2.07.2010

Nispet Yaparca ile kaş gezisi.


hop uzun zaman sonra blog.

gün gelecek eşyalarımızı kişiselleştirme olayı kendi kimlik rengimizi seçebilmeye kadar varacak.
o çok fena olacak.

beyoğlundaki evimize en yakın bakkalın ne dediğini bir türlü anlayamıyoruz süper oluyor.
bir de sadece 10 kuruşa satılan bir cips var (okul önü cipsi) ona bitiyorum.

yaz gelir saç kısalır.
imaj gider dostluk kalır.

''Pikap Hulisi Görey'' dedi Ersan abim.
İhbap ustaya göndermeli.

başıma bu da geldi yolda blogger gördüm.
gerçi kendisini blogger olarak değil bir tanıdık,bir arkadaş olarak görüyorum.
demekki yolda gördüğüm arkadaşım aynı zamanda blogger olunca bu denli şaşırabiliyormuşum.
yoo aslında şaşırmıyorum arkadaş çevremin yarısı blogger zaten
ama evvelinden arkadaştık onlarla.
hah işte yolda gördüğüm blogger'ı blogger olarak tanımıştım.
neyse efendim yolda karşılaştığıma pek memnun oldum.
kendisine ''saçların değişik olmuş'' dedim. beş dakika sonra aklıma geldi aslında kötü bir laf etmiş gibi oldum.
buradan diyeyim o nasılsa kendini biliyor( hep bunu yazmak istemek) saçlarınızı beğendim efendim.
''merhaba'' ben sana dostum benden sana zarar gelmez anlamındayımış.
daha öncede yazmıştım buraya da işte yukarıda bahsettiğim olay vuku bulurken aklımdaki bi kaç şeyden birisiydi.
zira bahsi geçen şahıs mevzuya direkt ''merhaba'' söylemiyle girdi
aklımda bunun gibi şeyler varken bir elimde 450.cl diet kola diğer elimde ise 9 yaş kardeşim vardı.

pamukkale seyahatten bir adet teknobüs bilet rica ettim hepsi teknobüs dediler ve biletimi kestiler ancak bindiğim otobüs teknobüs değildi ve son sefer olduğu için başka bir otobüse kaydırma yapamadılar.
yolculuğum berbatovic geçti yani.
durumu internet aracılığı ile genel müdüre ve ekşi sözlüğe sinirle ilettim.
(müdürüm bi bakıcan mı? kim bakıyo buraya gibi)
sağolsunlar aynı gün telefon ile geri dönüp özür dilediler ve görevlinin yeniden eğtime gönderileceğini söylediler.
tamam dedim mühim değil.
sonra ekşi sözlük yazarı mısın dediler?
he dedim ben yazdım yabancı değil.
tamam dediler kapattık.
sonra durunamadılar galiba 1.5 saat sonra bir daha aradılar genel müdürlük de onları aramış bir daha ki yolculuğumda beni misafir edeceklermiş.
telefonda durumu olgunlukla karşılasam da telefonu kapattıktan sonra vaziyeti mahallede gezinen bir kaç küçük çocukla beraber çaça yaparak kutladım.
ben çaçayı bıraktığımda esanaf abiler süper figürler sergiliyordu mahallede.
biraların ve evde yapılan pişilerin su gibi aktığı şenlik tam 3 gün sürmüş.
(tamam hikayenin sonunu abarttım biraz.)

göğsüne annesinin adını yazdıran adını adletmek istemediğim arkadaşım'ın bence artık kızlardan yana pek bi şansı kalmadı.
gerçi diğer dövmeleri kotarır belki durumu.
lan bu adamın küpesi falan da var.
üstelik eskiden yoktu bu özellikleri
bildiğin bizim ortamın içinde ''sirseriğ'' tipli birisi oldu bu eleman.
vay gidi.

antalyanın giderek daha güzel olan mekanı
BademAltı

sonunda istiklaldeki süper güzel gibi ama değil gibi olan dergici kızlara dünyayı böyle daha güzel bir yer yapamayacaklarını düşündüğümü anlattım.
ondan sonraki bir gün de agrasif bir güzellik yerine güzelliğini sempatiklik ile harmanlamış olan bir kıza bu durumu ağzmımı bile açmadan anlattım sonra kendimce erotik sandığım bir ses tonu ile kolay gelsin dedim. kafasını geri uzatarak teşekkür etti.
canım benim.

antalyadayım.
haliyle ''gari,voyn'' gibi kelimeleri havalara saçıyorum.

bir adamın babası için mahallede kısır denmiş olsun.
bir adamın babası düşünmediği halde mahalleye nispet olsun diye çocuk çalışmasına başlasın ve başarsın
aynı zamanda da nifus memuru bu adamın ''yakarca'' olan soyadını ''yaparca'' olarak kaydetsin.
oldu mu size ''Nispet Yaparca'' adlı vatandaş.

mekdanıldsın patatesin yanına verdiği bi toz var o varya
bildiğin hazır domates çorbası.

arkadaş ne piyaz yendi be!
oh yaradı vallahi.
antalya usulü piyaz yiyoruz etkinliğimizin 4.sünü yaptık.
1 saat rötarlı başlayan organizasyon gayet eğlenceliydi.

kanal d logolu kupam var benim.
kupa dediğim de bildiğin bardak.
neyse çaktırmamaya çalışıyorum ama içten içe çok eğleniyorum onunla.

sözlerinde ''gudubet'' kelimesi olan şarkı:
ayyuka'nın havada bir hinlik var şarkısı.

holidey tatuu olayına mı girsek.?

bir insanın hoşlandığı olması süper bişey diğerleri başka oluyor çünkü
bilmeyen biri diyor o senden hoşlanıyor o da ona diyor ki ''sevgiliyiz biz''
bak bak müeseseye girilmiş şimdiden.
sonra diyorsun ki aramızda sevgili olan var mı ?
aynı kişi diyor ki evliyiz biz
kocayın lan bi yastıkta
(hem fakirlik, hem çirkinlik kocamak nedir ya bak..)

''istanbul üniversitesi:çocuk üniversitesi'' yazıyorsun ya internet sitene
zerre sevgim kalmıyor sana
halbuki çocuk seven insanım ben.

piyaz organizasyonumuzun aftır partisinde arkadan birisi ''italyanlar ben yanlamam'' dedi gecenin açılışını yaptı.
gerisi geldi tabii esprilerin
dünya kupası tadında.

bu yaz güzel güzel kaş'a gidilir yahu.

çalışmak kelimesindeki ilk harfini at.
işte çalışmayı o şekilde alışkanlık haline getirenler vardı ilkokulda falan.

ıslanmış ekmeğe hiç dokunmak istemiyorum ben.
gerçi ıslak hamburger diye bişey var.

Bülent Polat adlı oyuncuda g.saraydan beşiktaşa geçen futbolcu tipi var.

öss denemesini şekilli dolduran umarsız genç canımı çok çektiriyordu.
falza kağıt alıp aynısını yapmak istiyordum.

uzun zamandır yazmıyordum
hasretlikleri umarım mutlu edebilmişimdir.
hepimize afiyet olsun.

şarkı tavsiyesi
Ayyuka - Ümitsiz Aşk
(şarkının aslı orhan gencebay'ındır.)

doğan çocuklara isimler
erkek:tahinli tarator
kız:çandır Fasulye

grafik bana aittir
kızı tanımam.

6 yorum:

adını şeyetmediğin arkadaşın dedi ki...

ulen kızlar bana hasta sen daha ne diyorsun. karizmam yeter V)

The Oz dedi ki...

B)

bossa nova dedi ki...

ben sana dostum benden sana zarar gelmez Oz:)
Teşekkür ederim efendim değişik saçlarım olduğunu söyledikten sonra "ama güzel olmuş" dedimiştiniz zaten fekat unuttunuz heralde B)
A ben kendimi bilmişim cevap bile vermişim!

bossa nova dedi ki...

Söylemeden edemiyciğim kardeşin pek bir güzel, gözlerini çok beğendim:)

Captain Blues dedi ki...

Alma oğlum o cipsi, alma içinde ne var kim bilir, ya da olması gereken ne yok...

The Oz dedi ki...

bossa nova:farkettiğiniz üzre şair kafası var bende dalgınlık diz boyuymuş efendim kardeşimin gözleri için de teşekkür ederim o da eder herhade.

Captain Blues:o cips'in içerisinde zararlı bişey olması için o cipsin daha pahalı olması gerek.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...