2.06.2011

Kimyon Kokulu Ruh


selam,n'aber?

iett'nin erguvan renkli otobüslerini sanırım sarı renklileri çok istedim diye sevmiyorum.
Henüz kanlı canlı göremedim ama zaten egzoz borusu olan bir erguvan berbat bir şey
lakin sarı öyle mi?
sarıya herşey yakışır.

evimizde nasıl oluyorsa açılmış asitli içeceklerin asitleri günlerce kaçmıyor ve asidi kaçmış beklentisi ile içiyorsan o içeceği boğazın daha bir yanıyor.

Gözde D.-Rüyanda The Beatles'ı Görüyor musun?
Oz-The Beatles'da Rüyamı Görüyorum.

zaman makinası.
eskiden: ne kadar çok ortak noktamız var değil mi?
şimdi: facebookda hep aynı şeyleri beğenmişiz.
sonuç:ne varsa eskide var.

bir ev oturmasında Cıbıl ayağınızın onun Cıbıl ayağına temas etmesidir yaz.
ha bir de sokak kenarlarında dondurma çöpleri var.

eob jeans diye marka mı yapsam.?

''kadınlar aşklarını yudumlar,unutmazlar''
Geniş Aile (Devir Abi)

kız tokalaşması da bir acayip,
kızın kız ile tokalaşması daha acayip.
çağın gerekleri tabii bunlar.
çağın gerisinde kalıp tokalaşmayanlar bile var.

tırnak ağacı ne ola ki?
çirkin gibi geliyor ama belki çok güzel bir ağaç o..

arkadaşım çiğdem'in doğumgününü unutmuşum gibi yapayım dedim
lakin normalde doğumgünü unutan bir insan olduğum için unutmuşum gibi olmadı galiba bilmiyorum neyse hediye falan verdim güzel bir akşam üzeriydi,
hafif esiyordu hava güzeldi..

ilk albümden sonra bozan müzik toplulukları
aslında bozmuyorlar kendilerini gerçekleştriyorlar.
o ilk albümler kitleler sevsin diye var.

yemek kulübü'nün giriş katında ortadaki bir masaya 3 kişiden fazla oturulmuyormuş
''servis zor oluyormuş''

şu sıralar istiklal caddesi karnaval gibi her kenarda bir müzisyen var.
en çok cümbüş çalan elamanı seviyorum.
en naifi o.

yoksa dövme mi?

''sarışının adı,esmerin tadı'' mı?
insan lan onlar
ayrıca kara kaşlı sarı saçlı Türk kızları ne olacak ?

George Harrison'ın bir şarkısı çaldığında Anıl Ç. ''bak bu Oğuz'un adamı'' dedi.
Adamımsın George !

saçlarım çabuk yağlanıyor ve temiz olduğunda dikkat çekiyorlar
insanlar bana ''saçını mı yıkadın ?'' diyor.
halbuki ben,saç yıkamanın duş almaktan daha zor oluğunu çok iyi biliyorum
ve bu yüzden sadece saç yıkamıyorum total yıkanıyorum.

gün gelecek insanlar facebook'a msn'e twitter'a falan ''nene oldummm ;)'' türevi şeyler yazacaklar sosyal medya içerisinde var olan insanlar olarak orada beraber büyüyeceğiz.
sanmıyorum bu konuda sosyal bir devrim yapılsın da insanlar internette birbirleriye yahut hepimiz ile bir şeyler paylaşmaktan vazgeçip, tekrar sokaklarda buluşup konuşsunlar ve birbirlerine fikirlerini söylerken gerçek yüz ifadelerine sahip olsunlar (ki son yıllarda dikkat ediyorum protestoların bazılarında protesto eden insanlar pişmiş kelle gibi sırıtıyor)
geçen ay 10binler sokakta ''internetime dokunma'' diye yürümek için internette organize oldu.
10binlerce insanın ise tek yaptığı 10bin yıl öncesinden beri yapılan istiklal caddesinde döviz ve sloganlarla yürümekti.
yani bir çoğumuz intertte de sadece +1 olarak varız.
internette yahut internet ile daha yaratıcı değiliz.
tabii bobiler,alkışlarla yaşıyorum,bazı bloglar ve sözlükler gibi siteler bu bir çoğumuza dahil değil.

galiba halen en istanbul olan yer eminönü.
taksim falan hikaye,
anneniz falan eğer burada yaşamıyorsa
gelince eminönünü gezecektir.

Brazzaville'ı çok geç keşif etmem de tam benlik bir durum oldu.

Açıköğretim de başka kafadır.

şu bir ara amerikan başkanına 5 kişi sonra tanıdıklar aracı ile ulaşabilirsiniz muhabbeti vardı ya.
e facebook işte.
geçen gün galatakulesi dibinde ben ve adı efes dark olan bir arkadaş oturuyoruz,
3 tane kız geldi ellerinde sanırım portakal aromalı bir votka ve 3 plastik bardaklar ile
halilyle inceden kulak kesildim,
arkadaşım bir muhabbet sırf facebook üzerine mi olur?
ne oluyoruz?

antalyada özgürlük bulvarı diye bir yer var ve buna bağlı olarak sanıyorum özgürlük bulvarınun sonunda olan bir durağın adı
''Özgürlük Sonu''

13 Haziran 2o11:
gazetelerin tam sayfalarca seçim sonuçlarını tam sayfaları kaplayan rakamlarla yazacağı gün.

sahil şeridi candır.

çerkez tavuğu yapmış olan kadın tavuğa der ki: ''bence artık sen de çerkez gibisin.''
Vedat Özdemiroğlu'na gönderdim bu yazdığımı.
belki koyar köşesine.

eskiden Full House vardı
ve kızların çoğu kendilerince Jesse Katsopolis'e aşıktı,
halbuki adam gibi adam Joey Gladstone'dır. (esprili olan dayı)
siz hiç Joey dayıyı Jesse gibi çok jöleli saç ile gördünüz mü?
Stephane'yi oynayan kız da kocaman olmuş
link
bir de doksanlı yıllar güzeli Lori Loughlin var.
link

Jazz müzik ile ilgili yapı-jazz falan diye kelime oyunu yapılmasın
Jazz öyle bişey olmasın.

kadıköyden gözlük çerçevesi aldım,
işini ve gözlüklerini çok seven bir adamdan.

Futurist şair Nazım Hikmet Ran'ın ölümünün 48.yılı

şu fotoğraf John Lennon'un hayatta iken çekilen son fotoğrafı
daha da önemlisi fotoğrafta katili ile beraberler.
Kendisinin ''God Save Oz'' şarkısını dinler kendimi anarım..şaka şaka..

''mutlu olmaya yetmez ki aşk ?''
teoman - Bazı yalanlar
"mutlu aşk varsa da mutlu son yoktur"
teoman - Mutlu son

arada güzel şeyler de oluyor dedirten bir Türkiyeyi
arada kötü şeyler de oluyor dedirten bir Türkiyeye tercih ederim.
vatanımda kötü şeyler istisna olsun mümkünse.

Atv'nin el değiştirdikten sonra Hatırla Sevgili adlı diziyi yayınlamış olmasına çok şaşırmıştım.

mutlaka her evde olan kitaplar vardır.
sanırım onlardan biri ''yüzde yüz düşünce gücü''

Tepedeki imaj bana ait

Şarkı Tavsiyeleri:
Brazzaville - Bosphorus (öyküsünü de ekşisözlükten bir araştırın)
AlaskA - Actors & Liar

3 yorum:

ballı süt dedi ki...

İtiraf ediyorum. Du bikaçını okuyup kapatayım dedim ama bi baktım bitmiş. Şunu da söyliyim, şimdiki günde yine sorsalar yine Jesse derim yine de Jesse derim. :)

Turist dedi ki...

Ben de blog yazayım dedim, sonra babamın sıkı blog takipçim olduğu aklıma geldi..

The Oz dedi ki...

ballı süt:
pek memnun oldum efendim.

turist:
bence yeni ve en azından babandan gizli bir bloga ihtiyacın var.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...