11.12.2009

kalorifer


yıllardır her yılın son günü yaptığım tek şey: son akşamüstü renginde göğe bakmak.
bir sonraki yıla geçemeyeceğimizi düşünüyordum eskiden.
öyle yılın ortasında dünya bitmez bence.
adam gibi yuvarlak hesap, yılsonu olur.

kişinin bilgisayarındaki toplam mp3 sayısını bilmesi güzel bir şey.
oturup tek tek saymıyoruz tabii hepsini bir oynatıcıya atıyoruz sonra en aşşağıdakinin numarasına bakıyoruz.

yüze zoom yapılıp çekilmiş içli gibi, duygusal gibi fotoğraflar yasaklanmış.
bundan sonra portreden yakına kimse gelemeyecekmiş.

bilmiyorum kullanan var mı ancak ben bir film çekersem ve müsade alabilrsem GEVENDE şarkılarını kullanacağım.
''refik'' adlı şarkının hertürlü gideri var.
hele ki ''anonim'' vuruş noktam.

argo değil de 'jargon' garip bir kelime.

fotoğraf çeken birisinin fotoğrafını çeken birisinin fotoğrafını çeken birini fotoğraflayacağım.
sonra dünya 2 saniye bir düşünecek '' az önce ne oldu diye''.

hepsini geçtim, bienal'e bineal demem ve herseferinde Süeyman Demirel'i anmam.

kimlik fotoğrafı göstermemek klişe mi oldu ne?

''dil dile değmeden dil öğrenilmez.'' ve ''et ete değecek'' adı özlü sözlerimiz'in dokundurma ve ford merakı nedir?

direk şehirn adını almış bir eğtim kurumunda da okuyorum ya artık tahinli sos da koysalar üzerine gam yemem arkadaş.

o değil de ''yemekteyiz''in Antalyada olması.
ve uyanığın piyazı hazır alması.
tüm bunlar yetmezmiş gibi gençkızın piyaz hakkında ''yemek değil meze zaten'' demesi.
sonra gömleğimi yırtıp, tek kot pantolonum ile Antalyaya koşmaya başladım.
yolda seksi halimden etkilenenlerden reklam teklifleri aldım bir güzel reklamda oynadım sonra parasıyka afyonda yemeğe verdim kendimi..
evet sevgili okur, başıma ne geldiyse yemekten ve boğazdan geldi.
adım can olaydı da ''can boğazdan gelir'' diyeydim.

kışın repçiliği anlamıyorum ya..
paçaları falan hep ıslak.

insanoğlu etrafına sağ ve sol diyor, ileriyi geriyi saymıyor.
ancak medeniyet olunca da ilerliyor,geriliyor.
toplu hareketler ileri geri,
bireysel hareketler sağa ve sola oluyor gibi bir sonuç çıkıyor buradan.

aklıma takılsın diye süper karizma şarkılar dinliyorum gene de aklıma en düdük gibi şarkılar takılıyor.
geçen kış beatles''in help'ini takamadım haklıma.
ona yanarım,
gün geçer yanarım.

bilenler bilir antalyadaki seçkin kebçısı'nın logosu hayalet avcılarının logosuydu.
ve beytileri inanılmazdı.

mor ve ötesi'nin ''ayıp olmaz mı?'' adlı şarkısı tam bir şehir şarkısı.

artık hava durumu sırasında gösterilen haritalarımızda 3 boyutlu bir şekilde dağlarımızı da görebildiğim için mutluyum ve kişisel coğrafya bilgilerim de mutlu.

kalorifer yanarken aklıma kalifornikeyşın adlı şarkı geliyor.

oya-bora'nın oyasının sesini düşünüyordum haftalardır da Captain Blues söyledi:
tomy pickels'mış.
kendisinin tam adı da Oya Küçümen imiş ve kendisi dünyanın en tatlı kadınlarından biriymiş.
ayrıca süper baba adlı dizinin jenerik şarkısını da söylemiş.
dublaja da halen devam ediyormuş..

toplu halde değişik figürlerle güzel gibi eğlenebilen insanlar olmazsa organizasyonlar olmayacak vallahi.
nerede bir disko kralı programı
hemen aynı hareketleri yaparak eğlenen gençler orada
ne oluyor yahu?

Kadıköy candır..

rospu diye bir kelime iyiki yok
olsaydı ''o rospu, bu rospu'' şakasıyla uğraşacaktık bir de
''ruhospu'' yetiyor zaten.

doğan çocuklara isimler
erkek:Oğuz
kız:Emre

az önce sucu esmer bi kız geldi ve ''ilk suyunuz ücretsiz'' dedi ve bana saka marka bir bidon su verdi.
kız saka,maka verdi

neyse sıkılarak bitirdim bu yazıyı.
arayın da bi kahve içelim.


fotoğraftaki zat, Oya Küçümendir.

6 yorum:

barking dog dedi ki...

sıkılmayarak bitirdim yazıyı okumayı :D

ayrıca bende de 7bin712 mp3 varmış muş müş moş meş.

The Oz dedi ki...

vay gidi arşivoğlu

0z-T dedi ki...

Kiz icin emre?

Ben olsam o suyu icmem...

bossa nova dedi ki...

I know the pieces fit
'Cause I watched them tumble down
No fault, none to blame
It doesn't mean I don't desire to
Point the finger, blame the other
Watch the temple topple over
To bring the pieces back together
Rediscover communication

copy-paste yaptım üşendim hepsini yazmaya.

yazını okurken aklıma gelen şarkı bu da içsel bir yorumdur diğ mi..

Turist dedi ki...

bu yazıda bir antalya' özlemi seziyorum, bir de benimle uzun zamandır görüşememenin getirdiği sitemi =( ben de isterim bir kahve içecek vaktim olsun...

The Oz dedi ki...

oz-t: su sağlam kontrol ettim.
gel ikram edeyim

bossa:şarkıyı bilmiyorum galiba da bi araştırayım bakalım.
neyse içselini sevdiğim.

turist:özlemim diye içli gibi yazılar yazdırmayın bana

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...