2.03.2010

karşılıksız sevgiler hesap no:


*selam verişini çok uzatan insanlara karşı ne yapsam bilemiyorum.
bu insanlar rahmet yağdırıyorlar selam verirken.
selam demişken 'pushing daisies' adlı dizinin dünya selamlaşma günü temalı bir sahnesinde tükrçe ''merhaba'' demişlerdi de aklım gitmişti o geldi aklıma.
farkettiğiniz üzere yabancı bir yapımda ülkemin adı geçince şaşan normal bir türk izleyicisiyim.
en son ''talk to her'' adlı filmde geldi başıma,
ondan önce de whatever works'de bayrağımızı görmüştüm.
neyse.

*börgır king'e ''burger king''(türkçe okunduğu gibi) diyen kişi severim,''börgır'' diyeni sevmem.

*unkapanında bir tabelada kocaman puntolarla ''ferforge'' yazıyor ve artık cadde üzerindeki güzel logolu tekel binasında güzel logo yok.
zira satıldı o bina.

soru sorulunca ''bikaç proje var değerlendiriyoruz'' diyen ünlü gibi oluyorum ama hakikatten başlıyorum film işine.
storyboard yaptım, montajcı buldum.
öyle böyle.

*''hava geç'' dedi okulda kızın biri.

*kişinin aklını aldıktan sonra bir yere koymak gerekiyor.

*okulun yemekhanesine girerkenki duvarın birinde sol coşkulu bir arkadaşımız yalnız yazacağına ''yanlız'' yazmış.
yanlışını birisi düzeltmiş.

*sivilce-resmice kelime oyunu yok olsun.

*genelde kantinde takılmaya başladım şu ara.
zira yeni teorime göre sigara içmeyen dünyalar güzeli bir kızı orada bulabilirim.
bu teoriye göre çayı kahveyi üşümeden içmeyi seven bir kızı da orada bulabilirim.

*''kurşun asker'' değilde ''kurşun kalem'' kelimesi silah kullanmaya daha çok özendiriyor bence.

*sevgili okurlar, gün geçmiyor ki ispanyolca taklidi yapan birisi ''muço'' demesin.

*insan ''şemşiye'' lafını duyuyor ve kikirdemiyorsa şapkasını önüne almalı.

*bu yazılar gibi yazıların daha küçüklerini cep telefonu mesajı olarak ileterek belirsiz zamanlarda promosyon blog yapıyorum bu ara.
iyice dellendim galiba.

*yazarken kendimi tekrar ediyorum ''sıkı'' takipçilerim farkında.

*geçen gün defalarca ve yersizce küstah ve ukala dedim.
fırsat kolladım bu iki kelime için.
biraz daha deseydim dünyam sepya efektli olacak ben de robdöşambr giyecektim.

*robdöşmbr kelimesini de hiç takılmadan doğru yazmışım.

*Zippo kelimesinin temeli,fermuar anlamındaki zipper'den geliyormuş.

*biribiriyle evlenen eski dostlar için gelsin ''arkadaşım eş-arkadaşım eş-arkadaşım eşşek''

*fakültemdeki amfi4'e A4 deniyor ve akıllara kağıt ölçüsü geliyor.

*doğan çocuklar
erkek:doğan
kız:çocuğu

*şarkı tavsiyeleri:
Teoman - İstanbulda Sonbahar (canlı-akustik)
Teoman - Terlemen Sevişenler (Akustik)

*tamam bu yazı burada bitti istemeyen buradan sonrasını okumayabilir.

---------------------------------------------------------
hitit ne?,
hititoloji ne?,
hepsini geçtim tekbaşına oloji ne?
ben komşularıma ''iyi günler'' bile demeyen biriyken bilmem kaç yıl önce yok olmuş (daha bilmiyorum varsa yoksa hititçe öğretiyorlar.) sakallı,takkeli,kokuşmuş hititler ile muhatap oluyorum.
üstelik bunu da ''hititçe'' öğrenerek yapıyorum.

ne oluyoruz lan? biraz akıllı olun ve iyimserliği bırakın şimdi hititler olsa biz yok olsak onlar ''Türkoloji'' diye falan uğraşmazlardı.
eminim hattuşa mattuşa diye takılan medeniyetsiz adamlar olarak gezerlerdi.
kimse bana eski çağ uygarlığını övmesin bundan gayrı.
hocaları da anlamıyorum,tamam hititçe hint avrupa dil ailesinin en eskisidir,ingilizcenin fransızcanın italyancanın atasıdır da biz türk eğtimi olarak neden bunu bu kadar sevdik onu da anlamadım.
hititliyi bir fransıza,bir italyana sorun bakalım ne diyecek.
hiç birşey tabiiki de adam şarabına,bakar peynirine bakar.
ama yok türk öğrencisi patates ve ekmek yemek zorunda ayrıca hititliyi de bilmeli.
fransız italyan hiç mi uğraşmamış hititliyle?
tabii uğraşmış ama bitmiş.
en azından öyle gözüküyor.

''her öğrencinin bölümü ile yaşadığı sorunları yaşıyorsun'' diyebilirsiniz bana.haklı da olabilirsiniz belki.
ancak hititoloji öğrencisi her öğrenci olacak kadar her bölümü okuyan bir öğrenci değildir.
yahut hititoloji dışındaki diğer ''enteresan'' bölümler hititoloji gibi ''yalnız ve güzel'' değil,coşkulu ve marjinaldir.
bu gibi sebeplerden ötürü benim hititoloji ile ilişkim biraz muallak..

hititoloji ve öğrencileri arasındaki ilişki,ortaokul seviyesindeki daha iyi gibisini bulunca anında terkettiğimiz aşklara benzer.
20 kişilik bölümümüzün yarısı şimdiden bölümü bıraktı gibi bizden 1 sene önce gelmiş 2.sınıflar ise toptan öss'ye daha iyi bir yaren bulmaya giriyorlar.
sanıyorum biz de senye öss'ye girizgahlayacağız..

biliyorum 4 sene okuduğumuz lisans programları bizlere mesleki eğitim vermezler.
mesleğinizi siz seçer ve yaparsınız.
böyle geniş zaman kipiyle önerme gibi yazınca bir an gerçek ve mantıklı gibi geliyor fakat işin aslı öyle değil.
öyle olan tek şey ne olacaksan kendin oluyorsun.
berbat ve yalnız işler bunlar.

salı sabahında bir derste hocamızın tekrar vurgulamak ihtiyacı hissettiği '' ilk vizdeden sonra burada olan kişi hititolog olmaya karar vermiş demektir,ve biz ona en iyi şekilde eğitim vereceğiz'' söylemi beni bu denli düşündürdü.

zahmet edip okuyanlara karşılıksız sevgiler.

4 yorum:

bossa nova dedi ki...

of hocanın söylediği içimi cız ettirdi resmen. Birilerinin hititolog olması gerekmiyor mu??
Bence bu bölümde okumak için ya aşık olmak lazım ya derin bi ilgi duymak lazım. SAnırım daha çok zorunlu olarak seçilen iş bulma olasılığı yüksek bölümden sonra asıl istenerek okunan bölüm olma özelliği taşıyan bir bölüm seninkl.
Yani zorunluluktan değil de aşktan okunmalı, gerçekten isteyerek okunmalı...

The Oz dedi ki...

istemezsen hiç olmuyor.
yani sınavlarda falan bi şekilde oluyor da
gerisi olmuyor ya.
gerisi mühim.

leftie dedi ki...

yabancı filmde türkiyesel bir şey görünce şoka girmek :D
geçen gün orta karar bir amerikan-polisiye-gerilim film izliyordum kayıp bir kızın katili falan araştırılıyodu, kızın annesiyle konuşmaya gitti dedektif, annesi meltem cumbul çıktı!!!!................. konuştu da konuştu ingilizce konuştu hep :D italyan bir karakter idi. neyse, niye bu kadar anlattıysam:D

bu yazılar gibi yazıları gezici blog olarak smsle iletmek, günümüzü güzelleştiren olaylardandır.

dayımın bir projesi vardı, büyük bir temalı restoran açmak, hitit temalı olacak hitit usulü giyecek dekorasyon ve yemek yapılacak (yemek falan sallamasyon olacaktı tahminimce çünkü hititlerden yemek tarifi kaldığını zannetmiyorum) temalı mekanlara, şeylere bayıldığım için, gerçekleşmesini istemişimdir.

The Oz dedi ki...

B)

şarap ve ekmekle beslendiklerini biliyorum hatta şaraba ''viyana'' diyorlar.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...