29.12.2009

Bakır Madalya


Güzel,güneşli bir bahar günüydü, üstelik sevdiğim vardı..
varlığı yetmiyormuş gibi de yanımdaydı.
küçük burnumun kenarında duran güzel dudaklarından beni ne kadar çok sevdiğini,beni hiç bir kıza bırakmayacağını konu alan çeşitli cümleler kuruyordu.
o zamanlarda ''canım sevdiğim'' olan bu kızın cümlelerini büyük bir aşk garantisiyle kurduğunu,
bu aşk garantörlüğünün ortadan kalkınca bu fönlü cümlerin de '''pırr'' olup uçacağını biliyordum.

kendimi çok iyi tanıyorum sevgili okur..
dahası onu da iyi tanıyordum.
ben bir ''behlül''değilim ;kızlar eğer beni sonsuza kadar sevmiyorlarsa cidden sonsuza kadar sevmiyorlardır.
ben unutulabilen bir aşkım

biraz arabesk bir cümle olacak fakat:20'li yaşlarında dolanan kızların gelişlerinde gideceklerini görebiliyorum.bundan gocunmuyorum ama görebiliyorum işte.

lanet hayatımda bir kez tecrübe adlı bankadan bir miktar nakit alıp kullanmak isteyip ''aklı başında,işin farkında,romantizme kaptırmamış çekici erkek''olmak istedim ve ona:
''aşkımızın bir gün bitebileceğini onun ve benim başka başka tırt insanlara da aynı cümleleri tekrar kurabileceğimizi, hayatın fani dünyanın ani ve şehir hayatının da cani olduğunu uygun ve karizmatik bir dille anlattım (dilim karizmatiktir benim.)
evet,galiba oluyordu ''çok şey bilen akıllı uslu erkek'' oluyor ve dayanılmaz çekici oluyordum ayrıca ilişkinin ''kaçabileni'' olabilecek ve doğal olarak ''kovalananı'' olacaktım.
fakat sözlerimi bitirdiğimde gururlu bakışlarım gözlerimin içerisine bakan vosvos farı büyüklüğündeki iki adet kan çanağı kıvamındaki iki adet göz ile karşılaştı.
an itibariyle: rok yıldızı teoman yakupoğlu'nun bir şarkısında belirttiği gibi şampiyonum sanırken diskalifiye olduğumdan durumuna düşmüştüm.
bir kız en büyük kozu olan duygusal durumu sebebiyle dökülen göz yaşlarını kullanarakbeni yerden yere vurmuş,duvardan duvara döşemişti.
artık ben kaybedendim ve tüm kaybedenler gibi madalyasız kalmış sızı içerisindeki bir sineye sahiptim.
madalyasını almış kız ise karşımdaydı ve ben de tüm kaybedenler adına ''ooo canım ,saçmaladım ben yahu'' cümlelerini kurarak madalyalı kızı sineme bastırdım.
sonra da kız burnunu çeke çeke,tatlı tatlı konuştu.
sessizce dinledim.

Not:uydurmadır.

çizim arkadaşım Onur Eser'e aittir.
çizimdeki neriman olmayan karakterin tipi ise bana aitmıiş..

6 yorum:

Turist dedi ki...

o göz yaşları, madalya kazanmak için değil ama, o çok farkılı, o yenilgiyi kabul etmek, gerçek ve rahatlatıcı, sanki ağlayınca söylemek istediğin bir çok şeyi söylemiş gibi hissedersin..

-bu gün türk kahvemin içine ne koydular acaba?

k.d.: nizeste
"nietzsche" geldi aklıma, çağrıştım..

tj. dedi ki...

ne demek not: uydurmadır lan, yanlış bile anlatmışsın o derece gerçek yani. bi de benim tarafımdan dinle sen onu, allah allah bak şimdi. sinir ettin canım yahu! küçük burunlu lan gel öpücem.

The Oz dedi ki...

turist:ya bırak benim fikrim bu,
hemen hemcisnini koruma.

jetlag:bildiğin uydurma hatta çıkış noktam başkasının aşkı o derece

anlatırım sonra

tj. dedi ki...

o zaman bakıyorum da bizim olayı unuttun. yine sinirlendim. lan küçük burunlu gel öpücem. bu arada geçen gün nasıl iyi anlaştık tıpkı kedi köpek gibi çok hoşuma gitti. hep böyle tatlı tatlı olalım. iyi günleeeeer.

tj. dedi ki...

geçen gün nasıl iyi anlaştık tıpkı kedi köpek gibi

The Oz dedi ki...

tj.

ironi yapıyor gibisin
ama değil gibisin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...