12.03.2010

ağlama duvarı


ayaklarımı bordoya çalan kahverengi ile boyanmış bir peteğe uzatmış bir şekilde pvc malzemeli bir ''duvar''dan dışarıyı seyrediyorum ve sağım,solum,önüm,arkam sobeymişcesine etrafımda kimse yok.
kirli plastik''cam''ın ardındaki bakış açımın en uzağında karga olduğunu tahmin ettiğim bir kuş kanat çırpıyor,
kuşa kapanmakta olan bir hava yarenlik ediyor.
aşşağı doğru baktığımda ise: doğup büyüdüğüm Antalyadaki evimin önünde duran çam ağaçlarına benzer ağaçlar sıralanıyor.
tek tek saydığımda 21 tanesini görebildiğim bu ağaçlar istanbulu yeşilmiş gibi sanmamı kolaylaştırırken aklıma Antalyayı düşürüyor.
aklıma birşeyler düşerken de beyaz renkli bir yolcu otobüsü ağaçların önüne parkediyor.
otobüse rağmen ağaçlar boylu poslu duruşlarıyla garip bir güven aşılamaya devam ediyorlar.
hazır aklımda Antalya varken,otobüsün de yanaşıp durması, yeni kestiğim bıyıklarımın altından bir sırıtışa sebep oluyor.
etrafı incelemeye devam ediyorum.
yurttan kaçmayalım diye dikenli tel döşenmiş duvarımız var.
duvarın ardından ''bahçe'' başlıyor
''bahçe''de ise biraz çimenlik alan ve bir kıvırcık ağaç var.
kıvırcık ağaca biraz bakınca hayatımdaki kişiler arasındaki tek pırasa saçlının kendim olduğunu farketip yalınlığın en palavradan hissini de tatmış bulunuyorum.
vucudum sanırım ''hazır hisleri karışıkken'' diye düşünerek ve saç tiplerinden yola çımış yalnızlığımı da elegeçirerek aklıma sevdiğim tüm dişileri düşürüyor.
aklıma direnip belki hakkettikleri gibi, belki de haketmedikleri bir şekilde
pek değer vermiyorum o güzel kızlara.
9 senedir olduğu olduğu gibi aklımda bir adet kız kalıyor.
canım kardeşim.
ayaklarımı bordoya çalan kahverengi ile boyanmış bir peteğe uzatmış bir şekilde pvc malzemeli bir ''duvar''dan dışarıyı seyrediyorum ve sağım,solum,önüm,arkam sobeymişcesine etrafımda kimse yok.
geçen hafta hislenip de bir kardeşe sahip en yakındaki kişi yusufa ''kardeşini özlüyor musun?'' sorum aklıma geliyor.
aklıma gelen sorumun cevabı ağzıma ulaşmadan gözüme kayıyor,
ılık değil gayet sıcak bir ısıda gözümden akıyor.

şarkı tavsiyesi: teoman-doktor.
'' kimse beni sevmiyor doktor! ''

7 yorum:

Captain Blues dedi ki...

öfelerim ben o küçük kuzenimi öpelerim.

The Oz dedi ki...

öfelersin sen anca.

dugu dedi ki...

kardeşlere hediyeler alınmalı, post card'lar atılmalı. yapılabiliyorken otobüse atlayıp gidip yanağından öpülmeli.

Turist dedi ki...

kardeşi olmayanlar ne yapsın?!

The Oz dedi ki...

dugu: her estiğinde gitmemeliyim,diğer saaydıkların harika ama.

turist:bilemiyorum

bossa nova dedi ki...

Uww OZ; çok hislendim okurken...kardeşler çok çok çok değerli..yurt ruh halini de çok iyi anlıyorum..
Nedense seni gerçekten o kadar iyi anladım ki hatta...

The Oz dedi ki...

sağolunuz,varolunuz dolayısıyla eksik olmayınız.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...