmaz.

tıkanmış bir trafikteyken ''bin basar'' deyimini kullandı Başak E.

küfür etmek yerine onun yerine cuk diye oturan başka bir kelime söylemek pek keyifli olyuor.
g*tün başın yerine sonun başın demek tercihimdir. mesela.

Germania Pilsner adlı birayı göremiyorum DiaSalarda ne oldu acaba?

''benim bulmaca yazım çok kötü'' dedi Anıl Ç.

Jazz'ın J'si de saksafon şeklinde yapılmasın artık.
''Jazz'ın J'si'' çarkıfelek gibi.

eğer bir antalyalı size ''televizyonu örtüver'' derse elinizde örtü ile televizyona hallenmeyin televizyonu kapatın bu söylem bu amaca yönelik.
bir de antalya şivesinde hiç bir fiil yalnız kalmaz mutlaka kurallı birleşiktir.

bir tv dizisinin sonraki bölümlerini çok net tahmin edebiliyorsan sen o diziyi laf olsun diye izliyorsun arkadaşım.
laf olsun diye izlemek de önemlidir sosyal yaşamda popüler dizler çokça konuşulur olmuştur.

internet üzerinden öpüşme robotu yapmışlar neymiş efendim siz yapay dudakları öpüyormuşsunuz da sizin hareketleriniz eş zamanlı olarak karşı robotun dudaklarına yansıyormuş,
aynı işlem karşı robotta da olduğu için öpücük akıyor da akıyormuş.
aletin tanıtım videosunda anladıklarım bunlar.
iyi güzel hoş da plastik değil mi o öptüğünüz şey.
insan plastik bir şeyi niye öpsün ki canım? ne garip şey.
sonuçta eritilen çöp poşetlerinden kola şişelerinden falan yapılıyor o malzeme biliyoruz yani.
bunları öpmek neden istesin ki insan?
ha çok isterse bizde zaman zaman oluyor bunlardan yardımcı oluruz o başka.

gerçek doksanlar nostaljisi yapmak isteyen varsa ona yaysat bayii kuyruğu derim.
gerçi halen var yaysat bayii.
iki yaz evvel yaz icab etti babanem gönderdi beni
ama beklediğim kişi sayısı 3 aldığım şey de yemek kitabı olunca bir etkisi olmadı tabii
bir kere çocukken gitmiştim de nasıl sıra vardı piiiuuuv artık mutfak robotu mu veriliyordu neydi insanlar kuponlar biriktirmişler falan.
bir de çok acayip bir yer bir adam var kuponlara bakıyor ve istediğiniz malı teslim ediyor bu kadar koca depo içeride pek bir şey yok ,
yani klasik bir esnaf havası da yok işin,
çocuk aklımla buna takılmışım ben de ne garip çocukmuşum.(yazar burada değişik çocuk rolü ile ilgi çekmeye çalışmakta)

Amerikan Ulusal Basketbol Ligi'nin ilk isabetli 3 sayılık basketi Larry Bird tarafından 3 Şubat 1980 tarihinde atılmış.
araştırdım pazar gününe denk geliyormuş oldukça izlenmiş olmalı bu 3 sayılık basket.
bilmeyenler için de şöyle izah edelim basketbol sahalarında önceden 3 sayılık atış mesafesini belirleyen bir çizgi ve dolaylı olarak da 3 sayılık atış yoktu ancak sonradan eklendi.

Sen Bana Bazen Beni Andır.

internet bira gibi besleyici bir besindir ama..

Anı kelmesi yerine Hatırat da olur.

şarkı tavsiyeleri
Phoenix - Everything Is Everything

Florence and the Machine - Cosmic Love (Live)

10 yorum:

Nisa dedi ki...

O dediğin youtube'dan sıra sıra gitmek güzel oluyor ama. sırf müzik için değil, nereye gittiğini de bilmiyorsun. hadisenin yetenek yarışmasındaki videosundan o ses türkiyeye oradan hülya avşarın bir şeyine oradan bilmem kime. boş vakti olan bir öğrenciyim ben.

caz boğazdan gelir.

şu an aslında çok agresifim. internet explorer'ı güncellemiş mi kardeşim, her ne yapmışsa bütün daha sonra bakarım diye ayırdığım kısayollar kayıp. çinliler gelsin de işkence nasıl yapılırmış görsün. acı çekiyorum.

bir de, lütfen bir robot olmadığınızı kanıtlayın da ne arkadaşım. nasıl bir ricadır bu? insanın yazasını da kırıyorlar.

The Oz dedi ki...

teşekkürler nisa!

Ballı Süt dedi ki...

Selamlar kelamlar.

O kafaya bi de şapka takıp gezmiyolar mı. O şapkayı kafadan çıkarmayacaktın madem ne diye kazıttın a adam?

O "biliyorum"lar her şeyi bilemeyeceğinizi kabullenmemenizden olmasın sayın başak? Öhhö.

Ben o müziklerden bahsetmek yerine açar dinletirim, en rahatı. He beğenir beğenmez o onların bileceği iş tabik.

O takım elbiseli erkek çocuğunun etrafına bak, yakınlarda gelinlik giymiş bi kız çocuğu da olacak.

Bambi iyidir. İçecekleri bozmuş işte biraz. Ehe.

Örtmek deyince aklıma ananemin bir zamanlar "şavkı kepe" deyişi ve benim onun yüzüne uzuun uzun bakışım geldi. Sonradan öğrendim ki "ışığı kapa" demiş.

Hahah öpüşme robotu harikaymış. Pek bi güldüm.

O yaysat bayiiden de zamanında uzaktan kumandalı araba mı almadım, parçaları birleştirip tahta uçak mı yapmadım.

Şu "sayılık atışlı" yazını da öyle okumadım ki aklımda tek 3 kaldı. İlgi alanım olmayınca böyle de acımam.

Gittiim.

The Oz dedi ki...

kel topsakallı ve şapkalı yazın plajlarımızın olmazsa olmazlarındandır.

herşeyi bilmiyoruz çok şey biliyoruz.

dinletince gerginlik olur ballısüd.

evet demek kızlar ufaktan beri şık adam seçiyorlar vay gidi..

bambiye geçenlerde gittim zam yapmış menüleri falan değiştirmiş..bakalım..

şavkı kapa bizim oradalarda da kullanılıyordu da çok uç bir örnek diye yazmamışidim.

yaysattan alınsa ya öpüşme robotu.

ilgini çekmese okumayacan yani piii sana.

La Loba dedi ki...

Yıllardır gözlük kullanıyorum ve hepsinde farklı ebatlarda çizikler var. Sor hele kör oldun mu? Hayır olmadım. Çiziksiz gözlük sevmem.

The Oz dedi ki...

ben de yıllardır kullanırım gözlük hatta bazen o beni kullanır neyse gözlük dediği çok yeni olmaz azıcık çizikli hatta bazen kırıklı olur diye düşünüyor desteğinize teşekkür ediyorum.

bossa nova dedi ki...

Hayat bazen zordur en az bambinin içi kadar. Ama mühim olan bambide bavulunun çekçeğine sarılıp cool havayla oradan kurtulmaktır. Tıpkı hayatın keşmekeşinden, değişmeyen silsilesinden kurtulmak gibi. Şu hayatta kalabalığın sesli laf kumkuması seni yutmasın Oz.

Gönlünüzden geldiği gibi...
Gönül dostunuz bossa :)

asdfgh:D

The Oz dedi ki...

flash tv tadında olmuş..
o da lezzet
ve tabii eline sağlık bossa..

Ballı Süt dedi ki...

Yaklaşık iki haftadır yeni yazı yazılmıyor Sayın Oz!

The Oz dedi ki...

yeni yazı en kısa sürede geliyor sayın çetele tutan okur.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...