28.12.2008

kraldan çok kraliçeci kuruubağa prens


kuzey avrupanın ortasında salçaistan diye kırmızı renkli insanların yaşadığı bir ülke varmış. bu ülkede insanlar kıpkımızı ten renkleri ve kızıl saçlarıve siyah daracık kotlarının altına giydikleri converseleriiyle ''abi ya,mabii ya, bira içelim şurada, şarap edelim burada, hayat berbat öss ya..'' diye dolanrlarmış.
derken birgün gökyüzünü, şehrin güneyyinden,denizin üzerinden,tee ufuklardan, turuncuya çalan, tok bir sarıaydınlatmış .
şehrin melis adındaki canlıları önceleri çekinmişler aydınlıktan.
gözleri kamaştıran bu ışıktan loş barlara doğru kaçmışar. ancak ışık giderek yaklaşıyor ışığın içerisinde de yavaş yavaş bir 8 şekli beliriyormuş.
8 ve ışığı artık o kadar yaklaşmış ki net seçilebiliyormuş.
genel hatlarıyla melisi andıran 8'in pek çok farklı özellikleri varmış.
mor,beyaz,siyah renklerde yüksek belli kısa bir etek giyip de açtığı bacaklarını beyaz çorap ile süslemiş üzerine de geniş bisiklet yaka siyah bir bluz giymiş..
şehrin melisleri, bu güzel saçlı kızın yanına büyülenmişcesine yaklaşöışlar yaklaştıkça da ışığın giderek söndüğünü farkettmişler. ışık etkisini yitirdikçe ışığın kaynağı olan o muhteşem saçlar ortaya çıkıyor çıktıkça melisler ve karşıt cinsleri berkecanlar etkileniyor, uyuşmuş danalara dönüyprlarmış.
bir tepenin üzerinde ''öhöm öhöhm'' diyerek 8 şeklidneki dişi boğazını temizlemiş ve ''merhaba'' diyerek lafına başlamış.
''ey melisler,berkecanlar benim adım gökçe'' demiş.
kalabalıktan da ''merhabaaaaaağğğ gökçeeeeğğ'' diye uyuşuk bir cevap almış
bir an duraksamış gökçe
yüksek bir ses ile
''HİÇBİR ŞEY OLMASA; HİÇBİR ŞEY YAPMAM'' diye bağırmış ve konuşmasını bugünlere ne şekilde gelidğini anlatarak bitirmiş.
bitiriken de
kalbalığın arasından esmer, somurtkan, ince bıyıklı ilginç bir tip çıkmış. sol elini hava kaldırmış ve ''prenses gökçe çok yaşa'' diye haykırmış. bu suratsız yakışıklının haykırışına (sanıyorum yakışıklı somurtkan ve depresif göründüğü için) melisler de destek vermiş.
suratsız yakşıklı önde melisler arkasında koşmaya başlamışlar.
suratsız yakışıklı, tepeye gökçenin yanına çıkmış. onu seksi bir şekilde ve 'oooo' sesleri altında öpmüş
öpücük şovunun ardından bir sessizlik olmuş.
gökçe bağırmış
!!kuru öp kuruuu!
kalabalık gülüp kutlamalara hazırlanırken,suratsız yakışıklı da 'kuruu'bağa prense dönüşmüş.

7 yorum:

The Oz dedi ki...

The Umbrella's of Cherbourg - les parapluies de cherbourg

Melis dedi ki...

oz bana çizme alsana allah aşkına!!!! :P

turist dedi ki...

hehe..ne komik olmuş ya güzel olmuş(:

the oz dedi ki...

SHOULD I STAY OR SHOULD I GO
NEW YORK,NEW YORK
BILLIE JEAN
STAYIN' ALIVE
I WILL SURVIVE

sağol turist

tj. dedi ki...

oz böyle idiotik davranışlarda bulunma lütfen ikinci yorumuna ve çizimine istinaden söylüyorum ben sarı saçlı değilim- sarışın olabilirim ama o sarının tonunu düzgün ayarla senin de deyiminle "adamı sinir etme."
diye de bir yoru yapabilirdim ama aferi diyorum sen iyi bi' aşıksın. yine de beni karizmatik ötesi berkecanların önünde öpüp "erkek arkadaşı var lan bunun boşverin" diye düşündürtmeni istemiyorum (bkz: espri).
herkes yerini bilecek.

tj. dedi ki...

bir de,
"kalabalık gülüp kutlamalara hazırlanırken,suratsız yakışıklı da 'kuruu'bağa prense dönüşmüş."
...ve zaman zaman prensesin morali bozuk olduğunda "bırrabıp" sesi çıkararak prensesi güldürmeyi başarmış.

The Oz dedi ki...

senin sonun daha da guzel.
huckint de kelima dogrulama

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...