22.06.2011

kill them all


merhaba okur,
hayat ne garip,
olsun seviyoruz.

bilenler bilir eskiden ''haşırt the black board'' vardı.

Amy Winehouse çok içmiş istanbul konserin iptal etti,
olan canımız kanımız ön grup oi va voi'ye oldu.
hayır, yıllarca yüzde 80-85 alkol içeren duman topluluğunu deli gibi dinledi bu halk..ne olacak

şimdi sıkılmadığımı söyleyemem
ben olmak zor
ama o olmak daha zordu
onu artık pek görmüyorum
ne yapıyor hiç bilmiyorum
umarım o olmak en azından onun için daha kolay hale gelmiştir.

bir gün ben olur da nişanlanırsam bilin ki ateş etme şakası yapacağım.
tipim belli etmez ama ben böyle birisiym şaka buldum mu doğru zamanı bekler yaparım.
damat olup da bir kayınvalide, kayınpeder bunları kah kah güldürmezsem olmaz.

hiç tanımadığımız insanlarla konuştuğumuz ikibinliyılların başında ben zaten pek kimseyle konuşmuyordum..hindi gibi düşünüyordum.
fakat
o yıllarda karşılaşılan
hiç tanımadan konuşup da beğendiğiniz birinin tipi hakkında fikir yürütmek acayip birşey olsa gerek.
bugün bu tip durumlar internet sözlükleri gibi rumuzlu sosyal ortamlarda yaşanıyor. istiklal caddesinde eski sevgili gördüysem ve ses etmediysem bazı şeyler tamamdır bende.
ekşi sözlükte taksim başlığına ''binlerce eski sevgili ile dolu mekan'' yazan da benim.
mekan ne lan sanki taksim koca bir kafe ancak şunu itiraf edeyim ''küçük beyoğlu'' denilen yer ilk açıldığında ben istanbulda yaşamıyordum ve haliyle nedir ne değildir bilmiyordum, kendisini Antalya gece kulüpleri gibi onlarca barın bir arada olduğu ama tek müzik yayının yapıldığı bir yer sanıyordum ki hiç öyle bir yer değilmiş.
güzel bir yer de değilmiş 2 kelime konuşulmuyor sırf trip.
bu arada Antalyada büyümüş ve istanbulda hayatına devam eden bir kaç arkadaşım ile kış mevsimlerimiz istanbulu kötülemek ile geçiyor lakin istanbulun haziran ayı falan da iyidir. galiba hiç tanımadan konuşup da beğendiğiniz birinin tipi hakkında fikir yürütmek acayip birşey olsa gerek.
bugün bu tip durumlar internet sözlükleri gibi rumuzlu sosyal ortamlarda yaşanıyor.

kadınların bu yaz kıyafeti şu bel lastiği göğüsaltında biten pijamamsı kıyafetler olmasın !

benim okuduğum dönemde sanıyorum üniversite öğrencilerinin olayı birşeyleri beğenmeyerek var olmak.
''şu ders kötü, o bölüm saçma, bu kız çirkin, o eleman jigolo tipli,türkiye saçma bir yer,yemekhane pis,kantin fena...'' benzeri cümleler günlük sohbetleri bu tip dedikodusal yargılar oluşturuyor.

üçgen sandviç çirkin bir şey bence.
ekmek arası havası yok.

ben blogumu gizlice okuyan insanı çok seviyorum.
benim blogum var okuyun diye pek paylaşmıyorum lakin çeşitli profil sayfalarımda da yazıyor kendisi.

yunan rakısı ouzo'dan sonra japon rakısı sake'yi de deneme şansına eriştim şöyle söyleyeyim sake: ouzo'ya ve türk rakısına gör daha farklı,
sake internette yazdığı gibi beyaz şarabı andırıyor.
ve sert bir rakı da değil,
şişesinin üzrinde plastik bir tas var ondan içiliyor
zaten o da tematik ancak keyifsiz..

bazen çok yüksek bir yerden güneşte terlemiş bünyemi tuzlu akdeniz suyuna bırakmak istiyorum..
altımda eski adidas siyah mayom olsun
olursa gönlümde de bir dişi...
.sudan çıkmış, saçlarımızı geriye atmış hallerimiz ile arada alınlarımıza kaysın gözlerimiz..

o değil de bir yaza merhaba partisi vardı o ne oldu o?

Münevver Karabulut cinayeti sandığımdan çabuk unutuldu
okula gittiğim tramvay önünden geçiyor istanbul çocuk mahkemelerinin katil'in oraya getirilişine denk gelmiştim.
''çocuk insan öldürebilir mi acaba?'' diye düşünürüm bazen o güzel binanın önünden geçerken?

klavyeledeki tab tuşu hep bir başkadır benim için.
bir de shift

Hindistan Cevizini bariz sevmiyorum,süper bir teyzem kek yapmış bir dilimden öte yemedim arkadaşım yusufhan d. bana şu yeni frutare dondurmanın hindistan cevizlisini almış tadında dahi bakmadım,tadına baksam iyiydi ancak frutare'nin ananaslısını yedim çok ananaslıydı,muhtemelen o da çok cevizli çıkacaktı.

George Harrison'un
Bob Dylan, Jeff Lynne, Roy Orbison and Tom Petty ile takma isimler alıp The Traveling Wilburys isimi ile bir müzik topluluğu kurması.

dünlerden bir dün.
gereksiz bir çarşamba sabahı.
su içmeyi unutup da çıkıp evden.
içimde o lanet kurulukla bakkala zor vardım.

bardak altlığı nedir?
yancı desen hiç değil..
ancak biriktirmesi keyiflidir.

nasıl brezilya-arjantin gezesim var oranın vatandaşı olursam türkiyeye futbolcu olarak dönerim nasılsa.
güzel sağ bek falan olur benden yahut ''savaşçı ortasaha''

istiklal caddesindeki ritim isimli mekanı bazen eve oradan gittiğim için resmen unutmuşum.
50cl fıçı tuborg bira 5 lira bakın Tuborg biradan bahsediyoruz.
çerez tabağı da 2 lira ama canavar gibi tabak yani...

yeri geldiğinde ispanyolca hepsini döver.

gece gece sevdiğin kızın mahallesine gelip de ''uyumayın lan'' diye bağırmak ne olaki?

peki ya ''bir bardak su, sezen aksu'' sözüne sahip çocuk tekerlemesi.

arkadaşım Fahrettin A.'nın facebook iletisi: ''bir insanı iki şey ayakta tutar biri sağ biri sol ayağı.''

kimsenin gönlü boş değilken yahut ''gönlüm boş'' demek şekilsizlik gibi olmuşken bu kadar insan nasıl 'birbirini' buluyor ?
e hani hepimiz bir başkasını seviyorduk ne oldu ?

vişne reçeli gibi sevgilim olsun daha ne?

aynı göğe bakmasak da aynı google'a giriyoruzdur herhalde.

spor salonlarına giden öğrenci arkadaşlarıma ''yorulmaya para mı verilir'' diyorum.

hepsini geçtim iran konsolosluğunun istanbulda harika mimarili bir binası var görmeyen yanar.

porleo'nun egzotik kuruyemiş paketi var kuruyemiş satmış biri olarak diyorum ki paraya kıyın alın yiyin ''şu ahir ömrümde brezilya fındığı yemedim'' de demeyin

seneye 93lüler geliyormuş üniversiteye onların arasına 94lüler de karışır şimdi..iyice dede kaldım..onlar bilmez eskiden kontenjanlar falan böyle yüksek değildi üniversiteyi onlar gibi tek seferde kazanan yoktu..

karar alınsın gelecek sene bodrum-kaş-göcek-marmaris falan övülmesin gelecek sene de doğu vilayetlerimizdeki süpersonik yerler övülsün ne bileyim şekilli zeytinyağı yiyip şarap içe içe zaten cırcır oldu entel tatilci milleti.

şener şen son bir kez daha kolpacı-çakal adam rolü oynasa bari.

Atilla Taş ünlülüğü zorlamasaydı ''bir zamanlar Atilla Taş vardı abi'' lafı ile nostaljik ve güzel hatıralanacaktı
ama şimdi sihirbaz sırrı ifşa eden az ünlü adam oldu...

arkadaşım çiğdem s. ''hırslısın sen ve bu iyi bişey.'' dedi

Love Metal akımı bittiği iyi oldu zaten emolar kekocanlardan aldığı yerini apaçi denilen kitleye bıraktı...barzo,kıro,cix,tiki...
ne kadar çok kavram var değil mi?
evet onları kötülemek,kötüleyenlere kendilerini iyi hissettirior.
ha kötülenmeyecek bişey mi hayır o başka.

ikea'ya gidip 1 tl'lik kafe bardaklarımızın devamını alasım vardı.
gidilmedi sonra ev arkadaşım fatih y. ile beraber ''ikea aslında fukara işi lan bizim ülkemizde bir bok sanıyorlar'' geyiği yaptık.
aynı geyik önce mc donalds için sonra converse için yapılmıştı.

merhaba doksanlar jenarasyonu marty mc flay'ı hepimiz seviyoruz di mi?
jonny be good tonigth..

Burcu Esmersoy pizzacı reklamında güzel olmuyor.

The Beatles'ım giydiği tüm takım elbiseler harika değil mi?
bir replikası olsa da giysek.

şimdilik bu kadar.

imaj bana ait.

6 yorum:

ballı süt dedi ki...

Blogu gizlice okuyan insan candır.
"şener şen son bir kez daha kolpacı-çakal adam rolü oynasa bari." kesinlikle katılıyorum. Tospişleri de besledim. Haydi eyvallah.

The Oz dedi ki...

teşekkür ediyorum, ben kendilerine ''topiş'' demesem de sen diyebilirsin tabii 8)

ballı süt dedi ki...

Topiş değil yahu, tospiş. Tospağalara sevgimi verince isimlerini de değiştirdim tabi ben. Onlar da sevdi zaten, bak nası mutlular. :)

The Oz dedi ki...

a yanlış okumuşum ben neyse o zaman onların soy isimleri topiş olsun ben bir ara onlara ön isim de takayım.

Turist dedi ki...

"arkadaşım Ç.S." siz yazılarını artık okuyamaz oldum, küçümsedim.. Beni çok şımarttın, mucurdum.

The Oz dedi ki...

ehehe bir anda alıcam havanı daha dur sen ayrıca arkadaşım ç.s değil arekadaşım Çiğdem S. yazarım ben.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...