3.12.2007


Yeni uyanmış halimden biraz vakit geçmişti ve oturuyordum. Misafir evlerinde erken kalkmış insanlar kadar boştum. Bir anda telefonum çaldı açtım kardeşini ziyaret için evlerine gelecek insanların evlerinde çeşitli arkadaşlarla ufak çaplı bir toplantı ve sohbet ortamı oluşturacaklarını ve benide aralarında görmek istediğini gayet yavşak bir dille anlattı biraz gülüştük. Tamam dedim gelirim. Sonra sabah programlarına bakındım.Ardından bir daha çaldı telefon açtım
''Sen geliyor musun?'' dedi ''e çağırdı gelicem artık'' dedim. ''Tamam iyi'' dedi kapattık.Telefonda uzun konuşamıyorum bir kez daha anladım.
Daha vakit olmasına rağmen yavaş yavaş hazırlanmaya başladım.''Anca biter.'' diyordum.Üzerinde şeytan resmi olan mor tişötrümü giydim tişört kalıp ve şekil itibariyle şu dünyadaki en harika tişörtlerden birisiydi ayrıca incecikti ve kesinlikle terletmiyordu.Şortuma baktım güzel bir şorttu ama ''üzerime mi yapıştı lan bu'' diyerek pantolon giydim. Kendime giyinik bir hava yaptım. Sırada ayakkabı vardı aile ortamına ''yırtık pırtık converse olmaz'' diyerek en derli toplu ayakkabımı giydim. Onu uzun süredir giymediğim için özel yerlere giyiyor gibi oldu çok düşünmedim.Sakalıma baktım ''o kadarda değil lan'' diyerek aynen bıraktım. Mor tokamı takıcaktım ancak daha güzel bir yerde olduğu aklıma geldi. Yeşili taktım saçlarımı sol kanat futbolcuları topladım sarı tokamda yanımda olduğuna göre tamamdım.
Telefonumdan saate baktım benim anca biter dediğim hazırlanma fasılı 4 dakika gibi bir sürede bitmişti erkenden gitmeyeyim diye içeri gidim bitmeyen programa sabah sabah seda sayana falan baktım bi kaç klip izledim sıkıldım ''e otobüs gelmez zaten şimdi'' dedim ve çıktım evden merdivenlerde bir elimde çöp düşündüm.ulan ben az önce ''e çağırdı gelicem artık'' gibi mecburen gidiyormuşcasına cümle kurmuş insanım şimdi ayaklarım g*tüme vura vura gidiyorum dedim.bunu dedikten sonra yürümemde bi yavaşlama oldu. Çöpü gülle atıyormuşcasına uzaktan attıktan sonra durağa çıktım.
Durağa çıkmamla beraber otobüs karşıladı beni kapısı açıktı aynen daldım oturdum bindiğim bu otobüs tam evlerine yakın geçmeyen evlerine varmak için biraz yürüten bir otobüstü olsundu yürürdümdü...
''Durakta pekmez yala yala bitmez'' diyerek indim otobüsten karşımda antalya'nın en eski üstgeçitlerinden birisi vardı.Metal bir üst geçitti bu dan dan diye ses çıkartarak geçtim üst geçitten kısa mesafeli yolumu yüyürken ''ulan hasta yanına gidiyoruz bari bir şeyler alayım'' dedim sağa sola bir şeyler aranır gibi baktım. Bir şeyler aranır gibi bakmasaydım bi kaç kişi laf atabilir onları dövmek zorunda kalabilirdim zira...derken bir oyuncakçı göründü ve benim aklıma yüz yılın ölmeyen oyunu tetris geldi hemen sordum çok makul bir fiyat önerdi fiyatta anlaştık aldım baktım pili yok ''o ne kadar?'' dedim daha makul bir fiyat önerdi hemen onuda aldım ''hediye paketi olacak'' dedim yüzü biraz düştü ama yaptı sağolsun. Elimde çizgi film karakteri baskılı naylon poşetim poşetin içinde hediye paketli tetrisimle adımlarımı daha bir özgüvenli ata ata yürüdüm caddede.Yürümem çok sürmedi vardım geldim eve dayandım kapıya açtılar hemen. Saolsunlar.Bir bir çıktım merdivenleri baktım bana açık kapı bırakmışlar.Halbuki tam vaktinde gelen misafir olarak kapılarda karşılanmayı bekliyordum 'neyse dedim işleri güçleri vardır. Sonuçta içeride yeni amelliyat olmuş insan var dedim içimden demeyi unutmuşum herhalde bir anda geldi. Vay hoşgeldin aman hoşbulduk diye buyur etti içeri.Aldığım hediyeyi kardeşine verdim ailecek pek sevindiler.belli etmediler ama sevindiler.Ardından yusuf,''ben bu oğuzu çok seviyorum tam vaktinde geliyor hediyesini alıyor çok düşüncelidir.'' dedi ben kendimi biraz yaşlı hissettim zira cümleden de anlaşıldığı üzere yaşıtlarım pek böyle şeyler yapmıyor.adeta dana gibi yaşıyorlardı arkadaşlıklarını.annesi bu cümleden gaza gelmiş olucak bana yüklü bir miktar karpuz dilimi verdi ancak sehpa vermediği için tek elimle tabağı tutup tek elimdeki çatal yordamı ile başladım karpuzu yemeğe. Güzel güzel yerken bir damlası koltuğa döküldü o damlanın düşüşünü izlerken ''boşver canım karpuzun yüzde doksanı su zaten'' gibi klişe bir söylemde bulundum.Ben böyle şeylerle uğraşırken o eline üç telefon birden almış geç gelen arkadaşları ile iletişim kurmaya çalışıyor ehliyet sahibi olmasından kelli ''alayım sizi arabayla'' diyordu.
Kapı çaldı gelen genç irisi kuzenimdi. Tam bu esnada bizde çeşitli sağlık gereçleri almak üzere ayakkabılarımızı giymiş aşşağı iniyorduk. Kuzenim gelmedi. Artık o,ben ve babası vardık bu halimizde kuzenimi baya gözümden düşürdü. Çeşitli trafik hallerinin ardından eve geldik. Eve gelmemizle birlikte telefon çaldı. Hararetli hararetli konuştu. Tamam dedi kapattı.Ne oldu dedim (artık her işe burnumu sokma yetkisin kendimde görüyordum çünkü)'' şurdalarmış,alıcakmışız'' dedi. O gazla ''e hadi gidelim'' dedim tamam dedi. O esnada genç irisi kuzenime baktım canı siyah gömlek giymek istemiş gereksizce giymiş. Buda yetmezmiş gibi ben ev sahbinin oğluyum kızlı erkekli ortam yapmaya geldim gibisinden evin içinde dolanıyordu.Islattığı elleri ile ne uzun ne kısa saçlarnı geriye tarayıp şekilden şekile giriyordu.Utanmıyordu,bende utanmıyordum ama eğdim başımı içeride çıkardığı yırtık converselerine baktım,sonra dışarda çıkardığım ayakkabılarıma baktım. Tiksindiğimi belli etmek üzere bide genç irisi kuzenime baktım.Tiksindiğimi belli etmeyi unutmuşum boş boş bakmayayım diye ona yetişmek için ikişer ikişer atladım basamakları.
Mahalle içi biraz yürüdükten sonra kızları aldık. artık 3 kız 2 erkektik bu her koşulda süper bir durumdu kızlardan birisinin benim sevdiğiceğim olması duruma ayrı bir gzüellik katıyor çikolata soslu çikolatalı dondurma gibi oluyordu.Bakkala uğradık kola aldı ''bu yetmez'' dedi bi daha aldı. ''Bu yetmez'' derken bana mı baktı?, anlamadım ama alınmadımda zira ben aileye övülerek anlatılan insandım.Bütün şişeyi içeme yetkim vardı.
Artık bir gurup insan olmuştuk salona buyur edildik bu sırada diğer arkadaşlar için telefon bağlantıları devam ediyor ben sonradan gelenleri ayakta selamlıyor sayılı hallerden saygılı hallere uçuyordum.İşte bu uçuş esnasında dikkatimi çekti gelenler geliş amaçları olan kardeşi ile benim ilgilendiğim sürenin onda biri kadar bile ilgilenmiyorlardı.Oha dedim ben içeride karpuz dökücek kadar hatta bacağındaki aparata bakıp ''bundan robocopta vardı ne süperdi o? ve ''kaç para bu alet?'' geyiklerini yapıcak kadar uzun durmuştum
Ben kimse gelmediği için mi durmuştum?,
Oturduğum koltuk mu çok rahattı?,
Karpuz mu çok lezizdi?,
Koltuk rahattı belki ama karpuz biraz kelekti. Kimin gelip gelmediğide önemli değildi.Zaten kimse yoksa bile annesi ve komşusu muhabbet ediyor,ben arada onları dinliyor arada televizyonda açık olan sabah sabah seda sayanı izliyordum, ,''Ben böyle bir insanım lan'' diyerek kendime, kendimi övdüm ''sonra çok övme lan artiz, G*tün kalkıcak'' dedim birazda diğerlerine sövdüm.
3 kişi hariç hepsi sınıf arkadaşı olan bu insanlar sınıf videolarını açıp izlemeye başlayınca sevdiceğimin yanında olması ve onunda bu 3 kişiden birisi olamasının verdiği huzurla içim geçmiş,uymuştum.Uyandığımda genç irisi kuzenim ve o saçlarını geriye taramış ''ehehe, pıhaaa hüheee'' diye gülüyorlardı onlara tiksinerek baksamda ''bak o öyle olmaz'' diyerek ideal şekli verdim saçlarına. birde resimlerini çektim galiba.
Ardından insanların doğal olarak gidesi tuttu. Uyumlu bir insan olduğum için hep beraber gitmeye karar verdim.Düştük yollara,o esnada elinde makina ile kendi resimlerini çeken genç irisi kuzenimin çektiği tüm resimlerin kadrajlarına gıcıklık edip bir şekilde girdim.Kendisi genç irisi olduğu için bir resme girmek için zıpladım atletik oldu.
Kimisi evine kimisi denize gidecek olan bu insanlar birbirlerinden ayrışmak için köşe sayılabilecek bir noktada bekleme yaparken ben,suyu sevmeyen evcil bir kedi olarak kararlı tavrımı sürdürüyordum. Sonunda denize gitmeyen 3 kız ve ben kalmıştık. Durağa gitmek için karşıdan karşıya geçiş esnasında ayaklarımı kocaman açarak ve koşarak karşıya geçtim atletik oldu.Biraz salak görünmüş olabilirdim.
Durağa vardık kızların şişe suyundan bir yudum aldım. Bu atletik tavırlar beni yormuştu.
''ben her otobüsle giderim o halde sizin otobüsünüze bineyim'' diyerek otobüs bekleme eylemini sürdürdüm.2 durak sonra inmem gereken yere gelmiştim ''ne güzel uzak mesafeye gidiyorlar lan ben hep uzak mesafeye tek başıma gidiyorum'' diyerek mahalle çevremi düşündüm çok düşünmeden indim otobüsten.Memleketin son teknoloji ürünü yürüyen merdivenli üst geçitlerinden geçtim karşıya yürdüm evime...

1 yorum:

tJ. dedi ki...

(özel istek üzerine)
"bir ara sevdicek kahkahalarla güldü ev sahibi kardeşine dönerek anlatmıştım sana ne güzel gülüyor değil mi dedi. neye uğradığını şaşıran zavallı kız bir daha ev sahibinin yanında rahat rahat gülemedi."

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...