10.06.2011

Parfait


tekrar merhaba

''saymak ile bitmez'' deyiminin rakibi ''sayılı gün çabuk geçer''dir.

küçükken babam bir kere ballı süt yapacak sanmıştım da vişne reçelli süt yapmıştı aklım gitmişti tadına.
yıllar sonra da evde pekmez bulamayınca ''bak'' dedi ''bunu pek bilmezler'' dedi ve tahin-bal yaptı o da inanılmazdı ama daha sonra inandım yedim.

şimdi 3 arkadaş geziyorlar bunlardan ikisi x biri y
y'nin gönlü x'lerden birine kayıyor
e x'lerden biri de az değil..
e ne oldu o diğer x'e?
onlar adına mutlu olan sevgili yancısı oldu.
bu sevgili yancılığının en değişik versiyonu da hem sevgilisinin hem de ''kanka'' diye tabir ettiği arkadaşının elini tutan koluna giren kız.
kafalar karışıyor ben de bunu görünce.

sigara içmeyen biri olarak söyleyebilirim ki kola ve sade nescafe de diş sarartımı konusunda hiç az değil.

''diş sarartımı'' söylemim için diş dünyasından (bir adet arkadaşım geçen gün dişçi oldu) özür diliyorum.
arkadaşıma da tebrikler severim kendisini.

ilkokul arkadaşların ile ilk ev'de görüşme ne acayip değil mi?
çoraplarla koşturup duruyorsun koridorda.

pepsi'nin manyak olacağı pepsi gold ve pepsi blue'yu çıkartmasından belliydi.

sinema çekimi dwd filmlerin koleksiyon hatta sergi değeri var bence.

sizin de haziran aylarınız hep başkalarının doğum günleri ile mi dolu?

Algida Ananaslı Frutare ''manyak bişiy''
bunu Hepimiz farkedelim diye Algida Galatasaray'ın oraya dev ananas heykeli koydu.
bu arada bence Magnum çok değil 3 seneye algidadan ayrılıp kendi markasını oluşturur bak demedi demeyin.

Anasından babasından ayrı yaşayan üniversite öğrencisine saygım sevgim sonsuz fakat bu saygı ve sevgiyi imkanı olup da gitmeyenlere ''ana kuzusu'' diyerek gösteriyorum.

''ulaşılmaz'' ile ''bulaşılmaz'' arasında benzerlik olduğu kadar fark var.

gözlüklünün gözlüklü ile kesişmesi bi başka olur.

biz ailecek istisnalar dışında meyveli dondurma sevmeyiz.
bu konuda kafamız çok rahat.
zaten meyveli dondurma (aslında buz adam) kötü bir şey..
ha sorbe olur o başka.
mesela bir de parfe vardır: adını fransızca da mükemmel anlamına gelen ''parfait'' sözcüğününden alır.
genç kızlar, öğrenin bunları ben mi öğreticem?

göz göz olup kanayabilen tek organımız ciğerlerimizdir diye öğrendik biz bir türküden.

tamam büyük aşkların mecburi ayrılıkları daha sinamasal ve zor gibi
ama yeni filizlenen (The Oz klişe tabiri affetmedi) aşkın mecburi ayrılığı da ayrıdır ve detaylıdır.

bakkalımız dondurma siparişi verdiği görevliyi ''eğer bu fabrikanın sahibi sensen sen de puştsun'' diye azarladı.
hiç açık kapı bırakmadı sonra bana anlattı durumu bir dondurma markası kendi dondurmasından satsınlar diye 600 lira vaadetmiş bakkalım da kabul etmiş.
ancak ilk 270 liralık ödemeden sonra ödemenin gerisi 3 aydır gelmemiş.
''esnaf düşmanı pezevenkler'' dedim ve sek ekonomik yoğurdun parasını verip geçtim.

latince dövme şekli yavaş yavaş bitse ya.

bu arada diasa'da bir konserve ton balığı markası var popüler markaların aksine hakikatten balık tadına sahip ve daha az yağlı.

''pencaplı yeşil panterler''i bilmiyorsanız bir googlelayın

eski Anadolu uygarlıklarından canımız kanımız Hititlerin kendilerine has biraları ve bira mezesi olarak kullandıkları baharatlı ekmekleri varmış adamlar yerine göre edepleri ile içiyorlarmış.
gel gelelim günümüzde siyasi iktidarların alkol vergileri sayesinde bu bira vatanında şişe efes 3 lira.
bu ne lan ?

beyonce knowles bir şarkısında ''say baby i love you'' diyor ama o ''sebebi ay lav yu'' anlaşılıyor.
kardeşi de iyidir bu beyonce'un.

rakı masasında sesini güzel sanan şallı kadından inanılmaz korkarım.
hele kadın değil de genç kız olması ve benden hoşlanma ihtimali dağlar yüreğimi.

natalie portman'ın kaşı gözü de başkadır.
new york i love you adlı filmde en sevdiğim bölümün yönetmeniydi kendisi
geçen tekrar izleyip dikkat ettim paris j'taime'in de en sevdiğim bölümünün oyuncusuymuş.

''ah ah gerçekten mi? bu bir şaka olmalı'' ile ''essah mı diyon lan? '' çok başkadır.
biri dublajdır ötekisi gardaş

''çocukkene'' estetik kelimesini esnek kökenli bir kelime sandığım için ''esnetik'' diye biliyordum.

atv gece geç saatlerde ''benim annem bir melek'' yayınlıyor o pis kitliyor.

her ölümlü elbet bir gün istanbul demirören alışveriş merkezi'nin tuvaletine gitme tecrübesini yaşayacaktır.
unutmadan tchibo'da kahve 1 liraydı galiba en son istiklal caddesinde güzel bir seçenek.
not:''tŞibo'' diye okunuyor galiba.

Cahillikler kitabı-2'yi nasılsa korsanını alırım diyip hiç almamam benim ekstra cahilliğimdir.

facebook'unu temizleyen kız duydum.

bir masa oyununda ''işemek'' diye bir tabir duydum.

rafael nadal ve shakira fena olmamış aferin onlara.

geçen ''askı almam lazım'' dedim de arkadaşım ''her yer alışverşi merkezi askıya para mı vereceksin?'' dedi.
iyi dedi.

adidas originals bir mayo'nun da 102 lira olması pek harika oldu doğrusu.

Jim Carrey kanadalıymış ne acayip.

şarkı tavsiyesi
gevende - sanki
''sanki uçtuğumu resmedip, ırmağıma süzülüp, göğsüme dolsan''

fotoğraf ve düzenlemesi bana ait,
kapı da kirasını ödediğimiz eve.

10 yorum:

ballı süt dedi ki...

Yazmiyim yazmiyim dedim, blogu yeterince yorumlarınla doldurdun bi dur artık dedim ama şu ilgi alanıma giren 2 konuyu görünce yazmadan duramadım.
Ballısüt! Ehe. Annem de zamanında kendi yaptığı çilek reçelli yoğurdun daninodan daha lezzetli olduğunu iddia etmişti.
Cahillikler kitabı-2 'yi hala okumadıysan bende vardı. :)
Son olarak Natalie Portman taştır. Candır. Baldır. Mistir.

The Oz dedi ki...

yorumlarını seviyorum yahu beğensen de beğenmesen de yaz çekinme.
bu arada ''anneler daima haklıdır''
cahillikler kibatı-2'yi bana ödünç verirsen Natalie Portman'ı etkileyecek bikaç bilgi öğrenirim belki.
B)

ballı süt dedi ki...

Aman yareppi! Can evimden vurdun beni. "Bu doyumsuz güzelliğe asla hayır diyemiyorum."
Bu arada şöyle de bi durum var; anneler her zaman kendini haklı çıkarır.

bossa nova dedi ki...

ama rakı masasındaki şallı kadın! onu biliyorum ben çatallı sesiyle elindeki sigarasını tellendirir ve şarkının bilmediği yerlerini sigarayı sallayarak geçiştirir!

The Oz dedi ki...

Bossa :inan çok korkuyorum ben o kadından inan böyle sezen aksuya ''sezen'' diyor o kadın.
öyle ortamların gediklisi o kadın ama kendisi de yemek yapmayı falan bilmez.

ballısüt: bu değin daha bir doğru geldi bak ancak oradan yola çıkarsak kadınlar daima kendini haklı çıkartır olur o.
anneler daime haklıdır biraz daha sempatik versiyonu gibi içinde saygı sevgi barındırıyor adeta pıtırcık öyle minnoş öyle tatlış....8) uzadıkça mahvettim.

ballı süt dedi ki...

Lafını attığım kahkahayla kestim resmen. Sinsi bi kahkahaydı bu.
Bi de bi'şey söylemeden geçemicem(konuyla alakası yok ama). Şu sağdaki kaplumbağaların fareyi üstüne tutunca daha bi hareketlendiklerini farkedip yazacağım yorumu bıraktım ve uzun süre onlarla oynadım. Çok eğlenceli hea:)

ballı süt dedi ki...

Fare dedim, doğrusu imleç olacaktı.

The Oz dedi ki...

ya o kaplumbağaları beslemeyi ben hep unutuyorum aç ve sevgisiz kalmış onlar eminim seni ve imlecini görünce mutlu oluyorlardır.

ballı süt dedi ki...

Hem de nasıl. Ama meraklanma, ben çoğu zaman buraya uğrayıp besleyip şefkat gösteriyorum yavrucaklara. Aramızda tarif edilmez bi bağ oluştu.

The Oz dedi ki...

tamam tatile giderken sana bırakırım o zaman onları.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...