17.10.2009

yat limanı


kimsenin tavuğuna kış demem ben. böyle birisiyim
zaten normalde de tavuğa da kışt demem, ayağımı uzatırım o gider.
tavuk ilginç bir canlı bence:
heycanlıca '' bağk bağk'' diye biyere koşuyor.koşarken nereye bakmamız gerektiğini söylemiyor.
sonra biz onu kesip yiyoruz.
ah şu güzel türkçemizin kelimeoyunları da olmasa.

çocukken hassirktir yerine ''hastıronomi'' diyorduk.
yıllar sonra gastronomi diye bir bölüm görmeyeim mi öss tercih klavuzunda.
aldı beni bir gülmece.

fıkranın sonu ''hoca da durur mu? Apıştırmış cevabı'' olsa ya.
apışmak ve apış arası
son olarak da apşırık

yıllar yılı uzun ve taş bir yoldan inip de KİNG MARKETten bira alıp denize nazır içmeye yürüdüğüm Antalya Kaleiçin'in güzel yatlimanında Atatürkün gezdiği bir fotoğrafını buldum.
inceden bi çekinme oldu kendime karşı.
Atatürk de basıyor o taşa sen de basıyorsun seninki biraz sönük kalıyor haliyle.
Atamıza saygımız sonsuz.

hızlandırılmış değil de kızlandırılmış kurs lazım gelir diye düşünürken bu sabah idarenin ingilizce dersim için beni gönderdiği sınıfta 47 kız vardı.
ve hepsi ben girdiğimde içerdeydi kapıdan girdiğim andabir güç hissettim (ki o korkutucu bir güçtü.)
sonra detaya indim ve kız başına ortalama on üzerinden iki puan verdim.(hemen de şımarmışım, puan vermişim falan teeeh)
ama canım onlarda hoş değillerdi.
yalnız arkadaş nasıl bi çenedir o ki susmadılar car car kırk dakika
iyiki ıssız adaya düşmemişim onlarla.

Ayyuka dinlenmiyor sabah sabah.
sert olduğundan da değil, ne bileyim bunu denedim bu sabah:cazur cuzur metal de dinledim o oluyor.

insan önce ayakkabısını bağlamasını öğrenmeli, dayanamıyorum o görüntüye ben.

insan uyumasıyla övünür mü demeyin?
farketmiyoruz ancak etrafımızda binlerce uykuyla övünme var.
hayır ben uykuyu öven bir insanım. yeri gelmişken tekrar söyleyeyim: ''uyku candır hatta canandır.''
neyse, konumuz bu değil...
kişinin uyumasını övmesi nasıl bir prestij kazanma yöntemi olabiliyor onu anlamıyorum ben.
Halbuki yata yata karpuz büyür gibi bir anti uykucu özdeyişimiz de var.
aklım gidiyor kimi zaman.

Ç.S diye kısalttığım adını vermek istemediğim arkdaşımla şu an aynı şehirdeyiz.
aynı şehir de değilken bir ara daha sık görüşmüştük .
lakin biliyorum bu da bir tesadüf.

eskiden doyunca doyuyordum üzerine lokma yiyemiyordum.
şimdi ya daha zor doyuyorum, ya bu özelliğimi kaybediyorum.
insan özelliğini kaybetmemeli

kapalıçarşıda tek başıma dolanırken Celtic forması sordum adam parmağıyla önce 1 yaptı sonra formayı gösterdi sonra hesap makinasıyla hesap yaptı 68 dedi.
abi çokmuş dedim.
''ha Türküm desene,yahu 50 yaparız'' dedi.
daha da indirecekse fiyatı önce adımızı okuyabilirdim Türküm,doğrum,çalışkanım...diye.

''döner gis'' diye dönerci görüdüm desem inanmazsınız
görmedim zaten.
gis diye kelime var mı diye araştırdım;mide demekmiş.
bir de :geographical information system.

Antalya Bahçelievler semtine daha çok pazargünü gidiyorum bu yüzden de orası bana pazar günü atmosferli geliyor tem tersi de olabilir.
pazar atmosferli geldiğinden pazar gidiyor da olbilirim.

şu blogu yazarken Antalya yatlimanında (serbest bölge) patlama olmuş 3 ölü 1 yaralı varmış
abdal gibi bana da malum oldu galiba neyse üzülerek bitirdim.

5 yorum:

turist dedi ki...

taş atmanı anlayışla karşılıyorum ve de şu patlama olayı yüzünden üzüldüm..

tj. dedi ki...

ah oğuzcuğum yine o küçük burnunla tatlı tatlı konuşmuşsun. zihnimde bommmmmboş bir boyutsuzlukta kendi kendine çeşitli el hareketleri ve mimiklerle konuşurken canlandın. bıcı bıcı bıcı. neye yorum yapacağımı da unuttum.

tj. dedi ki...

baktım tekrar da "üniversiteli olmanın kuralları vol. 347209: Ayyuka dinlemek" diyecektim. hehe.
kelime doğrulamam da "ariff". arif'e on üzerinden 3,4 veriyorum.

The Oz dedi ki...

B)

The Oz dedi ki...

ayyukayı ben üniversitesizken de dinliyordum bi kere

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...