2.08.2012

İnsan Olan Nallar

Öğleden sonra gelen telefon ile akşam için plan yapmıştı aslında böyle ''günübirlik''planları sevmiyordu ama cafelerimizin ve barlarımızın gelir kapısı olan hoşlanılan kişi ile temiz temiz giyinip bakkalda satılan şeylerin daha pahalıya satıldığı bir takım müzikli binalarda sosyalleşme ihtiyacına onun da sahip olduğunu düşündü.

geçmiş tercübelerine dayanarak ''keriz gibi tam vaktinde gitmeyeyim'' diye planlamış ve gidilecek olan bara geç gitmeye kararvermişti ancak o kadar geç gitmişti ki siparişler verilmiş tanışılanlar tanışılmış ve en önemlisi oturma planı herkese bir tanıdık düşecek şekilde ayarlanmıştı.
insanlar ile tokalaşmaya varmayan el temasları kurup birbirlerine anlamadıkları isimlerin söylendiği tanışma merasiminin ardından yancılık makamına yaklaşan kötülükte bir sandalyeye oturmuştu.
hoşlandığı kız henüz ortalarda yoktu, garson boşları alırken bir açılış birası söyledi, birasını içerken şekilli içkileri gözüyle süzdü,
''ee sen n'aptın, aynı ya işte..''gibi gereksiz diyaloglara girerken etrafındaki insanların konuşmalarına kulak misafiri olup içkilerin içeriğini, adını falan öğrenmeye çalıştı..
fakat olmadı, yine enerji vodka söyledi.

garson enerji vodkasını masaya bıraktığında kız gelmişti,
su yeşili rengi olduğunu daha önce ona bahsettiği ojeli elleriyle enerji vodkasını masadan geri aldı ve enerji vodkadan bir yudum aldı,
gelen o idi ve ne kadar güzel samimi giriş yapmıştı.
hatta ikilinin dudakları aynı bardakta buluşmuştu bile..
kız, hızlıca yanıdaki sandalyeye oturdu,
adam ''orada bir kız oturuyordu sigaraya çıktı adı cılımzıca gibi bir şey, tanışırken hiç anlamadım'' diye itiraz etti.
Kız da ''aman bırak Cansuece orospusunu başka yere otursun kaltak, esas sen ne n'apıyorsun ?'' cevabını verdi.
adam herkese verdiği ''aynı işte'' cevabını vermek istemememişti ancak yaptıklarını da burada hakkıyla anlatacak durumda görmedi. ve ''burada olmaz anlatırım sonra kahve falan içeriz'' dedi.
Kız da sigarasını yakarken gözleriyle onaylar biçimde ''tamam tatlım'' gibi birşey dedi.
sigarayı görünce ''sigara yasakmış Cansuece orospusunun yanına git istersen'' dedi.
kız da ''du bakayım şu sürtüğe'' diye kalktı,
adamın oturduğu yerden kapı gözüküyordu ve kız ile Cansuece (orospusu) birbirilerini çok özlemişcesine birbirlerine pışpışlı sarılıyorlardı,
duruma çok takılmadı, içkisini bitirdi garsona bardağı göstererek içkisini tazeletti.
Cansuece ile kız geri geldiler.
bu sefer Cansuece adamın karşısına oturdu kız da yanına oturdu.
3lü olarak topluluktan ayrı sohbet etmeye başladılar, gülüyor eğleniyorlardı.



O sırada kızın omzunu kıllı mı kıllı bi el sardı.
kız da ''aşkım canım bebüşüm'' gibi bir takım vıcık laflarlarla sevgilisi Okana sarıldı..
3lü bozulmuş 4lü olmuşlardı.. onlara baktıktan sonra Cansuece ile gözgöze geldiler ve nefretlerini paylaştılar ama bizim adam şaşırmıştı da onu paylaşamadı..
Okan ile tüm masa tek tek tanıştı, hatta bazıları ''meşhur Okan'' diye takıldı.
ama nedense ''ee sen n'apıyorsun birader'' kısmı adamımıza düştü.
dünyanın en yüzeysel ve boş konuşmaları Okan ile de tekrar yaptıktan sonra Okan hakkında ''aha işte gece klüplerinde kızların yanındaki kirli sakal - beyaz gömlek bu'' diye düşündü,
sonra da ''beyaz sakal - kirli gömlek olduğun günler de gelecek okan efendi'' diye homurdandı.
Okan gaza gelip 4lüye rakı söyleyince ''heheh hadi bakalım'' samimiyetsizliğinde rakılar içildi.
içtikçe içe kapanıldı,
kız Okan'a, Okan kız'a sardı,
Cansuece'nin Okan'a ''enişte hoyt hadi bakalım'' deyip adamımıza geri sardığı rakılı rock müzik muhabbeti adamımızı pek sarmadı.
masadan kalkmaya kararverdi ''ama önce bir takım düzgün çiftler erken kalkar, onlardan sonra kalkayım da ilk kalkan olmayım.'' diyerek bekledi.
bekledikçe rakıya abanıldı,
bekledikçe Okanla samimi gibi olundu..
zamanı gelince masaya 50lira bırakıp kalktı.

normalde otobüs vardı ama temiz hava uğruna yürümeyi tercih etti, barın çıkışında gül satan cüce bir teyzeye denk geldi.
teyze ''e anam sen sapsın, sana nası gül satcez bakem, o zaman sana nasihat: şu saçını sakalını kes pırıl pırıl gencecik yüzün çıksın meydane'' dedi.
teyzeye bakıp ''yahu teyze ne yapıcan benim pırıl yüzümü'' diye cevap verdi.
teyze ''bak çocuğum benim anam babam cahil insalardı, akrabaymışlar, ondan ben böyleyim,Allahımdan umudumu kesmedim ama çocuğum olmuyor işte, şimdiki gençler benim anam babam gibi değil.. onlar birolsunlar diye de gül satıyom ben. onlar birolsunlar da pırılpırıl evlatlar yetiştirsinler diye.'' cevabını verdi.
teyze anlatırken aklına topraktaki annesi geldi..
bir ara gözü dolar gibi oldu ama başparmağını kırarcasına yumruk yaptığı için kendini tutabildi.
teyzeden birtane gül aldı,berbere gideceğine de söz verdi.
bardan içeri kafasını uzattı, kız Okana tırnaklarını cilveli bir sarhoşlukla gösteriyordu. Cansueceye de Okan'ın bir değişiği eşlik ediyordu,
yoluna devam etti.

içtiği içkilerin sarhoşluğu yolda başlamıştı.
kısayoldan eve varmak için arasokağı tercihetti,
hiç beklemediği bir saatte önünden bol ışıklı bir fayton geçti,
faytonun süsüne ve atların nallarına bakıp ''yazık atlara'' diye düşünürken sokağın köşesindeki orospuya gözü takıldı,
iki motorsikelete 7 kişi binmiş ergenler küçümser bir tavırla pazarlık ediyorlardı,
ergenlerin gitmesini bekledi,
kadına yanaştı fiyatını sordu,
kadın gülü kastederek ''elindeki yeter'' dedi,
''tamam'' deyip anlaştılar.
işlerini yaptıktan sonra kadın , ''niye bukadar sertsin? aslında sakin birine benziyorsun'' dedi.
adam ''bu sayede sakin kalıyorumdur belki, çok mu gelen oldu bugün ? yoruldun mu ?'' diye sordu.
kadın: ''sanane be, ayol o gülü vücudumu satın alman için aldım ben, diğerlerini arkadaşlarıma anlatırım, olabilecek misin bakalım bir orospuyla arkadaş?'' diye sordu
adam: ''yok canım, bu gece öğrendim olamıyormuşum.'' dedi.
oradan çıktı,

kızların babalarına benzeyen erkeklerden hoşlandığı teorisi üzerine Okan ile tanıdığı kadarı ile kızın babasını karşılaştırdı
''ulan zerre benzemiyorlar'' diye düşündü.
erkelerin de annelerine benzeyen kızlardan hoşlandığını düşündü sonra annesini tanıyamadığına içlendi.
eve girdi, hiç bir şey düşünmediği anlardan birinde sızdı.
sabah telefonunda kızdan gelen mesajı gördü mesajda, ''okn sni çk svmiş ne gsl yha.. bu arada cnsece sni sordu kips ;)'' yazıyordu.

2 yorum:

Ballı Süt dedi ki...

Bu hikayeyi bi ayrı sevdim ben, evet evet. Şimdi diyeceksiniz hepsini bi ayrı seviyosun, ne iş bilader? Bırakın yahu şöyle keyifle okuduğum kaç tane blog var yani.

The Oz dedi ki...

ah teşekkürederim ortağım, yaşanmış şu detaylardan yola çıktım: fayton, gülcü teyze ve söyledikleri, köşedeki orospu ve pazarlık eden ergenler yürürken kafamda uzun uzun tasarladım ancak sonuç çok da içime sinmemişti içim rahatladı bir beğenen çıkınca.

not:artık ne biçim bir yoldan yürüdüysem di mi?

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...