31.07.2008

Babarahunya

sabah kalkıtım, evde yine tek başımaydım.
hani o ''ulan çok uyudum kesin saaat şimdi 4-5 olmuştur.'' şimdi dediğiniz hisler varya o hislerden birisi kaplamıştı bünyemi.bir ara gaza gelmiş olmalıyım ki koridorda gözlerimi mahmur hissetmeye çalıştım.koridorun sonunda adresime vardım. tuvalete girdim.elimi yüzümü bol suyla ovaladıktan sonra aynaya baktım.10 saniyelik sessizliğin ardından pek yapmadığım bir şey olan kendi kendime sesli konuşma işlemini gerçekleştirerek iki kere üst üste ''bu ne lan'' dedim.
sevgili okur,uyurken gördüğüm, tanımadığım şehirli rüyanın etkisinden çıkamışmıydım yoksa gerçekten bir sabahta yakışıklı mı olmuştum.klasik bir yöntem olan cimdik atma aklıma geldi ama kendi kendime saçma olacğını düşündüğümden ötürü uygulamadım bu fikrimi
''dur bir tüküreyim'' dedim. ''onun hissi hiç bir şeyde yoktur'' diye düşünerek, ''ısıığk'' diyerek lavaboya tükrürdüm.gerçekten de hissetmiştim tükürüğü o zaman gerçekten de bir gecede yakışıklı olmuştum öyle göze güzel görünmek falan değildi bildiğiniz başka birisinin suratı vardı suratımın yerinde. vucudum da hafiften ikiz kenar üçgene yakın olduğu için mükemmel görünen erkek gibi olmuştum.
aklımı toparlamaya çalıştım.aklıma süreklli tahsin takılıyordu.hemen aradırm
sevgili okur, ayıptır söylemesi faturalı hattım olduğu için hemen arayabiliyorum.
uzun uzun çaldı telefon sonra açtı
tahsin'in,uzun uzun çalmasını umursamaz ses tonuna gıcık olarak ''niye geç açtın lan?'şerefsiz'' dedim.''dişlerimi fırçalıyordum abi'' konulu çok temiz bir insanım mesajlı cevabını verdi.
bu gün bir programın var mı lan bir şeyler yapalım dedim.çoşkulu bir ses ile var tabii abi olmaz mı? cumartesi bu gün seninle melislerle buluşmaya gidicez'' dedi.''aa evet unutmuşum lan, kafam güzel şu ara'' diyerek yıh yıh yıh diye güldüm.buluşma koşullarını tekrar aldıkta sonra yavaştan hazırlanmaya başlamıştım.
saate baktım hakikatten de o kadar geç falan olmamıştı bildiğin 12-34'dü saat.madem güzel görünen bir erkeğim gömlek falan giyeyim dedim.
dolabımdaki beyaz dar kalıplı son moda gömleğimi üzerime geçirdim.biraz kırışıktı ben de hemen üzerine bir v yaka siyah çok kalın olmayan kazak geçirerek çözdüm bu olayı.
koyu renk kot pantolonumu da giyikten sonra şimdiki görevim eğerk kabul edersem.temiz çorap aramaktı.leğene baktım bir tane gri bir tanede ondan farklı olduğu biraz belli olan gri çorap buldum.ayaklarımı sardım onlarla.ve evden çıktım.
mahalle bakkalımıza bir belediye başkan adayı edasıyla selam verdim ''siktir'' çekti.
abi ''hayırdır'' dedim
''tipine gıcık oldum ne bileyim lan'' dedi
neyse diyerek durağa çıktım. durakta benden yaşca biraz küçük oldukları belli olan iki tane kız evladı vardı. neredeyse içime düşecek gibi bakıyorlardı.
hatta bu bakışlar beni zaman zaman kokutuyordu.allahtan çok geç olmadan otobüs geldi bindim.kızlar sanırım arkadamdan ''offf be'' dedi.
otobüste ilk defa güzel kızın yanı boştu ve daha da ilginç olanı bir tek güzel kızın yanı boştu. durur muyum, hemen oturdum.boyluca bir insan olarak ufak tefek olan bu kızın tepeden bakılınca göğüs bölgesinin krokisi belli oluyordu biraz seyrettim.
sonra kızın oturduğu tarafta bir şeyi merak ediyormuşcasına o yöne bakarak kızı kesiyordum ki aklıma geldi ''yakışıklıyım lan ben''
''şu dakkikadan sonra ilgilenmeyeceğim onunla'' diyerek göğüs krokisine bir veda bakışı attım ve kendi yönümdeki cama bakmaya başladım.
kız da aynı benim yaptığımı yapıyordu benim canıma bakıyordu.''heh'' diyerek güldüm içimden ne mal kızmış derken bir anda beatles grubunun şarkısı olan while my guitar gently weeps çaldı çalan kızın telefonuydu.tamam tamam gördüm orayı diyerek indi otobüsten yanıma kocaman bıyıklı kocaman bir adam oturdu geç anladım kızın değerini hakikatten de aradığı bir yer olduğu için benim cama bakıyormuş derken ''benim cam,onun cam ne .mna koyayım ya.belediye otobüsü bu'' diyerek içimden güldüm.gülerken bıyıklı adama bakmışım o da bana güldü
tahsin yürümeyi seven bir insandı zaman zaman ona yaranmak için, zaman bir şeyler ısmarladığı için, zaman zamanda yürmeyi seven kızlar bulduğu için ben de yürümeyi seven insan gibi olmuştum.o yüzden bir durak önce inip buluşma yerine yürüyerek ulaşıcaktım.saate baktım vaktit buluşma vaktiydi.kısa bir yürüyüşten sonra ulaştım tahsin, ''nerdesin olum yaa ağaç olduk yaa'' gibi kızların yanında yalanlaştığı belli olan bir ifadeyle azarladı beni.
''yürüdüm abi farketmemişim'' dedim.keşke domuşa binseydin dedi.
''bak bak bunu diyen yılların keçi tahsini, toynak tahsini, her yere yürüyen tahsini..'' diyerek çok sinirlendim kendi içimde
ama şaşırdığım bir şey daha vardı tahsin beni tanımıştı halbuki bugün başka bir insandım yakışıklıydım nasıl tanıdı lan bu herif derken tahsinin konuşurken yüze değil ayakkabılara bakan bir insan olduğunu hatırladım ve ''ne tahsinmiş .mna koyayım'' dedim.
kızlara ellimi uzattarak adımı söyledim.kızlada ellerini uzatıp tokalaşarak ''melis'' ve selen ''dediler'' ellerimizin isimlerini birbirimize söyledikten sonra onların bildiği benim bilmediğim bir yöne doğru ilerledik.yolda tahsin çok konuşan erkek olmuştu.allahtan yok kısa sürmüştü de tahsinin bu rezilliğini çekmek zorunda kalmadım.yolda gülünmeyecek şeylere gülen melis adlı kız gülerken gereksiz yere benim yüzüme gülüyordu o da ilginçti.

artık bumbar'ın kapısındaydık isiminden dolayı tiksindiğim bu bar sanırım melisin en sevdiği,çok takıldığı,tabiri caizse müdavimi olduğu bardı.girdik melis yaklaşık 12 tane metal grubu tişört giyen sakallı,saçlı erkeğe öpüşmeli selam verip hiç birşey konuşmuyorken biz boş bir masaya geçmiştik.garson ile beraber melis de geldi. biz birer bira söyledik
garson melisle de selamlaştı.selen o sırada hep susuyordu,hep susuyordu
biramız geldi melis adını bilmediğim ananaslı bir içi söylemiş kış günü garipsesem de
tadını çok merak ettim ve bir anlık gazla ''tadına bakabilir miyim?'' dedim.
tabii dedi güleç yüzüyle uzattı içkiyi ..
o aldığım bir yudumda melis 3 cümle sıkıştırdı.
anladığım kadarıyla içkinin adı ''babarahunya''imiş
ha bir de barmen ile melis sevişmişler mi ne öyle bir şey.
içkiyi beğenmiştim biramı hızlı içtim.
bu içkiden kendime de söylemek istediğimi melise belirttim.melis parketmeye çalışan bir türk gibi kafasını arkaya çevirerek ''ali bize iki barbuş getirsene'' dedi kendi içkisi bitmeden bir tane daha söylemişti buna da çok şaşmıştım.
o sırada tekrar farkettim selen hala susuyordu.
ali hemen barbuşları getirmişti masaya yerleştirken
melis önündekini bir yudumda bitirdi ali ''fondip ha'' diyerek boş cümle kurdu.
barbarahunya gerçekten yıllarca unutulmayacak bir içkiydi tatlıydı güzel kafa yapıyordu derken
selen ''dükmşsn'' diye mırıldandı.
''efendim'' dedim
''dökmüşsün'' diyerek kazağımı gösterdi.
bir parça çilek sosunu kazağıma dömeyi başarmıştım.melis çoşkunca atıldı ''hadi çıkar da murat temizlesin'' dedi. ''o sos başka türlü çıkmaz'' dedi.
mecbur çıkardım güzel kazağımı.
kazağımı çıkarınca hop kırış kırış beyaz gömlek göründü.tahsin kırışmışsın
''kırışıklıklara karşı nötrücine norveçli balıkçıların kremi'' dedi selen de buna ''ahaahahah'' diyerek abartılı güldü.
selenin bu gülüşü bana çok koymuştu ''tii baks olum bu modeli öyle sen nerden bileceksin'' dedim.
bir farkındalık kapladı içimi tüm bu rezilliğimin sebebei yakışıklı olmamdı.normalim gibi
normal adam olsaydım, sevimlilikten güzel ekmek yiyebilirdim.neyse diyerek içkime devam ettim o sırada sol planda elinde ıslak kazağımla murat görüdü.''kurusun çıktı leke dedi''
solumda askıdaki ıslak kazağım,
arkadamda on iki adet abaza metalci ,
önümde tahsin,
sağda konuşmayan selen,
diğer sağda geveze melis,
vardı.

yakışılıydım ama mutsuzdum ,''demek böyle birşeymiş lan'' diyerek içkime abandım.
artık çareyi alkolde arıyordum.
melis hiç susmuyor,
selen hiç konuşmuyor,
tahsin sürekli yere bir şeylerini düşürüp melisin altına bakıyordu.
fonda ise ogün sanlıyoy'dan adını bilmediğim bir şarkı çalıyordu.
''yeter ulan'' temalı isyanımın eşiğine gelmişken,
kızlar ''biz şimdi geliriz'' diyerek tuvaleye gittler.
arkalarından konuşmanın tam sırasıydı ki onlarda bizim dedikodumuzu yapıcaklardı.
tahsin, ''tek başına işeyemiyor oğlum bunlar'' dedi
ben tahsine bu durumun ''toplumdaki erkek baskısı yüzünden kadınların tek başına dolaşmak istememesinin bir uyarlanması'' olduğunu anlatıcaktım ki
tahsin lafımla benim arama girdi melisin bana yazdığından bahsetti,
bu konu sanırım daha da ilgimi çekti ''hadi ya'' dedim.
''tabii oğlum bak burdan çıkışta bize gideriz takılırız'' dedi.
gülerek ''e sen seleni konuşturabilecek misin?'' dedim.
salla seleni bize ''pınar'' gelicek dedi.
''oo pınar'' derken kızlar geldi.
''öhöhüm'' diyerek kestim lafımı.
içkilerimizi bitirdik.
nemli olan kazağımı askıdan aldım
hepsabı istedik hesap hani şu küsüratları silinmiş,tanıdık insan hesaplarındandı.
ve nedense bu hesap bana girdi.
ödedim, kalktık .
yolda tahsine ''.mna koyayım ben senin'' diye bir mesaj attım.
eve gittik,
tahsinin 1 aydır dokunmadığı biraları içtik,
pınar geldi,
selen erken yattı,
ben melisle,
tahsin pınarla
bir odaya kapandı,
melis beni öpmeye başladı, sonra durdu.
ağlamaklı gözlerle ''ben seni haketmiyorum, sen çok iyisin çok yakışıklısın'' dedi.

yakışıklılığının da,
tahsinin de,
melisin de
anasının hatrını sorarak çıktım evden.
o günden sonra ben normal halime dönmüştüm
bir gün bir haber aldım
selen ile tahsin sonraki gün çıkmaya başlamışlar.
güldüm.

not: gerçek kişi kurum ve kuruluşlarla alakası yoktur, tamamen hayal ürünüdür.

2 yorum:

tj. dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
The Oz dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...