26.03.2009

dolu ceket


antalya havasının bir kaç gündür güneşli günlere teslim olduğu vatandaşın kendini sokağa savurduğu günler yaşıyorduk.
dışarı çıkmak için kıyafet seçimi yapıyordum,
'annane hava nasıl?' dedim.
'sıcak iyi' dedi.
insan anneanesine güveniyor sevgili okur. haliyle ben de güvendim ve evde bulduğum azıcık da kısa olan bir yün hırkayı üzerime geçirerek koşmadan seri adımlarla eskiden Mangonun olduğu şimdi akbank olan yere doğru yöneldim.
anneannem haklıydı, hava güzeldi, bunu hissedemiyorsak bile yolda aşırı yavaş yürüyen anne-kız teyze topluluklarından idrak edebilirdik.
telefonda sevdiceğim ile konuştum evde bulduğum hırkayı ona da anlattım, karşılığında ''geri dön ve deri ceketini giy üşütüceksin'' şeklinde bir uyarı aldım, fakat isyankar bir kisme olduğumdan değil üşengeç bir kimse olduğumdan dinlemedim.

bilek ağrılı bir yolculuğun ardından, akbankın oraya vardım,geç kalan arkadaşlarımı buldum,
neyse, hoşun,beşin,çayın, muhabbetin ardından.
eve dönerken bir anda uçuşan torbalar ve pıtırtılarını duydum.
sonra bu pıtırtılar giderek çoğaldı ve önümde hareket eden sigara paketi naylonuna bakarak ''ne kadar çok var bunlardan yahu'' dedim.
dedikten bir-iki saniye sonra kafamın tepesinde bir acı hissettim.
gökten birileri buz parçaları fırlatmaya başlamıştı, gözlük kullanan bir insan olduğumdan dolayı da başımı hafifçe eğerek hızlı hızlı yürümeye devam ettim.
ve bir yandan da ayağımla ezdiğim dolu parçalarının sesini duymaya çalıştım.
boynu bükük,ıslak, kandırılmış, doğru olanı seçmemiş ve kafası karışıktım.
dayanamadım bir sahte conversecinin tentesinin altına sığındım ancak yolda giderken gördüğüm teyzeler bütün kuru yerleri kapladığı için biraz ıslanan bir yere yerleştim.

bir an artık dayanamadım
koşmadan seri adımlara,ezilen buz parçalarının garç gruç sesleri arasında evime vardım.pencereden baktım, dolu dindi,güneş açtı.
aklım yeşilliklerin üzerindeki puz parçalarının oluşturduğu panorama fotoğrafını çekip çekmemekteydi.
sobanın önündeydim..

7 yorum:

fulya dedi ki...

akdeniz havasına hiç güvenilmez ki (:

The Oz dedi ki...

öyle.

ÇOCUK dedi ki...

Güzel bir yazı olmuş güzel kardeşim.Ammavelakin kedimin adını başlığında kullanmışsın bu nedenle telif hakkı almak zorundayım.Hesap numaramı falan şahsi telefonundan ulaştırırım ben sana bi şekilde hesaplaşırız.

K.doğrulama: fectir

The Oz dedi ki...

sağol da
ne kedisi arkadaşım? halka mal olmuş anonim isimler seçtim ben
ha bir de kedine dolu-ceket isimi vermişssin sonra da telif istiyorsun bırak sus sus vallahi gülerler adama
ayrıca das kapital seni bozingen yürrü de ense traşını görerelim kuaför malzemesi satıcısı

ÇOCUK dedi ki...

bak bu cevap niteliğindeki yorumuna cevap olarak kartviztimi scannerdan scan edip koyardımda scanner bağlı değil bilgisayara.Das ı Kapitali karışma şimdi telif hakkı dediğimiz sonuç itibariyle iki kuble muhabbetlede ödenir.Sen ilk etapta gelde kediden özür dile [rabbim başladığım yorumu bile bitirirken zorlanıyorum sen yardım et bana]

k.d. : brocoess [bak böyle kardeşlik pekiştirici k.d. ler falan geliyor ne adar emeyzink çabalar bunlar]

tj. dedi ki...

chupla kelime doğrulamam. böyle güzel olunca paylaşmadan geçemiyorum.

The Oz dedi ki...

tenting diyor benim kelime doğrulamam da ders olsun sizlere

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...