30.12.2011

hediyesi.


Merhaba,

Noel Baba ile hemşeri olmam bile yılbaşlarını daha çok sevmem için bir sebep olmuyor.
ha,
hiç sevmiyor da değilim.

her yılbaşı aklıma geliyor Barış Manço'nun Dönence şarksı.
ki bence ''cuk'' diye oturuyor.

insanlar takvimde 365 gün 6 saate denk gelen bir rakamın bir ileriye gitmesine çok fazla umut bağlıyorlar galiba.
benim tahminimce aynı şeyler olmaya devam edecek.
gene bakkaldan yoğurt,ekmek falan alacağız
belki daha pahalı olur orasını bilemem.

an geliyor bazen samimiyetsiz hediyeyi daha bir seviyor insan.
nedir bu samimiyetsiz hediye?
Çorap
çorap lan, çorap.
bildiğin çorap, giyiyorsun sen onu, ayağın üşümüyor,ne güzel.
aşırı samimi hediye fenadır.
bir arkadaşın binlerce anlam yüklenmiş bir obje alıyor sana.
obje, OBJE !
bildiğin obje,
ne oluyor?
duruyor öyle bir kenarda.
şu lafımı da unutmayın:
''bir eşyanın ne kadar fazla anlamı var ise, o eşya o kadar kullanışsız olur.''

LEON'u tersten okuyunca NOEL lan !?
ne iş..?

babaya cep telefonu öğretmekten zoru noel babaya cep telefonu öğretmek olsa gerek.

noel baba uluslar arası ilişkiler mezunuymuş.

''insanlar bir kere doğunca geri dönüşü yoktur.
bir yıl 365 gün diyorlar ya benim için 366,367 diye devam etti günler.
bu hesaplama ile zaten asla doğduğun güne denk gelemezsin.
''
Behzat Ç dizisindeki Şule dedi bunu da.

şimdi...
giden yılın gidişini mi kutluyoruz yoksa gelen yılın gelişini mi?
bence gidişi kutlanıyor.
ülkece diğer yılın gelişi kutlanacak kadar mutlu yıllar geçirmiyoruz diye düşünüyorum.

çok yakın arkadaş gibi kızlar eğer varsa sevgililerinden sonra ''kanka'' türevi isimler alan en yakın arkadaşlarına pışpışlı ve sağa sola sallanmalı sarılacaklar.

bu yılbaşı da şu cümleler şehrin dört bir yanında yankılanacak
''merveler gelemiyormuş abi''
''uyumayalım, sabahlayalım''
''en kötü günümüz böyle olsun''

tabii dansözsüz olmaz,
ama artık pek dansöz yok galiba.
ahlaka müsadir görüyor olabilirler.

yalnız şöyle bir durum var,: o sakallarla noel babayı ordu evine ve türevi olan askeri merkezlere almazlar.
buralarda yaşayan asker çocukları pek de hayal kurmasın.

bir de sokak satıcıları noel baba kostümü giyiyor ya, çok çirkin okuyor onlar.

yılbaşında takisimde bir aşşağı bir yukarı niye geziyonuz lan onu da anlamadım.
hadi bak fort yapanı da anladım da bir yere otur eğlen di mi?
ne geziyon? ne!

tombala nedir yahu?
insan arada bir genel kültür sorusu falan sorar.
bir de çinko yapan seviniyor,hayır sanki sağlam bir yatırım yapmış gibi sevimiyorlar mı ?
delireceğim.
gerçi gene kutu açmalı acun yarışmasından iyidir.

yılbaşı ile birlikte alkol'e yapılan zamlar da iyice farkedilmiştir umarım.
bakkalda 3.75'e yerli bira mı olur lan bre kararsızlar !.

yılbaşını ailesi ile kutlayıp son dakika izni ile saat 23:oo itibari ile yollara düşen genç o enerjiyi başka bir şeye kullansan kimbilir neler olurdun.

eğer bir yılbaşı ailesi çizecekseniz bir yerlerde mandalina kabukları olmalı.



efendim naçizane ingiliz dilinde kafiyeli bir şeyler denedim kendi tarzımı muhafaza etmeye muazzam gayret sarfettiğim bu eserde bir kusur ettikse affola.
buyurunuz:

The Poem With an Apple

a cold and white wine,
came to the light line.
if the she said,
''this is a sign.''
i will be an apple at the pie
without a cinnamon

Fotoğraf Antalya'nın Demre ilçesindeki Noel Baba Kilisesinden.

haydi geçmiş olsun!

şarkı tavsiyesi: mat kearney - runaway car

4 yorum:

ballı süt dedi ki...

Selamlarr.

E o kadar anmışken hep birlikte şunu da söyleyelim; iyi ki doğdun Barış abii!

Umut bağlamak iyidir efenim, yoksa her sene o kadar insan milli piyango bileti alır mı, Nimet ablamıza kim gider sonra? Diy mi.


Benim en yakın arkadaşlarımla aramda böyle bi çorap hediyeleşmesi olur. Ama sürekli, sponsor gibi bi şey.


Leon'u hala izlememiş insanlar var, ne iş?


"giden yılın gidişini mi kutluyoruz yoksa gelen yılın gelişini mi?"
sorusunu bir arkadaşıma sordum ki cevabı şu şekilde oldu;
"benim kafamı karıştırma şimdi, kaç yıldır kutluyoruz yine kutlucaz." :)


O bahsettiğiniz gezinenler de "yılbaşı voltası" atıyor olmalı. "Aranmak" gibi daha geniş çaplı bi şey de söylenebilir. Ama oralara hiç girmemeyi tercih ediyoruz.


Peki ya yılbaşı alışverişi için migros kuyruğunda saatlerce bekleyip durmuş ve "yine de mutluluğundan bir şey kaybetmemiş" noel insanları?


Şiirinizin de "şiddetle" devamını bekliyoruz.


Hoşçakalınızz.

The Oz dedi ki...

Selam

ben de bir yandan barış manço belgesellerine bakıyordum.
iyi ki doğmuş,var olmuş.

evet yahu şu istanbulda hiç bir yeri bilmeyip bir tek nimet ablayı bilen insanlar da var inanır mısın?

en güzeliymiş ama normalde kendinize alamayacağınız çorapları alın ki tam hediye olsun.

yuh nasıl halen leon izlenmez..gerçek bir noel filmi hem de..

aha bir yazar olarak diyebilirim ki:toplum beni anlamadı... ohhh...

aranmak çok çirkin bir yakıştırma olmaz öyle şey orası güvenli bir yer olabilmeli o başka bir konu da..

biz de o insanlardanız ve şiirin devamı gelir umarım.

bossa nova dedi ki...

Eneee temalı yazı temalı değişim:D
Mutlu yıllar yine de en gülenlisinden, sevgiler:D

The Oz dedi ki...

teşekkür ederim efendim size de ''gülen gözler''

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...