23.10.2011

ikisine de eşit mesafedeyim


merhaba,

Bence ''Kim Bilir'' ile Kill Bill arasında ince bir bağlantı var.

enter'ı yazıldığı gibi okuyan insandan kötülük gelmez.

bir kere arkadaşım Onur E. ile liseden çıktığımızda kendi rengi ile ayrı renk kazak giymiş bir adam görmüştük de aklımız gitmişti.

ben böyle soyismin sadece başharfini yazıyorum ama ben bunun Behzat Ç.'den evvel yapıyordum bu da bilinsin.
diziyi de severek izliyorum o başka.

şarkısından anldığımız kadarı ile Çelik,gündüzü gece olup kederlenebilen birisi ayrıca Çelik isminde birinin ''ateşteyim'' diye bağırması nedir?

şu blogger'dan öğrendiğime göre Kütahya ilimizde hemen hemen herokulda çini motifi varmış,
şehre yeni geldiğinizi düşünsenize
x-geldin mi neredesin alayım ben seni?
y-Çinili bi okulun önündeyim...

en güzel öğrenci evi ikramı alt aşofmandır.

street fighter karakterlerinden Zangief,Zangiev adlı kafkas bir dövüşçüden esinlenilerek yaratılmış bu da onun dönerek salladığı yumruklarının bir kafkas dansı olduğunu gösteriyor.
bu arada düğünlerde kafkas dansı yapan insanlar 90ların gizli kalmış nostaljileridir sebebi tabii ki ayna adlı topluluğumuzdan yeni bir ''gurbette yorgun düştüm ve ceylan,hasret tükettim bittim be ceylan'' adlı şarkı gelmeyişidir.

Düzgün pijamalı insan bana güven vermez.

ingilzce klavye ile de çok ciddi bir şey yazılmıyor,
olmuyor işte olmuyor..

arkadaşım Onur E. ile Galatakulesi'nin altında takılıken sağ koluna dev puntolar Michael Jackson yazdırmış bir kız görmüştük,garip biri değildi ama garip gib davranıyordu.

Tivitır insanlar uzun yazı okumuyor diye ve insanlar kendilerini takip edenlerle arkadaşlık bağı kurabilmesin diye var.
magazin figürlerinin işine geliyor tabii.

ülker rondo 50 kuruş olmuş !
cheseecakelisini bulunca alın.

kendi kendine blogger'a giren insan da ayrı candır.

istediği bölümlerin haricinde bir bölüm okuyan bir jenarasyon yetişiyor.
bu durum bir yandan üniversiteye ve üniversiteli olmaya bütünüyle saygı uyandırsa da eğer bu jenarasyon istedikleri işleri yapmazlarsa yani kendilerini gerçekleştiremezlerse çok mutsuz insanlar topluluğu oluşturacaklar.

bir kere kuzenim Y. Sait S. ile eve dönerken ekmeği meşhur bir fırından ekmek almamız icabet etti,a
akşam ekmeği de yeni çıkmış, biraz kuyruk vardı bekledik.
sonra baktım kuzenim ekmeği bir fazla almış
''neden' dedim,''ekmek süper nasılsa gidene kadar yeriz biz bunu'' dedi.
yedik de.
böyle de hiç karizmatik olmayan bir durumu (iki erkeğin kuru kuru 1 ekmek yemesi) hikayeleştirdim işte.

büyük ev ablukada'yı sevmemiştim.

bir kot pantolonumun etiketinde ''denim is dead,long live denim !'' yazıyor.
bunu google'a yazınca fotoğrafını buldum.


devlet yurtlarında kız öğrencilerin saat 24:00'dan sonra bina dışında (yurt bahçesi gibi sosyal alanlarda) olmalarının yasak olduğunu biliyor muydunuz?
benim kaldığım yurdun karşısı ülker fabrikasıydı,sabah sabah bisküvi kokusu ile canımızdan can alırdı.
gidince ikram ediyorlarmış galiba ama gidilmedi tabii.

bu arada,
çamaşır bulaşık yıkayan üniversite öğrencisi ile yıkamayan bir değildir.

insanların bir şeyi anlamadıkları an, bazen çok sempatik bir an.
normalde insan hep o anda olsa olmaz ama bir şeyi siz söylüyorsunuz o anlamıyor falan..
hep iletişimsel şeyler bunlar.

bir de
nar çiçeği rengine de ''kırmızı'' diyen ile demeyen bir değildir.
''kırmızı lan işte..''

sigaraböreği'nin rakibi zeytin yağlı yaprak sarma.
ikisine de eşit mesafedeyim, ikisini de beğenirim ama deli gibi yemem.
yahut ''şimdi olacaktı var ya off'' diye anlatmam.

şu taşınabilir ama dev hard disklere de alışamadım.
çok cigabayt !


''çok yaşa''nın şiiri

o kadar çok hapşuruyordu ki
vücudu mikrop tutmuyordu
bu sayede de hiç hasta olmuyordu
fakat o kadar hapşuruyordu ki
herkes onu hasta zannediyordu.

eti'nin iett'ye sponspor olmasını bekliyorum,
akbil basan herkese bir eticin verseler kafi..

Beyaz peynirli ve domatesli tost kadar dil yakan bir lezzet var mı ?
kekiksiz olmaz ama kekiği pişmeye yakın yahut piştikten hemen sonra atmak lazım öteki türlü volkswagen.

şarkı tavsiyeleri
kylie minogue - in your eyes
the kooks - mr. maker
the raconteurs - steady as she goes

Fotoğraftaki otobüs adidasa ve volkswagen'e ait.
alın da binelim.

4 yorum:

bossa nova dedi ki...

beyaz peynirli domatesli tost <3

yurttan nefret ederim. Yurt giriş saatinden daha çok nefret ederim.
EVCİ çıkmak lafından tiksinirim.

BU yüzden bir kez evci çıktım ve bir daha dönmedim yurda hahaaaayt!

The Oz dedi ki...

of evet ''evci çıkmak'' yahu...ev güzel evde beyaz peynirli domatesli tost bile yapılıyor hem olursa kepek ekmeğine.

ballı süt dedi ki...

Meerabaa. (mutluluktan sesini kontrol edemeyen el sallamalı bi merhaba bu.)

"Şu blogger" burada özne görevinde, evet. :)
"Çok yaşa"nın da şiirini okuduysam şapkamı çıkarır ve buradan giderim efenim.

He şunu da söyliyim, burada akbil'e kart43 deniliyor. (Kütahyalıların çok yaratıcı insanlar olduğunu bir kez daha görme adına verilmiş bir örnekti bu, teşekkürler.)

The Oz dedi ki...

merhabaağ,
kart43'e ''hıss hıss hıss'' diye güldüm.
(malum hapşuruklardan)
bence bunu yapan elemanın kesin kart43@hotmail.com'u da var.

teekkür ederim şapkalı kızlardan korkarım,çıkarttığın iyi olmuş
gerçi güzel şapkaysa kalabilirmiş de kararısızm..

saygılar,sevgiler.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...