1.09.2010

sabit insan'ın sebatı pek olur.


sakın marks and spencer'daki marks karl marx olmasın.

ağustos ayını hiç sevmediğime karar verdim.
eylül sevdiğim için değil,
eylül sevdiğim için olsa ağustosu da severim çünkü: ağustos eylüle çıkar.
bizde elçiye zeval olmaz.

necla kapak diye birisi ''göğüslerinizi büyütüyoruz'' diye mail atmış,
bir kere ben erkeğim baştan hatalı bu iş.
ayrıca göğüs büyürse komik olur bence büyüteceği şeyin adı meme olmalı.
son olarak da kapak bir soyisim olarak enteresan olmalı.

eylül yağmurla geldi.
baktım istanbulda da bayağı yağıyormuş
antalyada sabah o3:oo sularında esti geçti.

dut ağaçlarının olduğu bölgeye dut bahçesi demek yerine ''dutluk'' diyen insanı bi başka severim ben.

ömrü hayatımda kep atmış bir insan değilim.
gördüğüm en komik kep atış da ortaokuldan mezun olurken kepini okulun çatısına atan kuzenim anıl ç.'nin atışıdır.

şu hayatta çimdirmek diye bir şey varken insan nasıl kendini güvende hissetsin ki.
mesela geçen şarküterici kız fena çimdirdi beni,karşılık olarak ben de ona leblebi attım mı hayır çünkü kuruyemişçi insan sebatlıdır.

ülke dışına çıkan öğrencinin (hele bir de aylardan temmuz ise) facebook'u dolu dolu olur.

2 adım öteye gidememişim blogger konusunda,
hep aynı şeyleri yapıyormuşum,
anca doğan çocuklara isimler falanmış.
bunu şu sıralar inci sözlük diye yanıp tutuşan arkaşım ömer şahin g. söyledi.
zıbamk diye eleştirmesi süperdi tabii.

üniversitemin logosunda sarı zemin üzerine okulumun adı ve kuruluş tarihi beyaz karakterlerle yazıldığı için pek seçilemiyor.
bence biraz fena bu.
ha 1453 yazısını okuyan bir yutkunuyor o başka.

''bayby if you give to me'' sözünün yer aldığı şarkıyı lorke lorke lorke adlı şarkının melodisiyle söylemeyi icad eden arkadaşım onur e.dir.
zaman zaman söyler anarım şarkıyı.

boğazım hafif şiş,
bu sebepten hafif çatallı sesim migrosta anons yaptığımda anonsum ve sanıyorum diksiyonum çalışanlar tarafından alkılşarla karşılandı.
''hah bunu da gördüm'' derken hiç olmayacak şey oldu ve müdürüm ''senin sesin ne güzelmiş'' dedi.
allahtan muhabbet ''patlat bir şarkı'' kıvamına gelmedi zira o cümlenin kurulacağı üniversite öğretimini müzikli alanlar üzerine yapan arkadaşlarım var.
beni yormayın.

''şaştık kaldık afalladık vay canına şimdi yandık.''
''ruhuna sağlık ruhsarcığım ölmemiş.''
güzel diziydi.

çorumda hitit üniversitesi var (naber çorumlu çiğdem s.)
üniversite de hititoloji bölümü yok.
bir de hititoloji dedikten sonra o bölümü bilebilen insan hakikatten güzel bir insan.

ramazanda sık kullanılan ''hayırlı'' kelimesinin refarandum öncesine gelmesi memeleketimin mini mizahçı yöneticilerini kıpır kıpır etmiş.

eskiden rock'n coke vardı ve
ona gidip de bütün sene ondan bahseden genç kızlar vardı yahu.

bu aralar sıkıntıdan alkollü içeceklerin içeriklerini okuyorum da bildiğin şarap gibi üzümlüler hariç şekerli tahıl içiyoruz.
ha bir de çeşitli aromalar ekleniyor bu şekerli tahıllara.
öyle yiyecekler de vardı galiba mavi-yeşil ligth falan.

kablo tv dijital yayına geçiyormuş geldiler bağladılar.
artık 9.kanalda kanal D'yi falan göremiyorum bu yüzden ''bir yandan üzülüyorum bir yandan seviniyorum''.
seviniyorum çünkü tv5, tve adlı kanallarım geri geldi.

iş yerime gelip de beni bulamayanlar kervanına eklelenleri tebrik ediyorum gerçi arkadaşım çiğdem s.'yerine en azından doğru migrosa gelerek bayağı bir yaklaşanlar var.
bu arada çalışırken uzun zamandır görmediğim bir dünya tanıdık gördüm.
demek bazı insanları görmek için çok gezmek,
bazı insanları görmek için ise sabit beklemek gerekiyor.

sabit insan'ın sebatı pek olur.

kızların kısa şort giyme modası geçse de oturmaktan iz olmuş baldır arkası görmekten kurtulsak.

''JÖ'' içinde kalmadan fransızca olmaz.
neresi kibarsa onu da anlamıyorum bir türlü adamlar yıllardır çıkaramadıkları balgamları varmış gibi konuşuyorlar bir dil konusunda burunları büyük.

istabuldan falan bir arkadaşımı antalyada görünce halen çok şaşırıyorum bazen unutuyorum antalyanın turistlik bir şehir olduğunu.
en son sevgili tuğçe e. geldi süper oldu.

yağmur falan size güzel de ben bazen ardından gelen toz toprak kokusunu alamıyorum.

eylül ayı itibatiyle ''asker traşlı kızların'' mevsimi de bitiyor.
yeni sezonda bizleri kulaklıklı bere takmadan dolaşmayan yağlı saçlı tipler ve çok temiz çok elektrikli saçlı kızlar bekliyor.

doğan çocuklara isimler
erkek:grev
kız:lokavt

jpeg. the beatles'ın çizgi filminden.

şarkı tavsiyesi
manu chao - desaparecido (ezbere de söylerim.)

9 yorum:

İnsanat dedi ki...

çizgi film güzele benziyor.

The Oz dedi ki...

çok güzel her bölüm de bir şarkılarını hikayeleştiriyorlar.

ÇOCUK dedi ki...

laylaralaylaylaaaay akçaabat sebatspor laylaralaylaylaaaay akçaabat sebatspor !

The Oz dedi ki...

Çocuk:haydaa

bossa nova dedi ki...

o kadın bana da mail atmış. otomatik pilot kafası.
Ben de çok fena üstüme alınmıştım bi an:)içime su serpildi.

The Oz dedi ki...

terbiyesiz kadın yahu.

zey0zey dedi ki...

lokavt iyiymiş =)))

Turist dedi ki...

iyilikler sayın eob, senden napıyore?

The Oz dedi ki...

zey0zey:teşekkür ederim

Turist: B)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...