5.08.2012

Mim & Röportaj

                                                 temsili röportaj fotoğrafım.

memento mori  beni mimlemiş.
bilmeyenler için izah etmek gerekirse: çeşitli sorulara cevap vermem isteniyor.
bu arada bu memento mori tarafından gelen ikinci mim ilkini yapamamıştım ama bu sefer çok severek yaptım.

1-Çaresi bulunmayan bir hastalığa yakalandınız ve bunun sonucunda yaklaşık 1 yıllık ömrünüzün kaldığını öğrendiniz. Kalan 1 yılınızda ne yapardınız ?
_Öncelikle tıp dünyasına ''afedersiniz ama sizin yapacağınız işin ta *mna koyayım'' derdim.
sonuçta çaresi olmayan hastalık nedir yani? ben buna yakalanmışım bir de..
neyse efendim 1 sene çaresi olmayan hastalıklar için güzel süre,
belki çaresi bulunur bilemiyorum ama ben bu 1 senenin ilk bölümünde beni sonsuzluğa taşıyacak yazılı ve görsel sanat eserleri kaydederdim..
kayıt teknolojileri iyice gelişiyor gelecek nesillere taşınmak lazım.
kalan kısmında da önce cennet vatanımızın sonra da dünyanın geri kalan tüm güzel lokantalarında bulunurdum arada güzelim şarapların etkisi ile yapacağım çapkınlıklarım sonuçlarına da benden geriye kalan ailem çok sevinecektir herhalde.

2-Fobileriniz , takıntılarınız var mı ? Varsa neler ?
_Fobi olma seviyesine gelmese de hamamböceğine ve türlü gelişkin haşerata aşırı saygım var.
Çocukken biraz yüksekten bir de spiral merdivenlerden korkardım.
Ayakkabı numaram büyüdükçe aştım.(o ayakkabılarla pek çok hamamböceğini de katlettiğimi belirtmeliyim)
Son olarak gene fobi sınıfına sokamadığım dişe sürtülen peçete'den tiksindiğimi de bu vesile ile belirtmek isterim.
Takıntı konusuna gelirsek, bir başak burcu erkeği olarak sınırsız takıntılarım vardır ve artarak çoğalıyorlar..İlginç olanlardan biri herhalde tişörtlerimi renk skalasına göre asmam ve aynı nizamda katlayıp dolaba yerleştirmem.
bir de tarçınlı,vanilyalı şeylerden uzak duruyorum..aklıma gelmişken kırmızı giymem..düne kadar şapka takmıyordum onu aştım.

3-Bir sabah kalktınız ve dünyada hiç bir insan olmadığını öğrendiniz, ne yapardınız ?
_Bu bir kere başıma gelmişti ancak insanlığa olan inancımı kaybetmedim,
''nasıl oldu?'' derseniz anlatayım:
2009 öss sonuçları açıklandığı o sıcak pazar günü puanım düşündüğüm ''iyi'' bölümlere yetmiyordu, yine de bir yerlere gitmeye kararlıydım babamla ufak bir kavga ettikten sonra evden dersaneme doğru yürüdüm ve yol boyunca tek bir insan bile görmedim tek başıma olmayı seven bir insan olduğum için sorun etmedim ,zaten insanlardan kurtulabileceğime de hiç inanmamıştım, dersaneme gittim; rehberlik işlerine yardımcı olan Elif hocayı buldum, ne güzel kadındı, o da o gün de çok güzeldi..
4-Dünyayı dolaşmak isteseniz hangi ülkeden başlardınız ? Neden ?
_Aklımdaki dünyayı dolaşma planı yakın olması sebebi ile Yunanistan,İtalya,İspanya gibi Akdeniz ülkelerinden başlıyor sonra pek sevmediğim Fransa üzerinden Almanya,Belçika, Hollanda yapıp Büyük Britanya'da çokça zaman geçirdikten sonra Güney Amerika topraklarını gezerim diye düşünüyorum, turun sonu herhalde Asya ve Hindistanda biter.

5-İtiraf edin prens/prenses e dönüşür diye kaç kurbağa öptünüz ?
_Öpmedim, diye düşünüyorum ama henüz kendim de farkında olmamış olabilirim çünkü: tanıdğım insanların potansiyellerini de farketmeye çalışan biriyim,  fakat şunu söylemem gerekiyor ki kadınlara prenses gibi davranılması önemli bir şey olsa da ,kadınlar prenses olmasınlar görüşündeyim.
neden derseniz?
prenses dediğimiz şeyin anası babası kral-kraliçe falan oluyor yani bu prenses hayatın gerçeklerini bilemiyor; mesela siz hiç çok güzel pilav yapan prenses gördünüz mü?
Normal kadın çok güzel pilav yapar. İşte o kadına prenses gibi davranılır.
Kendi küçük dünyamızın prensesi olur.. hatta uygun romantiklikte yemekler yenmeye devam ederse direkt Cumhuriyete kadar gelebiliriz.

6-En son yaşadığınız küçük düşürücü , unutamadığınız olay ?
_En son yaşadığım küçük düşürücü olay, sanıyorum bir sarhoşluk anımdı, sanıyorum diyorum zira sarhoştum pek hatırlamıyorum fakat sarhoşken dönüştüğüm kişiyi hele de istanbulda
dönüştüğüm kişiyi sevmiyorum Antalya sarhoşluğu biraz daha aklımdakine yakın ve sevecenlikle geçiyor; sanıyorum aradaki nüans metropol ve Akdeniz kenti arasındaki nüans.

7-Asla yanınızdan ayırmadığınız 3 şey ?
_Asla yanımdan ayırmadığım 3 şey sorusuna karizmatik cevap vermek isterdim ama şöyle düşününce 3 numara miyoplar için olan gözlüğüm, cüzdanım ve anahtarım sonuçlarına ulaşıyorum ama soruya ''fikirlerim, özgürlüğüm ve karakterim'' cevabını da verebilirdim.

8-Hayatınızın bir kitap/ film olmasını isteseydiniz hangi kitap/film olmasını isterdiniz ?
_Açıkçası var olan bir yapım olmasını istemezdim zira bu tip yapımlarda gerçekçi kurgu karakterleri çok severim ama Fatih Akın, Wes Anderson, Ezel Akay gibi isimlerin yapımlarında hayatımdan akılda kalıcı bir yan rol olarak bahsedilmesini isterdim yahut bir Orhan Veli şiirinde ki bahsedilmek hoş olurdu o şerefe ulaşmış babamın amcası vardır, o da bambaşka bir hikaye.
bir de ünsüz bir ressam olan kuzenimin çizdiği bir iki portrem var onlar sayılmaz herhalde.  (Gülüşmeler)

9-En yakın arkadaşınızın bir uzaylı olduğunu ve sizi ilk denek olarak kendi gezegenine götüreceğini öğrendiniz, ne yapardınız ?
_Öncelikle en yakın arkadaş konusunda eksikleri olan bir insanım o yüzden soruyu en yakın arkadaşlarım olarak değerlendirip uzaylı sayısını da katlıyorum.
En yakın arkadaşlarımın uzaylı olduklarını düşündüğüm zamanlar zaten çokça olmuştur, denek olarak da beni götüreceklerse çok sesimi çıkarmam herhalde zira onlar benim ''uzay tarihine adım geçsin'' gibi olası cins isteklerimi zaten öngörmüşlerdir.

10-İsviçreli bilim adamları görünmezlik hapını buldu ve siz bu hapı kullanan ilk kişisiniz. Hapı kullandıktan sonra yapıcağınız ilk şey nedir?
_Benzer bir konuda fikrimi bir sözlükteki ''görünmez olunca yapılacaklar'' başlığına yazmıştım, fikirlerim aynen devam ediyor.
görünmez olan kişilerce önce sosyal, psikolojik, cinsel vb. tatminlerin sağlanacağını ve daha sonra da görünür kılınmaya çalışılacağını düşünüyorum, günümüzün dünyasında son 25 senedir bir görsel imaj olmak, var olmakla neredeyse eşit tutuluyor.
Gözü gönlü ne denli tok bir insanlar da olsak toplum tarafından fark edilip değerlendirmeye hepimizin ihtiyacı var.

şarkı

5 yorum:

memento mori dedi ki...

ahahah. cevaplar tam senlik olmuş bence.

hepsine ayrı ayrı yorum yapacağım vakit bulduğum bir zaman ;)

The Oz dedi ki...

gözümsün B)

The Oz dedi ki...

gözümsün B)

Ballı Süt dedi ki...

Ooo ünlü blogır Eob'un beklenen röportajını da okuyabildik sonunda. "Gülüşmeler"e de kahkahamın eşlik ettiğini söylemeden geçemiyciğim.

The Oz dedi ki...

teşekkür ederim efendim kahalarınızın eşliği bizim güneşimizdir.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...