15.12.2011

Saatli Bardak & Bardaklı Saat


yine gene merhaba.

“Bir ay” yerine 30 gün diyen insanın samimiyetsizliği olmaz olsun.
''30 iş günü'' zaten apayrı gerginliktir.

Mart kapıdan değil, pencereden baktırıyor artık,
kaloriferli ve asansörlü apartman dünyası.

Cam şişe kolayı, tam şişe kolaya yeğlemektedir hayatın sırrı.

Behzat Ç.’nin ham hali: arka sokaklar,
onun da ham hali: arka sıradakiler.

doksanlarda çocuk olmak: Kırmızı Noktalı Film nedir bilmektir.?

su bardağı kavramı da iyice yok oldu.
artık kahve kupaları ve kola bardaklarından içiliyor su.
şunu da yazmadan geçemedim: ''subar dağı''

boğaz köprüsünün ışıkları bence lacivertken güzel.
kırmızı tam olmuyor gibi
vaktim oldu kumpirimi yerken inceledim,
bir ara renk ışık oyunları yapıyor, o çok çirkin oluyor.
zaten ülkece renk değiştiren ışıklarımız olmasa ne yapacaktık.?
a bir de yılda 1 kez kumpir yerim ben.

İranlı babanın ve Jameikalı annenin İngiltere doğumlu soul şarkıcısı kızı ROX
Bir araştırın hele…

Azalarak biten isim: Mehmet Ali.
En son 2005’te duymuştum..

İksire “iskir” demek.
daha da popüleri: tiksindim yerine tiskindim demek.

“Biz sizi ararız” dediklerinde “bir kişi arayın” diyesim geliyor.

Sürekli sistem değiştiren Yusuf Ziya Özcan sonunda gitti,
Gelen gideni aratmasa bari.

Vücut morarmayıp yeşerince bi garip oluyor.

Yağlı müşteri derken:
şişman?
Güneş yağlı?

susam,
bildiğiniz susam.. tavuk etine çok yakışıyor.

ev arkadaşı doğumgünleri,
hatırlatıyor zamanın geçtiğini..

Tırnağının dibi gelmiş kız gördüm vay gidi..
o nasıl oluyor ?
diyeceksiniz saçının dibi gelmiş kızı düşünün.
hah işte onun tırnak versiyonu.

''film indirip izlemiyorum ben. DVD alıyorum, sanırım o anlamayan yaşlı adamlardan olacağım.''
Kuzenim Anıl Ç.

1O8Op'den daha da fazlasını istiyorum.
''daha fazlasını iste'' bana çeşitli markalar (pepsi) tarafından enjekte edildi.
yapabileceğim bir şey yok.
a var mı daha fazlası diye araştırmıyorum?
sadece istiyorum,
dedim ya yapabileceğim bir şey yok.

artık şarkılarımız hep aynı şeylerden bahsediyor galiba
o yüzden bugün ne giysem adlı yarışma programının jenerik şarkısı fark yarattı ve oldukça popüler.

-''hem pantolon askısı hem kemer takan birisine nasıl güveneyim?''
replik 1968 yapımı Once Upon a Time in West (c'era una volta il west)
adlı filme ait.

gözü telefonunda dolaşan şişman kız !
gezme artık o alışveriş merkezinde.
bir şey zannetme artık o karton bardakta içtiğin kahveyi.
plastik tepsideki hamburgeri.

göbek atmaya çok meraklı ama aynı zamanda çok rockçı olan kız ekolü ne zaman bitecek acaba.

tabii avrupa'nın da kıl olduğum özellikleri yok değil.

destekli sütyeni desteklemediğim zamanlar oluyor.


Şarap kadehinde portakal suyu veren kahvaltıcılar olmaz olsun.
“çay getir kardeşim sen, ajda bardak”

anne babasının elini tutarken ayaklarını yerden kesen çocuk,
güzel çocuk.

mahmurluk başka, sarhoşluk başka.

gelişi güzel bir ''hayat nasıl ?'' sorusunu o kadar da ciddiye almamalıydım.

''dişçilerin dişleri hiç düzgün olmuyor niye yahu?'' dedi arkadaşım Özge E.
ayrıca kendisi direkt diyeceği zaman ''direkt'' diyebilen ve yazabilen birisidir.

son olarak doğumgünlerini içten içe sevmeyen bir insanım.
toplanıp eğleniliyor o güzel oluyor gerçi...

gerekirse hayal de satarım kariyer de.

ballı süt adlı blogger'a teşekkürler.
bu yazımın bir kısmı kendisine gönderdiğim mesajların düzenlemensi ile yapılmıştır.
arada böyle yeni şeyler denemek lazım efendim.

Garip akımından iki şiirin bestesini şarkı olarak tavsiye ediyorum.
Melih Cevdey Anday - Şinanay
Orhan Veli Kanık - Dedikodu
a bir de Fütürist şair Nazım Hikmet Ran'ın 'Günler' adlı şiiri Moğollar tarafındandan bestelenmiş, enfes bir şarkı olmuş.
Nazım Hikmet Ran - Günler


tepedeki sanat eseri popart'ta yeri büyük olan grafik sanatçısı roy lichtenstein'a aittir.

4 yorum:

bossa nova dedi ki...

benim hayallerim hep haraç mezat gidiyo. Hatta çalınıyo. Satamıyorum bile. Çok kötü durumdayım. Bari onlardan para kazansaydım. En çok yaptığım şeyin bana hiç bi getirisi yok sanırım.
burda da uzun uzun kendimden bahsettim. Yorumu da kendime yaptım. E nerde bunun yazara yöneltilen kısmı? Yok. Böyle de bencilim. Ayy ne fenayım, ayyy ne ben merkezciyim.

Suyu da hala su bardağından içen 'aile evleri' var. Senin o dediğin çokça genç yetişkin grubunda olur. Ergenler de kupayı bi b.k sanar affedersin. Oysa ince belli bardağın ince kenarı dudağa sıcak sıcak temas edecek ki hazzı doruklarda yaşa.
Şimdiki çocuklar kırmızı nokta ne bilmez tabi. +18 bilir onlar. Ama kırmızı nokta bence erotik açıdan hoştu. kırmızı bir nokta kadar seksi çağrıştıran ne olabilirdi ki uyarı olarak. Sarı kare olmazdı mesela ya da yeşil yamuk. Mavi halka belki. Ama kırmızı nokta çok iyiydi.
Bana sorarsan şu aralar en çok düşündüğün isim nedir diye ahmet mahmut derim. Bir insanın ismi nasıl ahmet mahmut olur. Şakalı gibi. Cübbeli Ahmet Hoca yerine Cübbeli Ahmet Mahmut Hoca deseler kimse de müridi olmazdı bence.
İstanbul boğazının o renkli ışıkları da tek bir dizide gösterilmesin, sanki bi şey olur. Allahtan muhteşem yüzyıl dönem dizisi utanmasalar orda da verirler gerçi o görüntüyü.
Geçen mikrosa gittim seninkine. Nası güzel yılbaşı süsleri, allam dedim kırismıs geldi ben hala burlarda fink atıyorum dedim. Sonra eve gelip ders çalıştım.
Zamanın hızlı geçmesinin ardından buraya 47 saattir yorum bıraktığımı fark ettim.
Eee ne demişler, el ele el ele verin çocuklar.
Şimdi uslu bir bossa nova olup burayı terk ediyorum.

Sevgiler saygılar

The Oz dedi ki...

öncelikle şu upuzun harika yorumun için müteşekkirim.

şimdi,zor dönemlerin yahut para kazandırmayan işlerin ''boşa'' olduğunu düşünmüyorum bence düşük bedelli büyük tecrübeler hele de bu yaşlarda çok önemli şeyler bunlar evet sıkcı olmadığını söyleyemem belki ama bu geçmeyeceği anlamına gelmiyor ayrıca bu tecrübeler sana ulaştığından emin olduğun hayallerini verecek ''acaba benim hayallerim bu mu?'' demeyeceksin.
hayallerini çalmıyorlardır sadece odanda kayboluyordur onlar temizlik yaparken çıkarlar.
senin merkezin de iyidir yahu ne olacak o kadar merakla blogunu okuyoruz,benim bloguma özel yazmışsın canıma minnet
(the minnet to my can)

evet ben çok seviyorum o aile evlerini zaten evcil biriyim iyice cozutuyorum ama böyle detay sevgileri de belli edemiyorsun neyse.

ergenlerin kupayı bir şey sanmalı tamamen hollywood'un onlara enjekte ettiği bir şey kupada içecek,battaniye ve laptop olsun olara kışı çıkartırlar.
zaten bütün +18ler önklerinde ayrıca +18'in ciddiye alınacak bir tarafı yok büyüklükle ilgili ama kırmızı nokta öyle mi? seksi ve tehlikeli..yeşil yamuğa çok güldüm ama mavi halka hiç olmazmış hem onlar halka değil filler.

;ahmet mahmut da tam bir takma olduğu çok belli olan isimmiş.

televizyon sahibi olmadığımdan konuya biraz uzağım ama tahmin edebiliyorum tabii durumu bence güzel bir köprü ama o ışıklarla çirkin oluyor bence böyle sarı ışık olmalı aşşağıdan yukarıya o zaman tam olur.
THE OZ Belediyecilik.

tamamen açıklama olarak yazıyorum o migros benim değil hatta çalıştığım reyon da benim değil zaten benden sonra iki arkadaşım daha çalıştı orada sonra o reyonu da kapadılar neyse gene de hoş geldin tabii o migros orada önemli bir mağaza.
yılbaşı süsünden de tiksinen bir insanım ben aslen o çok ince naylon şeyler var ya ıyh.

47 satırına teşekkürler,iyi dersler,gene gel.

sevgiler,selamlar,saygılar.

ballı süt dedi ki...

Meerabalar.

Büyük takipçiniz olarak blog yazınızı ilk okuyan şerefine nail olduğum için pek mesudum efenim.

Suyun su bardağından içilmesi taraftarıyım şahsen. Ve de çeşmeden değil sürahiden doldurulması. Köylerde de testiden doldurulur. En güzelidir.

Her Memedali denildiğinde şu videoyu hatırlamam; http://www.youtube.com/watch?v=diEO9xsnn40

Ben yine de "Bana Her Şey Yakışır" podyum müziğini tercih etmekteyim.
http://www.youtube.com/watch?v=jdyCsrgLxb8

O bahsedilen "rakçı kız" ekolü üniversite yıllarında saçlara röfle attırıp topuklu ayakkabıya başlayacak ve yıllardır beklediği tarzına kavuşacaktır.

"anne babasının elini tutarken ayaklarını yerden kesen çocuk" olarak iki arkadaş arasında kola girip ayaklarımı yerden kesmeye çalışır fakat aynı muameleyi göremem. O pek üzücü.

Yazınızı "Günler" şarkısını açıp okumak da ayrı bir keyifli oldu bir de.

k.d: exted

Hoşçakalınızz.

The Oz dedi ki...

merhabalar,

bir o kadar mesud oldum ben de işime de gelmedi değil o başka B)

evet testi hiç aklıma gelmedi demek kırılmış su testisi nerede kırıldı acaba?

memedaliye yazıkmış bir de ''kaleye sok'' nedir yahu ehe.

bana her bir şey yakışır olmaz.
bu şehrin kadınları belki.

o röfleler dibi gelmiş saç olacak topuklular şık gibi spor ayakakkabı olacak sonra da dünyanın kuralı bu B)

e canım sen de çocuk musun haydi o denli şen olsan da boyun posun müsait değil a dersin ki ben basketçilerle takılıyorum en kısası 198cm o zaman tamam derim çok çok uzun kıza da selam ederim.

günler çok samimi bir şey yahu şarkısı da şiiri de.

hoşçaal.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...